4. Ceza Dairesi 2012/30344 E. , 2014/1645 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A-Sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının niteliğine göre karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değer…
**4. Ceza Dairesi 2012/30344 E. , 2014/1645 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A-Sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının niteliğine göre karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu, Anlaşıldığından, katılanlar ... ve ... vekilinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, B-Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak; 1-Sanık hakkında TCK'nın 125/1. maddesi gereğince hükmedilen 90 gün adli para cezasından aynı Kanunun 125/4. maddesi gereğince 1/6 oranında artırım yapılırken 105 gün yerine 112 gün adli para cezasına, TCK'nın 43/2. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılırken, 131 gün yerine 140 gün adli para cezası olarak ve yine TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında yapılan indirim sonucu bulunan cezanın 109 gün adli para cezası ve TCK'nın 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20 TL hesabı ile sonuç cezanın 2.180 TL yerine 2.320 TL adli para cezası olarak fazla hükmedilmesi, 2-5271 sayılı CMK'nın 327/1 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddeleri gereğince kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, TCK'nın 125/1. maddesi gereğince hükmedilen 90 gün adli para cezasından aynı Kanunun 125/4. maddesi gereğince 1/6 oranında artırım sonucu bulunan miktarın 105 gün adli para cezasına, yine TCK'nın 43/2. maddesi gereğinde 1/4 oranında artırım yapılması sonucu bulunan miktarın 131 gün adli para cezasına, TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında yapılan indirim sonucu bulunan cezanın 109 gün adli para cezasına ve TCK'nın 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20 TL hesabı ile sonuç cezanın 2.180 TL adli para cezasına indirilmesine, Kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 500 TL vekalet ücretinin sanıklardan müştereken tahsili ile katılanlara verilmesine, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1.madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.