11. Hukuk Dairesi 2014/934 E. , 2014/2137 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.06.2012 tarih ve 2011/174-2012/377 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla,…
**11. Hukuk Dairesi 2014/934 E. , 2014/2137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.06.2012 tarih ve 2011/174-2012/377 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %50 paya sahip olduğunu, şirket müdürü...'nun uyuşmazlık çıkararak müvekkilini şirketten uzaklaştırdığını ve şirketi kredi ilişkilerinde müşterek ve müteselsilen borçlu konumuna soktuğunu, şirketin vergi, sigorta ve yasal yükümlülüklerini yerine getiremeyip öz sermayesini yitirdiğini, ortaklar arasında güven duygusunun tamamen kaybolduğunu ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye sonunda müvekkili payına düşecek artık payın hükmen alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın kötü niyetle açıldığını, davacının şirket faaliyetlerinden haberdar olduğunu, şirketin feshini gerektirecek bir durum bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortakları arasında yargıya intikal eden anlaşmazlıklar bulunduğu, bu nedenle şirketin gayri faal bir konuma geldiği, ortakların bir araya gelemedikleri, şirketin amacını gerçekleştirme olanağının kalmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve ihbar olunan vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, davalı şirket tarafından süresi içinde eksik harç ve gideri tamamlanmadığından davalı vekilinin temyiz talebinin reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. 1- Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar ile davalının temyiz isteminin reddine dair karar, davalı vekili tarafından adli yardım talepli temyiz edilmiştir. Davalı vekilinin adli yardım talebi ile ilgili olarak HMK'nın 336/2. maddesi uyarınca davalı vekilinin dilekçe ekinde sunduğu belgeler adli yardım talebini gerektirir belge niteliğinde görülmediği gibi davanın kabulü yönündeki mahkeme hükmüne ilişkin temyiz istemleri bakımından peşin olarak yatırılması gereken harç ve sair giderlerin çok cüz'i olduğu gerçeği karşısında, bir ticaret şirketinin bu giderleri dahi karşılayamayacak durumda olmasının makul ve inandırıcı olmadığı kanısına varılmış, davacı vekilinin kanun yoluna ilişkin harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK'nın 337/2. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.