11. Hukuk Dairesi 2011/970 E. , 2013/900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/09/2010 tarih ve 2008/191-2010/225 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/01/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin
**11. Hukuk Dairesi 2011/970 E. , 2013/900 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/09/2010 tarih ve 2008/191-2010/225 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/01/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 1980 yılında bal üretimi ve satışı yapmak üzere kurulup “...” markasını kullanmaya başladığını, yapılan yoğun tanıtım ve reklam çalışmaları sayesinde “...+şekil” ibareli markaların tanınmış marka haline geldiğini, davalının 2008/11780 sayılı “...+şekil” ibareli markasının müvekkiline ait markalar ile iltibas ve haksız rekabet yaratacak nitelikte olduğunu, davalının marka başvurusunun 32. sınıfta yer alan emtialar ile sınırlandırıldığı halde, markasını bu sınıfta bulunmayan %75’i bal, %23’ü glikoz olan bir ürün üzerinde tescilsiz olarak kullandığını ileri sürerek, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tespiti ile önlenmesini, davalının 2008/11780 sayılı markasının hükümsüzlüğünü hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili tarafından piyasaya sürülen ürünün bal olmayıp, tescile uygun şekilde 32. sınıf emtia grubunda yer alan çam aromalı şurup olduğunu, bu konuda üretin izinleri aldıklarını, rekabet ortamından rahatsız olan davacının rakip şirketleri yıpratma çabasında bulunduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davacı aleyhine ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtıkları manevi tazminat talepli davada, 26.11.2008 tarih ve 2008/51 E. 2008/498 K. sayılı karar ile davalı aleyhine hüküm kurulduğunu, müvekkili ürününün “bal olmadığının ve halkı yanıltmadığının” İdare Mahkemeleri ve Danıştay kararları ile de sabit olduğunu, davacı tarafından “...” esaslı unsuru ile birlikte kullanılan “şekil” unsurunun 556 sayılı KHK.’nın 7/son maddesi hükmü anlamında da ayırt edici nitelik kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalının henüz bir tescilli markası dahi yokken “...+şekil” ibaresini ve ambalajını 2001/12672 sayılı markasındaki şekli ile kullandığı, dava tarihinde başvurunun ilan dahi edilmemiş olması nedeniyle davalının kullanımlarının 2008/11780 sayılı başvuru kapsamında kabul edilemeyeceği, dolayısıyla ürünün 32. sınıf kapsamında sayılıp sayılmamasının, davalı eylemlerinin davacı markalarına tecavüz teşkil etmesi bakımından sonuca bir etkisinin olmadığı, davacının 2001/12672 sayılı markası ile davalının ürün ambalajında kullandığı marka arasında, yazı karakteri ve kelime unsuru yanında, çiçek dizaynından kaynaklanan görsel ve genel izlenim itibariyle bir benzerliğin bulunduğu, davalının markasal kullanımının, davacının ilk kez 1992 yılında kullandığı ürün ambalajı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının 04.01.2008 tarihli üretim izin belgesine esas olan “...+şekil”den ibaret işareti kullanımının, davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenilmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar münhasıran marka başvurusunda bulunmak, TTK.’nun 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden, mahkemenin aksi anlama gelebilecek nitelikteki gerekçeleri yerinde değilse de, bilirkişi raporunda açıklandığı ve mahkemece de benimsendiği üzere, davalı tarafça 04.01.2008 tarihli üretim izni belgesine dayanarak piyasaya sunulan ve 30. sınıftaki bal emtiası için tescilli 2001/12672 sayılı davacı markası ile iltibasa neden olan ürünün, davalının 2008/11780 numaralı markası ile tescilli 32. sınıftaki içecek emtiası niteliğinde değil, davacı markasının tescilli bulunduğu 30/8. sınıftaki bal emtiası niteliğinde olduğunun belirlenmiş bulunmasına, bu durumda mahkemece, davalının anılan kullanımının, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.