İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait 3 adet çekici ve bu çekicilere ait yine üç adet dorse davalı şirkete ait... gemisine İçinde yükler olduğu halde Pendik Limanından İtalya'nın …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1665 KARAR NO : 2025/1817 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ: 18/04/2025 NUMARASI : 2014/363 Esas - 2025/257 Karar DAVA: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait 3 adet çekici ve bu çekicilere ait yine üç adet dorse davalı şirkete ait... gemisine İçinde yükler olduğu halde Pendik Limanından İtalya'nın Trieste limanına gitmek üzere yüklü bir şekilde yüklendiğini ve fakat 06.02.2008 tarihinde gemide meydana gelen yangın neticesinde diğer araçlarla beraber yanarak zayi olduğunu, üç adet taşıyıcı ve bir adet dorsenin bedeli sigorta şirketince müvekkili şirkete ödendiğini, ancak ... plakalı dorselerin sigortası bulunmadığından bu dorselere ait herhangi bir ödeme alınmadığını, gerek meydana gelen yangında ve gerekse yangının söndürülememesi neticesinde meydana gelen zarardan gemi adamlarının ve armatörün ağır kusuru bulunduğunu, bu nedenle ortaya çıkan her türlü zarardan davalı firma sorumlu olduğunu, bu güne kadar davalı firmaya müteaddit kereler müvekkil şirketin zararının karşılanması için müracaat edilmişse de davalı şirket tarafından bu müracaatlara kayıtsız kalındığını, meydana gelen olay neticesinde müvekkilinin her birisi 25.000.-Euro değerinde ki iki adet dorsesi yandığı gibi bu yangın neticesinde dorselerin ve taşıyıcının tamamen zayi olması neticesinde müvekkil şirketin günlük 100.Euro'dan 350 X100 Euro X 2 < 70.000.Euro değerinde de kar kaybına uğradığını, yangın sebebiyle 9.139 Euro değerinde navlunu da tahsil edemediği gibi araçlarda bulunan 7.500.-EURO değerindeki yakıt ve ekipmanların da zayi olduğunu belirterek toplam 136.639 Euro tutarındaki alacağın faiziyle beraber tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yük taşıyanın muhafazası altında iken varma limanından gönderilene teslim ettiği ana kadar olan süreden çıkan bir yangının doğrudan yada dolaylı olarak sebebiyet verdiği yükün ziya veya hasarından taşıyanın mutlak şekilde sorumsuz olduğunu, taşıyanın yük ziya veya hasarının yangın sonucu meydana geldiğini ve yangın çıkmasında şahsi bir kusurunun bulunmadığını ispatlamak suretiyle sorumluluktan kurtulduğunu, söz konusu yangının... gemisinde bulunan yük veya yüklerden kaynaklandığını, müvekkiline ait gemide yanarak zayi olduğunu, müvekkili donatanın dava konusu zarardan sorumlu tutulabileceği bir an için ihtimal dahilisinde görülse bile bu durumda müvekkili donatanın yük zararının tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansinou 6. Maddesinin 1.paragrafına göre toplam hesap biriminin 3.907.800 olduğunu ve toplam 7.331.423,58 YTL müvekkilinin borcu olduğunu, kaldı ki taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yazan parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başında taşıyanın sorumluğunun 100.000,00 TL ile sınırlanmış olup taşıyanı donatanın sorumlu bulunması halinde sorumluluğu kamyon başında bu miktarla sınırlı olduğunu, aşan kısım için davanın reddi gerektiğini, davacının dava miktarı ve faiz talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Bu açıklamalara göre bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olduğu, dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalının sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın reddine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya ait... gemisi denize elverişli olmamasına rağmen denize açılmış olup davacı şirketin zarara uğramasına sebep olmuş, davaya konu yangının meydana gelmesinde davalı taraf tek ve asli kusurlu olduğunu, davalı tarafın dikkatsizliği sebebiyle davacı şirketin zarara uğradığını, dosyada alınan bilirkişi raporunda da yangın esnasında yaşanan olay örgüsüne yer verildiğini, öncelikle duman algılayıcı alarm çalmış ve bu alarmdan yaklaşık 15-20 dakika sonra ana yangın pompası çalıştırıldığını, fakat kaptan tarafından gemide yangının söndürülmesinde hızlı sonuç verecek bir sistem olan yağmurlama sistemi kullanılmamış hem geç hem de hatalı müdahale yapıldığını, buna rağmen sayın yerel mahkeme tarafından gemi adamlarının insani duygularını dikkate alarak kusur atfedilmemesinin kabul edilemeyeceğini, yangınla mücadele hususunda eğitim alan ve bu konuda tek görevli olan gemi çalışanlarının hatalı ve geç müdahalesi sebebiyle yangının büyüdüğünü, gemi çalışanlarının insani duyguları sadece kusurun azaltılması konusunda ele alınabilecek olsa da kusursuz sayılmalarının kabul edilemeyeceğini, davaya konu yangın, gemi adamlarının yağmurlama sistemini kullanmakta geç kalmaları, yolculuk sırasında karşılaşılabilecek deniz tehlikelerinden olan yangına karşı etkili ve doğru müdahale edebilecek talim ve eğitimleri almamaları, bu konuda solas kurallarının ısm hükümlerinin yerine getirilmemesi sebebiyle yaşanmış, yayılmış ve büyümüş olup tamamen gemi adamlarının hatalarından kaynaklanan bu olayın sorumlusunun davalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, ... taşıması sırasında gemide çıkan yangın nedeniyle taşınan çekici ve dorselerde meydana gelen zararın tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, meydana gelen hasardan davalı tarafın sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık Anonim Şirketi(eski ünvan: ... İşletmeleri A.Ş.)'nin maliki olduğu... isimli ... gemisinin Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada gemide yangın çıkmış ve gemide bulunan çekici ve dorseler yanarak zayi olmuştur.Aynı olaya ilişkin olarak açılan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/211 Esas sayılı dosyasının temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 11. HD'nin 23.02.2023 Tarih ve 2021/4620 E. - 2023/1074 K. Sayılı kararında, aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş şeklindeki gerekçe ile kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyulduktan sonra İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/07/2024 Tarih ve 2024/215 E. - 2024/294 K. Sayılı kararı ile bu kez davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 11. HD'nin 08/07/2025 Tarih ve 2024/5455 E. - 202/4965 K. Sayılı kararı ile onanmıştır. Yargıtay tarafından onanması ile sonuçlanan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/215 Esas(ilk esas 2008/151) sayılı dava dosyası, davacısı farklı olsa da, görülmekte olan dava ile aynı olaya-sebebe dayandığından ve davalının sorumluluğu hakkında tespitler içerdiğinden eldeki dava hakkında kuvvetli(güçlü) delil niteliğindedir. Bir davada verilen kesin hüküm, bu davanın tarafları dışındaki başka birine (üçüncü kişiye) karşı açılan (veya üçüncü kişi tarafından birinci davanın taraflarından birine karşı açılan) ve konusu ile dava sebebi (vakıalar) aynı olan ikinci bir davada kesin delil teşkil etmez; çünkü iki davanın tarafları farklıdır. Fakat, birinci davada verilen kesin hüküm, ikinci davada kuvvetli (güçlü) bir takdiri delil teşkil eder. Başka bir deyişle kesin hüküm, taraflar ile akdi ve irsi haleflerini bağlar. Taraf olmayanlar hakkında ise güçlü delil oluşturur(Yargıtay HGK'nın 30.03.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3108 E., 2021/380 K.; 09.02.2021 tarihli ve 2016/(7)9-1247 E., 2021/54 K.; 17.11.2020 tarihli ve 2016/(7)9-1867 E., 2020/908 K. ve 15.09.2020 tarihli ve 2017/(22)9-1293 E., 2020/588 K.). Bu sebeple, anılan dosyada davalı... Denizcilik Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin sorumlu tutulmadığı nazara alındığında, eldeki dava yönünden de davalı... Denizcilik Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin davaya konu hasar nedeniyle davacıya karşı bir sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Karardan sonra davalı yan gider avansından karşılanan 15,00-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2025