T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1131 KARAR NO : 2025/1722 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/03/2025 NUMARASI : 2023/577 E. - 2025/208 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli evraktan kaynaklı) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmas…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1131 KARAR NO : 2025/1722 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/03/2025 NUMARASI : 2023/577 E. - 2025/208 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli evraktan kaynaklı) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili davacıya ödememe protestosu çekilen 17.08.2022 vade tarihli ve 8.665 USD bedelli 17.08.2016 tanzim tarihli senet, 17.08.2022 vade tarihli ve 4.788 USD bedelli 17.08.2016 tanzim tarihli senet, 17.08.2022 vade tarihli ve 8.665 USD bedelli 17.08.2016 tanzim tarihli senetler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline, müvekkilinin mağdur olmaması açısından senetlerin üçüncü şahıslara temlik edilmemesi ve de dava sonuçlanıncaya kadar icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/477 Esas, 2022/392 Karar ve 02.09.2022 tarihli kararı ile; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Eldeki istinaf incelemesine konu karar, görevli mahkemece verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... 03/05/2024 tarihli celse de ön inceleme duruşmasının icra edileceğinin taraflara ihtar edildiği, davacı vekilinin somut gerekçeye dayanmayan mazeret dilekçesi sunduğu; dosyanın ön inceleme duruşmasının işbu celse icra edileceğinin taraflara ihtar edildiği görülmekle, davacılar vekilinin belgelendirmediği mazeretinin reddine karar verildiği ve davalı vekilince dosyanın takip edilmediğinden davanın HMK 150.maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.Davacı vekilinin 03/05/2024 tarihli 4 nolu celseye katılmaması nedeniyle davanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekilince 06.11.2024 tarihli dilekçe ile yenilenmesi talep edildiği ve yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 13.11.2024 tarihli yenileme tensip zaptının ve 14.03.2025 tarihli duruşma gün ve saatinin davacı vekiline usulüne uygun tebliğ yapıldığı, davacının ön inceleme duruşmasının yapılacağı celseye sağlık sorunları nedeniyle mazerete dilekçesi sunduğu ancak dilekçe ekinde sağlık sorununa ilişkin herhangi bir belge eklenmediği görülerek davacının mazeretinin reddine karar verilmiş, davanın basit yargılamaya tabi olması ve ikinci kez takipsiz bırakılmış olması nedeniyle HMK. m.150/6 uyarınca davacının davasının açılmamış sayılmasına karar verilerek.." gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece, davacı vekilinin 03.05.2024 tarihli 4 nolu celseye katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığını, davacı vekilince 06.11.2024 tarihli dilekçe ile yenileme talep edildiğini, mahkemenin yenileme zaptını ve 14.03.2025 tarihli duruşma gününü davacıya tebliğ ettiği, davacının sağlık sorunları nedeniyle mazeret dilekçesi sunduğu ancak dilekçe ekinde sağlık sorununa ilişkin herhangi bir belge eklenmediği belirtilerek mazeretin reddine karar verilerek dosyanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle HMK 150/6.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava dosyasının 14.03.2025 tarihli duruşmasına sağlık sorunları (sinizüt - bronşit) nedeniyle katılamayacağını, müvekkilinin Suudi Arabistan'da yaşaması kendisi ile irtibat kurmakta ve para transferinde sorun yaşaması nedeniyle dosyaya yatırılması gerekli ödemeleri yapamadıklarını ve bu nedenle taraflarına ek süre verilmesini talep ettiklerini, mahkemece kabul edilerek duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmesini arz ve talep edildiğini, sağlık sorunları nedeniyle ek süre talep edildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından davanın esasına girilmediğini, müvekkilinin davalı şirketten 2012 yılında üç adet taşımaz satın aldığını, 326.000,00 ABD Doları ödeme yaptığını, davalı firmanın ekonomik sıkıntılar nedeniyle faaliyetini durdurduğunu, taşınmazları teslim edemediğini ve davalı firmanın iflasına karar verildiğini, iflas kararının Yargıtay tarafından onandığını, davalı firmadan konut alan 5 binin üzerindeki kişinin mağdur edildiğini, konutların teslim edilmediğini, basından öğrenildiği kadarıyla iflas eden davalı firmanın diğer davalı ... AŞ'ye yüklü miktarda kredi borcunun olduğunun öğrenildiğini bu nedenle davalı iflas eden şirket tarafından senet, çek vb alacaklı olunan kıymetli evrakların diğer davalı bankaya bir şekilde devrettiğini, müvekkilinin davalı bankaya ihtarda bulunduğunu, müvekkilinin davalı firmaya hiçbir borcunun bulunmadığını, pandemi nedeniyle sınırların iki yıldır kapalı olması nedeniyle davacının gelerek davalarının seyrini takip edemediğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72.maddesi uyarınca menfi tespit ve senetlerin iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, davalılardan ... ...... AŞ şirketinin 01.09.2022 dava tarihinden önce Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/917 Esas sayılı dosyasında 30.03.2021 tarihli karar ile iflasına karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22.06.2022 tarihli ilamı ile onandığı ve iflas kararın kesinleşmiş olduğu, davacı tarafça dava konusu üç adet senetten dolayı borçlu olunmadığına dair menfi tespit ve senetlerin iptali istemine ilişkin olarak dava açıldığı, davalı bankaya davanın, banka tarafından dava konusu senetlerle ilgili ödememe protestosu gönderilmiş olmasından dolayı yöneltilmiş olduğu, görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine görevli mahkeme tarafından 22.09.2023 tarihinde ön inceleme tensip tutanağının düzenlendiği, 02.02.2024 tarihli duruşmaya tarafların mazeret bildirdiği ve katılmadıkları, mahkemece taraf mazeretlerinin kabulü ile duruşma gün ve saatinin taraf vekillerine tebliğine dair karar verildiği, duruşma gününün bırakıldığı 03.05.2024 tarihli duruşmaya davacı vekilinin katılmadığı yine mazeret dilekçesini ibraz ettiği, davalı vekilinin duruşmada hazır olduğu, mahkeme tarafından davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verildiği, ön inceleme duruşmasının gelecek celse yapılmasına dair karar oluşturulduğu, 25.10.2024 tarihine bırakılan ön inceleme duruşmasına davacı vekili tarafından yine mazeret sunulduğu ve Gebze Adliyesindeki işleri nedeniyle duruşmaya katılamayacağını bildirdiği, davalı vekilinin mazeretin takdirini mahkemeye bırakması üzerine mahkeme tarafından somut gerekçe bulunmayan mazeret dilekçesinin ön inceleme duruşmasının yapılamamış olduğu da belirtilmek suretiyle reddine karar verildiği, davalı banka vekilinin davayı takip etmeyeceklerini ifade etmesi üzerine davanın HMK 150.maddesi uyarınca yeninleninceye kadar işlemden kaldırılmasını karar verildiği, dosyanın davacı tarafça 06.11.2024 tarihli dilekçe ile yenilendiği, yenileme tensip tutanağı ile duruşmanın 14.03.2025 tarihine bırakıldığı, davacı vekilinin söz konusu duruşmaya katılmadığı, sağlık sorunları gerekçesini belirterek mazeret dilekçesini sunduğu, mazeret dilekçesinde ekli herhangi bir belgenin yer almadığı, dilekçede sağlık sorunları (sinizüt - bronşit) nedeniyle duruşmaya katılamayacağını ayrıca müvekkilinin Suudi Arabistan'da yaşaması ve kendisi ile irtibat kurmakta ve para transferinde sorun yaşaması nedeniyle dosyaya yatırılması gerekli ödemeleri yapamadıklarını belirterek ek süre verilmesini talep ettikleri ve duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine karar verilmesini istediği, mahkemece, mazeret dilekçesi duruşma zaptına özetle yazıldıktan sonra davalı vekilinin davacının mazeretini kabul etmediğini, ihtara rağmen ara kararın yerine getirilmediği ve davayı takip etmeyeceklerine dair beyanının zapta geçirilmesi ve davacının belgesiz mazeret dilekçesinin reddi ile birlikte davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, HMK'nın 320/4. maddesi hükmü uyarınca, basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.Eldeki davada, davanın açılmasından sonra yapılan hiç bir oturuma davacı vekili katılmamıştır. Bir kısım duruşmalara sağlık sorunları olduğu ileri sürülmüş ancak herhangi bir belge ibraz edilmemiştir. Bir kısım mazeretlerde ise tesvik edici belge bulunmamasına karşın mahkemece bu mazeretler kabul edilmiştir. Davanın 01.09.2022 tarihinde açılmış olmasına rağmen henüz ön inceleme duruşması gerçekleştirilememiştir. Yasa koyucu, hukuk davalarının tarafların ve özellikle davacının katılımı ile yürütülmesine önem vermesi nedeniyle, tarafların katılımı ile duruşma yapılması esasına göre yasal düzenleme yapmıştır. Ancak kabul edilebilir mazeret bulunması hâlinde mahkemece tarafların mazeretinin kabulü ile tarafların yokluğunda yargılama yapılabilir. Bu durumun kural hâline getirilmesi ise yargılamanın gereksiz yere uzamasına ve hakkın özünün kaybına neden olacaktır. Davacı vekilinin hiç bir oturuma katılmaması karşısında ilk derece mahkemesince, davanın ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına dair kararı isabetli bulunmuştur. Zira HMK'nın 320/4. maddesi hükmü uyarınca, basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır. Bu durumda somut olayda ikinci kez dosyanın takipsiz bırakıldığı anlaşıldığından, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca esastan reddine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.