İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ...'in, olay tarihi olan 2…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1457 KARAR NO : 2025/1629 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/07/2023 NUMARASI : 2015/27 Esas - 2023/280 Karar DAVA: Alacak (... Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ...'in, olay tarihi olan 20.01.2014 günü 8012138 IMO nolu, davalının maliki olduğu ... isimli kimyasal tankerin kaptanı olarak, diğer müvekkili ... ...'ın 2. ... olarak görev yaptığım, ... Kiralama Şirketinin geminin maliki ve leasing işlemi ile kiralayanı olduğunu, ... ... ... İşletmeciliği A.Ş/nin geminin finansal kiracısı/İSİM işletmecisi olduğunu, olay günü gemide meydana gelen şiddetli patlama sonucu geminin ilk önce iskele tarafına yan yatmaya başladığını, iskele top side tanklarından su kaçırılmaya çalışıldığını, geminin düzeltildiğini, bu kere sancak tarafına yatmaya başladığını, açık olan tanklarda yapılan kontrolerde gemide olmaması gereken yerlerde deniz suyu olduğunun görüldüğünü, ... personeline can yeleklerini giymesi ve iskelede toplanması anonsunun yapıldığını, geminin sancak bordasında ciddi yırtık olduğunun tespit edildiğini, yırtık nedeniyle hızla su almaya başladığını ve 30 derece sancak tarafına yattığını, geminin yan yatma ve ters dönüp batma ihtimali karşısında ... ... ...'in ... personelinin can güvenliğini sağlamak için geminin terk edilmesi emrini verdiğini, gemiye yanaşan acente motoru ile ... personelinin ve en son olarak müvekkillerinin gemiden ayrıldığını, gemide meydana gelen patlama sonucu vefat eden ve naaşı gemide kalan ... isimli ... personelinin naaşmı almak üzere, Sahil Güvenlik Botu komutanının tüm itirazlarına rağmen, ... ...'in gemiye çıkarak naaşı aldığını, müvekkilinin geminin kurtarılabileceğini düşünerek kendisi ile birlikte gemiye gelecek olanları sorduğunu, diğer gönüllüler 2. ... ... ..., ...ile birlikte Sahil Güvenlik Botu komutanının ikazlarına rağmen yan yatmakta olan ve battığı taktirde sızacak yakıt ve yağlama yağlarının denizi ve çevreyi kirletmesinin söz konusu olacağı gemiye çıktıklarını, bu sırada geminin yanına Kıyı Emniyetine ait Kurtarma 1 römorkörünün geldiğini, ağır flexible hortumlarla düzenek kurularak geminin yattığı tarafın karşısındaki wing tanklara deniz suyu alındığını, geminin yaklaşık 4-5 derece meyile kadar düzeltildiğini, iki adet römorkör ve pilot eşliğinde, müvekkili kaptanın baş üstünde diğer müvekkil 1. zabitim kıç üstünde olduğu halde römorkörlere halat vererek manevraya başlandığını, tek başına baş üstünde römorköre 8 burgatalık bir halat vermenin ve gemiye volta etmenin çok zor olduğunu, müvekkillerinin bu çabalarının büyük bir fedakarlık olduğunu, bu faaliyet sonucunda geminin yan yatması önlenerek çekilebilecek hale geldiğini, geminin SNR Tersanesine çekildiğini ve tersaneye bağlanıp emniyete alındıktan sonra müvekkillerinin gemiden indiğini; müvekkillerinin kendi hayatlarını tehlikeye atarak tamamen görevleri dışında bir faaliyeti kimseden emir ve talimat almadan, şirketin geminin yanı başında bekleyen profesyonel kurtarma şirketine para vermemek için yardım talebinde bulunmaması sonucu, kendi inisiyatifleri ile her an batma ve yan yatma tehlikesi bulunan gemide kurtarma faaliyeti gerçekleştirdiklerini, bu faaliyet sırasında ... maliki/kiracısı şirketten herhangi bir yardım ve destek gelmediğini, gemiye gönüllü gelen DPA ...'in, 5 dereceye kadar düzeltilen geminin çekme işlemi sırasında gerilime dayanamayarak saclarının yırtılma ihtimaline karşı, kiracı şirket yetkilisi ile birlikte haklı olarak korkarak gemiden ayrıldığını, İngiliz hukukunda ... ve personelin geminin batma tehlikesi karşısında geminin terk edilmesiyle iş akitlerinin sona erdiğini bundan sonraki faaliyetlerin bireysel faaliyetler sonucu kurtarma yardım ücretine müstahak olduğunun kabul edildiğini, bizim hukukumuzda da benzer şekilde bu faaliyetin görev gereği değil gönüllü olarak ifa edildiğinden hareketle, bu faaliyetin TTK'nun md, 1298/4/a istisnası dışında olduğunu, faaliyetin görev gereği olmadığı, gemiyi terk emrinden sonra hemen geminin yan başındaki sahil güvenlik botunda bekleyen ... personelinin yapılan bu kurtarmaya katılmamasından da açıkça anlaşıldığını, müvekkillerinin gerçekleştirdikleri kurtarma faaliyetinden dolayı ... gemisi üzerinde TTK md. 1315 gereğince ... alacaklısı hakkına sahip bulunduğunu belirterek, ... üzerine tedbir konulmasına, müvekkillerinin görevi dışında bireysel olarak başlattığı ve organize ettiği kurtarma çalışması için TTK md. 1305 gereğince ücret tespit edilerek müvekkillerinin payına düşen ücretin tespitine, şimdilik her bir müvekkil için 10,000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Kiralama A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu 8012138 İMO numaralı TUGS 1260 numarası ile tescil edilen ... isimli geminin, müvekkili ile ... ... ... İşi. San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesine konu edildiğini, kiracı ...'in edimlerini ve yükümlülüklerini yerine getirmesi üzerine kiralama süresi sonunda geminin mülkiyetinin 28.12.2012 tarihinde kiracı... devredildiğini, dolayısıyla dava konusu olayın vuku bulduğu 20.01.2014 tarihi itibariyle geminin mülkiyeti ...'e ait bulunduğundan, davanın ...'e yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, müvekkili hakkında açılan davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... ... İşlt. San. ve Tic. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin kendilerine 23.11.2015 tarihinde, yani dava açıldıktan 11 ay sonra tebliğ edildiğini, huzurdaki davayı ikame için kanuni zamanaşımı süresi geçtikten aylar sonra bu tebligatın müvekkiline gönderildiğinin anlaşılamadığını, müvekkili şirkete ait ... gemisinin 20.01.2014 günü Tuzla demir yerindeyken ve geminin tankları boş iken, yani gemide hiçbir yük yok iken, güvertedeki bir tank kapağı yakınında sıcak kesme işlemi yapılmaya başlandığı sırada, daha önce taşınmış ve tahliye edilmiş bir yükten geride kalan ve gerekli gas-free yani gazdan arındırma işlemi yapılarak giderilmemiş, tankta birikmiş gaz nedeniyle patlama meydana geldiğini, bu patlamanın mürettebattan bir ... adamının vefatına sebep olduğunu, patlama sonucunda geminin borda sacında çok ciddi yırtıklar meydana geldiğini, geminin su almaya başladığını ve yan yatarak batma tehlikesi geçirdiğini, olayı takiben yapılan incelemede, geminin makui tamir ile giderilemeyecek boyutta hasarı bulunduğu anlaşıldığından, geminin hurdaya ayrıldığını ve 2014 senesi içinde sicilden terkin edildiğini, davacıların gerek iş akitlerinde açıkça ifade edilmesine ve gerekse görev yaptıkları geminin her türlü bilgisine kolaylıkla erişebilir olmaları itibariyle, ... gemisinin malikinin müvekkili şirket olduğunu bilmelerine rağmen, davayı kötüniyetli olarak üçüncü bir kişiye yönelttiklerini, yasal zamanaşımı süresine de uyulmadığını, davalı ... Kiralama A.Ş.'nin somut olay ile hiçbir ilgisi bulunmadığından, müvekkili ile ihtiyari dava arkadaşlığının dahi söz konusu olmadığını, davanın müvekkiline karşı usulünce açılmadığını ve yasal zamanaşımı süresi dolduktan sonra müvekkiline davanın ihbaren yöneltildiğini, somut olayda taraf ehliyeti değil, husumet yokluğu yani sıfatsızlığın söz konusu olduğunu, Esasa ilişkin olarak; Deniz İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca kaptanların, bir geminin sevk ve idaresinden ve geminin bütün işlerinden sorumlu şahıslar olduğunu, 6102 sayılı TTK 1089. maddesi uyarınca kaptanın, kusuruyla yol açtığı zararlardan dolayı, yolcular da dahil ... ve eşyayla ilgili herkese karşı sorumlu bulunduğunu,, geminin işletilmesi ile ilgili her konunun kaptanın emrine bağlı bulunduğunu, ... kaptanı gemideki her türlü sevk ve idareden sorumlu olduğuna göre, gemideki hava firar borularını denetleme yükümlülüğü ... kaptanının sorumluluklarından olup, patlamaya sebebiyet veren hava firarında sıcak kesim yapmaya ilişkin emri verenin ... kaptanından başkası olamayacağını, huzurdaki davaya konu patlama ile ölüme sebebiyet verme hususunda İstanbul Anadolu 3, Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde görülmekte olan ceza davasında, davacı kaptanların sanık sıfatıyla yargılandıklarını, bu dosya içerisinde yer alan ... çalışanlarının beyanlarında, gemideki patlamaya neden olan zararlandırıcı olayın vuku bulmasında, huzurdaki davanın davacısı kaptanların doğrudan kusurlarının bulunduğunun kayıt altına alındığını, davacı kaptanların hukuka aykırı emri ile gazdan arındırma işlemi tamamlanmadan sıcak kesme işleminin yapıldığını, patlamanın bu nedenle meydana geldiğini, ... kıyıya çekilmesine rağmen tamir kabul edemeyecek denli ağır hasar aldığından, ticari hayatı sona ererek hurdaya ayrıldığını, geminin batma tehlikesinin patlamadan kaynaklandığı, patlamanın ise bizzat kaptanların kusurlu hareketleri ile meydana geldiğinin ispatlandığını, davacı kaptanların hukuka aykırı emirlerinin 4721 sayılı Medeni Kanun'un 2. maddesindeki dürüstlük kuralına ve bu kuralın doğduğu "hiç kimsenin kendi kişisel kusurundan yararlanamayacağı" ilkesine aykırı olduğunu, huzurdaki olayda TTK'nın 1311. maddesinin işletilmesi gerektiğini, davacıların zararlandırıcı olaya kendi kişisel kusurları ile sebebiyet verdiğini, ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, TTK 1298. maddesinin 4. fıkrasının hükmü uyarınca, kurtarma faaliyeti terimine tehlike altında bulunan araçta çalıştırılan kişiler tarafından yürütülen faaliyetlerin girmediğini, davacıların olay tarihinde görevlerini sürdürdüklerini, kaptanların görevlerinin olay günü sona ermediğini, kaptanlık görevlerinin devam ettiğini, TTK md. 1304'e göre faydalı sonuç vermeyen kurtarma faaliyetleri içim kurtarma ücreti isteme hakkı doğmadığını, TTK md. 1308" de kurtarma faaliyeti sayılan faaliyetler için yalnızca tek ücret prensibinin geçerli olduğunu, davacı kaptanların ayrı ayrı kurtarma ücreti talep edemeyeceklerini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde ; davacının dava dilekçesi ile müvekkili ...'ın ... isimli kimyasal tankerin kaptanı, diğer müvekkili Doğa'nın ise 2. ... olduğunu, ... kiralamanın geminin maliki ve leashingle kiralayanı olduğunu, diğer davalı ...'in ise geminin finansal kiracısı olduğunu, 20.01.2014 tarihinde gemide patlama meydana geldiğini, müvekkillerinin canlarını tehlikeye atarak gemiyi kurtardıklarını, TTK 1305 maddesi gereğince hesaplanacak kurtarma ücret alacağının tespitini talep ettiği, davalı ... kiralama vekili cevap dilekçesi ile 28.12.2012 tarihinde geminin mülkiyetini diğer davalı ...'e devrettiklerini iş bu davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığına yönelik itirazda bulunduğu, davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davanın zamanaşımına uğradığı, davacıların kendi kusurlu eylemleri ile patlamanın meydana geldiği, TTK 1089 uyarınca kaptanların kusurlu eylemleri ile sebebiyet verdikleri zarardan sorumlu olduğu, MK2 maddesi gereğince dürüstlük kuralı gereğince ve TTK 1298 maddesi gereğince kaptanların iş akdi devam ettiğinden kurtarma ücreti isteyemeyecekleri, keza patlamanın yaşandığı geminin hurdaya ayrıldığı, davacıların faaliyetlerinin bir sonuç vermediğinden TTK 1308 maddesi gereğince de davanın reddini talep ettikleri anlaşılmış, 31.12.2021 tarihli Türk Uluslararası ... Sicili Tasdiknamesi incelenmekle olay tarihi itibariyle geminin malikinin ... olduğu görüldüğü, bu sebeple 1 nolu davalı ... Kiralama yönünden pasif husumet ehliyetinin yokluğu sebebiyle davanın reddi kararı verilmiş, esasa geçmeden önce 2 nolu davalı ... vekilinin zamanaşımı itirazında bulunduğu görülmekle bu itiraz değerlendirilmiş, salt ... adamı olmak Deniz İş Kanunu kapsamında olmayı gerektirmeyeceği, ... adamı olma koşulu yanında 854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 1. Maddesi kapsamında işleten veya ... sahibi olan işverene ait bir ... işyerinde ve deniz taşıma işinde çalışmasının gerekeceği, davacının olay tarihinde ... adamı sıfatıyla kurtarmaya katıldığı, davacının alacağının ... adamı alacaklarından olduğu, bu alacak hakkında zamanaşımı süresinin başlangıcının, hizmet veya iş münasebetinin bittiği tarihten itibaren başlayacağı ve iş akdinin bitiminden itibaren 5 yıl olacağı, patlamanın meydana geldiği gün itibariyle davacılar hizmet akdi henüz sona ermemiş olduğu, patlamanın 20.01.2014 tarihinde meydana geldiği ve davanın 19.01.2015 tarihinde açıldığından dava tarihi itibariyle henüz zamanaşımının dolmadığı, davalı taraf ile davacının arasında hizmet akdinin bulunduğu sabit ise de davacı vekilinin iddia ettiği gibi olay tarihi itibariyle hizmet akdinin sona erdiği düşünülürse dava konusu kurtarma ücreti alacağının hizmet akdi kapsamında oluşan bir kurtarma ücret alacağı olmadığından TTK 1319/1 uyarınca zamanaşımı süresinin 20.01.2014 tarihinden itibaren başlaması gerektiği, dolayısı ile bu tarihten itibaren 2 yıl geçmekle zamanaşımı süresinin sona erdiği, somut olayda her iki halde de davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmış, yargılama sırasında ; Kıyı emniyetinden Kurtarma 1 römörkörüne ait ... raporu ve vukuat sonuç bilgi formu, Ulaştırma Bakanlığından kaza ile ilgili soruşturma dosyası, Kurtarma 1 römörkörü tarafından çekilen kamera kayıtları, Türk Lyodundan Special Survey raporu, Tuzla Sahil Güvenlik Komutanlığından olay raporu, Türk Lyodundan ISM el kitabının celbi istenmiş fakat 27.01.2020 tarihli gelen müzekkere cevabında el kitabının bulunmadığı yönünde cevap verildiği, dosya kapsamında gerek ceza dosyasının soruşturması ve kovuşturması kapsamında gerekse de mahkememizin yaptığı yargılama sırasında bir çok bilirkişi raporu aldırılmış, 51 ATM 2014/7 D.İş kapsamında aldırılan 18.02.2014 tarihli ... inşa müh M. ... ,... ..., kimya yüksek müh..., ... mak işletme müh ... , Adli Tıp uzmanı ... ... tarafından yerinde görüp incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; " geminin kazadan bir önceki gün 19.01.2014 tarihinde Yalovada patlayıcı ve yanıcı nitelikteki ACN yükünü tahliye ettiği, gazdan arındırma işlemi yapılmadan güvertede sıcak işlem yapılması sebebiyle hadisenin meydana geldiği ve gazdan arındırma işleminden de kaptanın sorumlu olduğu, geminin tamiri için 1.700.000 – 2.000.000 USD arasında bedelle en az 3 aylık bir çalışma ile gemideki hasarın giderilebileceğinin belirtildiği, İstanbul Anadolu CBS nın 2014/10829 soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan 10.03.2014 tarihli iş güvenliği uzmanı -Kontrol mühendisi ... alınan bilirkişi raporunda ; hadisenin meydana gelmesinde davalı Beykimin 1. Derecede, davacı ... ... ...'in 2. Derecede kusurlu olduğu, davacı 2. ... ... Tombakın ise kusursuz olduğunun belirtildiği, İstanbul Anadolu 3 ACM 2014/283 E sayılı dosyasında ... Mak. Müh. ... , ... Kimya yüksek, ... Deniz İş Güv Uzmanından aldırılan bilirkişi raporunda; hadisenin meydana gelmesinde 1. ... davacı ...'ın 1. Derecede, davalı ...'in 2. Derece sorumlu , 2. ... davacı ...'nın 3. Derece sorumlu olduğunun belirtildiği, İstanbul Anadolu 3 ACM 2014/283 E sayılı dosyasında ... -... inşa müh./iş güvenliği uzmanı, İş gv uzmanı Doç. Dr. ..., Kimyager ... 'den aldırılan 29.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda ; davacı 1.... ... ... Asli kusurlu, davacı 2. ... ... ... Asli Kusurlu, davalı ... yetkilisi ... in Asli kusurlu bulunduğunun belirtildiği, ağır ceza mahkemesince davacı ... Sevime TCK 85/2 4 yıl 2 ay, davacı ...'ya TCK 85/2 den 4 yıl 2 ay, davalı ... yetkilisi ...'ye TCK 85/2 den 4 yıl 2 ay hapis cezasının verildiği, İstanbul BAM 19. CD since 08.07.2021 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği, Mahkememizce ... İnşa Müh. ... ...iş güv uzmanından aldırılan 01.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda; 20.01.2014 tarihinde yaşanan kazanın, gerekli önlemler alınmadan gemide sıcak çalışma yapılması neticesinde patlama meydana gelmesi ile başladığı, ... kaptanın kazanın oluşumunda doğrudan kusuru bulunduğu; 'gemiyi terk' emrini uygun bir değerlendirme ile yapmadığı, Davacıların eylemlerinin TTK 1298 maddesi gereğince kurtarma faaliyeti kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, yine mahkememizce aldırılan ... Light tarafından hazırlanan 27.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda ; Davacıların dava konusu gemideki patlamaya kendi kusurları ile sebep olduğu, 1989 Londra Kurtarma Konvansiyonu ve Türkiye'nin tarafı olduğu ve iç hukukuna aldığı düzenleme (TTK Mad. 1289-1319) uyarınca, yapılan faaliyetlerin kurtarma faaliyeti olarak kabul edilemeyeceği, kurtarma unsurlarının gerçekleşmediği, faaliyetlerin tehlike altında bulunan gemide çalıştırılan kişiler tarafından yürütüldüğü ve yine hizmet sözleşmesinin ifası kapsamında değerlendirilmesi gereken bu hizmetlerin kurtarma faaliyeti olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, 21.03.2023 tarihli mevcut heyete bilirkişiler ... ...'da eklenerek tanzim edilen 12/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın davacı kaptanların sorumluluklarını ve görevlerinin ifasını gerektiği gibi yerine getirmemeleri sebebiyle meydana geldiği, 1989 Londra Kurtarma Konvansiyonu ve Türkiye'nin tarafı olduğu ve iç hukukuna aldığı düzenleme (TTK Mad. 1289-1319) uyarınca, yapılan faaliyetlerin kurtarma faaliyeti olarak kabul edilemeyeceği, geminin tam kayba uğradığı nazara alındığında davacıların eylemi ile faydalı sonuca ulaşılamadığı, davaya konu tankerin patlama nedeniyle tam zayi olduğu, 20.01.2014 tarihi itibariyle 711.900.-USD lik hurda değerinin bulunduğunun belirtildiği, tarafların yargılama sırasındaki beyanları , sunulan yazılı dilekçeler, gelen müzekkere cevapları, yukarıda değinilen bilirkişi raporları ile dosya içerisinde bulunan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde ; davalı ... ... ve ... İşletmeciliği San. Tic. A.ş nin maliki olduğu, davacı ... ...'in 1. ... davacı ... ...'ın 2. ... olduğu ... isimli kimyasal tankerde 20.01.2014 tarihinde Tuzla demirleme alanında meydana gelen, ... adamı ...'ın ölümüne, gemide ağır maddi hasara sebep olan olayın kazadan bir önceki gün Yalova'da patlayıcı ve yanıcı nitelikteki ACN yükünün tahliye edilmesi sonrası gaz arındırma işlemi yapılmadan güvertede sıcak işlem yapılması sebebiyle meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde tüm bilirkişi raporları ile de sabit olduğu üzere davacı kaptanların kusurlu bulunduğu, davacıların eylemlerinin 1989 Londra Kurtarma Konvansiyonu ve TTK Mad. 1289-1319 uyarınca, yapılan faaliyetlerin kurtarma faaliyeti olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki geminin ağır hasar kaybına uğradığından davacıların davasında esas yönünden yapılan değerlendirmede haksızlığına kanaat getirilmiş ayrıca olay tarihi itibariyle kaptanların kazanın meydana geldiği ... tankeri ile iş akitleri devam ettiğinden TTK 1298 (4) fıkrasında Kurtarma faaliyeti terimine; a) Su aracının malikinin veya kaptanının yahut araçta bulunmayan ve bulunmuş olmayan eşyanın malikinin açık ve makul olarak karşı koymasına rağmen yürütülen faaliyetlerin girmeyeceğinin düzenlendiği, buna göre davacıların iş bu davayı açmakta hukuki yararları bulunmaması sebebiyle davacıların aktif husumet ehliyetlerinin yokluğu sebebiyle usulden de reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kurtarma faaliyetinin gerçekleştirildiği sırada davacıların ... adamı sıfatını kaybettiğini, gemiye davacılarla birlikte ... adamı olmayan 2 kişinin daha çıktığını, gönüllü olmayan personelin sahil güvenlik botunda beklediğini, Ulaştırma Denizcilik Ve Haberleşme Bakanlığı'nın kaza araştırma inceleme kurulu tarafından hazırlanan raporunun olayı aydınlatmaya yeterli olduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığı tarafından A sınıfı belgeli iş güvenliği uzmanına düzenlettirilen rapordaki kazada etkin olan iş güvenliği eksikliklerine ilişkin tespitler ve bu raporda bu bakımdan yapılan kusur tespitlerinin yerinde olduğunu, davalı armatör şirketin yönetim kurulu başkanı ve DPA sorumlusunun ağır ceza mahkemesinde mahkum olduğunu, davacı kaptanla birlikte armatör şirket çalışanı DPA ...'in de aynı derecede sorumlu olduğunu, bu nedenle gazdan arındırma ile ilgili tek başına davacılara yüklenen sorumluluğun hukuki dayanağının bulunmadığını, gemide eldeki imkanlarla yapılan yetersiz gazdan arındırma çalışmalarına rağmen eğer gazdan arındırma uzmanına gazdan arındırma sertifikası almak için başvurulsaydı bu yetersiz çalışmalara rağmen gemideki gaz sorununun belirleneceğini ve kazanın meydan gelmeyeceğini, bu nedenle kazanın meydana gelmesindeki asıl etkenin armatör şirketin üç kuruş tasarruf etmek için bu sertifikayı almak için bir özel şirketi ölçümle görevlendirmemesi olduğunu, kazanın oluşmasındaki asıl sebebin gemideki yapısal bozukluklar olduğunun iki ayrı raporla tespit edildiğini, kaptanın gemiyi terk emrinin yanlış olduğuna dair iddianın Deniz İş Kanunu'ndaki geminin tamir kabul etmez hale gelmesi durumunda iş sözleşmelerinin kendiliğinden münfesiz olacağı ve geminin kurtarılması anında davacıların ... personeli sıfatını taşmayacağı şeklindeki hukuki durumu tersine çevirerek, ... armatörünü kurtarma ücretinden azade kılma çabası olduğunu, davalı şirketin İstanbulda büyük bir çevre felaketine yol açacak batma olayından kaçınmak için gemiyi kurtarma konusunda kılını kıpırdatmadığını, mahkemede yapılan yargılamada tarafların sorumluluklarının belirlenmesi için geminin ISM el kitabının dosyaya celpedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava kurtarma ücreti alacağının tahsili davasıdır.İlk derece mahkemesince davalı ... Kiralama A.Ş yönünden davanın pasif husumet yokluğu, diğer davalı yönünden ise esastan reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmuştur. Davcılar; canlarını tehlikeye atarak gemiyi kurtardıklarını, TTK 1305 maddesi gereğince hesaplanacak kurtarma ücret alacağının tespit ve ödenmesi , davacıların TTK 1310 ve 1312 maddeleri gereğince pay ve özel tazminat talep etmektedirler. Davacıların davalı ... ... ve ... İşletmeciliği San. Tic. A.ş nin maliki olduğu ... adlı geminin 1. ve 2. Kaptanı oldukları, geminin kimyasal tanker olduğu, 20.01.2014 tarihinde Tuzla demirleme alanında sıcak kesme işlemi yapılmaya başlandığı sırada meydana gelen patlamada, ... adamı ...'ın vefat ettiği ve gemide ağır maddi hasar meydana geldiği, davacıların bu aşamamdaki faaliyetlerinden kaynaklı talepte bulundukları anlaşılmaktadır.Dosyadaki deliller ile Türk Uluslararası ... Sicili Tasdiknamesi ile olay tarihi itibariyle geminin malikinin ... ... A.Ş. olduğu ... Kiralama A.Ş. Nin pasif husumetinin bulunmadığı, geminin kazadan bir önceki gün 19.01.2014 tarihinde Yalovada patlayıcı ve yanıcı nitelikteki ACN yükünü tahliye ettiği, gazdan arındırma işlemi yapılmadan güvertede sıcak işlem yapılması sebebiyle hadisenin meydana geldiği ve gazdan arındırma işleminden kaptanın sorumlu olduğu, Dava konusu kazanın davacı ... Kaptanı ... ... ve 2. ... ... ...'ın sorumluluklarını ve görevlerinin ifasını gerektiği gibi yerine getirmemelerinden kaynaklandığı, davacıların dava konusu gemideki patlamaya kendi kusurları ile sebep oldukları, 1989 Londra Kurtarma Konvansiyonu ve Türkiye'nin tarafı olduğu ve iç hukukuna aldığı düzenleme (TTK Mad. 1289-1319) uyarınca, yapılan faaliyetlerin kurtarma faaliyeti olarak kabul edilemeyeceği, kurtarma unsurlarının gerçekleşmediği; faaliyetlerin tehlike altında bulunan gemide çalıştırılan kişiler tarafından yürütüldüğü ve yine hizmet sözleşmesinin ifası kapsamında değerlendirilmesi gereken bu hizmetlerin kurtarma faaliyeti olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, Davacılar tarafından yapılan müdahalenin çevre kirliliği oluşmasını engellediği yönünde bir etkisinin de bulunmadığı, geminin tam kayba uğradığı nazara alındığında faydalı sonuca da ulaşılmadığı, davaya konu tankerin patlama nedeniyle tam zayi olduğu, 'gemiyi terk' emrini uygun bir değerlendirme ile yapılmadığı, İstanbul Anadolu 3 ACM 2014/283 E sayılı dosyasına sunulan 29.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda ; davacı 1.... ... ... Asli kusurlu , davacı 2. ... ... ... Asli Kusurlu, davalı ... yetkilisi ... in Asli kusurlu bulunduğunun belirtildiği, ağır ceza mahkemesince davacı ... ... e TCK 85/2 4 yıl 2 ay , davacı ...'ya TCK 85/2 den 4 yıl 2 ay, davalı ... yetkilisi ...'ye TCK 85/2 den 4 yıl 2 ay hapis cezasının verildiği, İstanbul BAM 19. CD since 08.07.2021 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği anlaşılmakla davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 345,55TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/11/2025