6. Ceza Dairesi 2024/2354 E. , 2024/7343 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, hakaret suçundan dolayı sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/2, 125/4, 43/2, 62/1, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3-son maddesi uyarınca 6.620,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün a
**6. Ceza Dairesi 2024/2354 E. , 2024/7343 K.** **"İçtihat Metni"** KANUN YARARINA BOZMA Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, hakaret suçundan dolayı sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/2, 125/4, 43/2, 62/1, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3-son maddesi uyarınca 6.620,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, tehdit suçu bakımından ise karar verilmesine yer olmadığına dair Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.07.2023 tarihli ve 2023/158 esas, 2023/831 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 26.02.2024 gün ve 94660652-105-35-31369- 2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2024 gün ve 2024/26646 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.07.2023 tarihli kararı ile sanığın eyleminin pasif direnç olarak kabulü ile görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturacağından dolayı tehdit suçundan karar verilmesine yer olmadığına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan dolayı kamu davası açılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinde “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” şeklindeki düzenlemede ceza mahkemelerinde yapılan yargılama neticesinde verilebilecek hüküm türlerinin gösterildiği, maddenin devamında ise bahse konu kararların hangi hallerde verilebileceğinin kesin bir şekilde belirtildiği, Mahkemece yargılama yapılarak, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinde gösterilen hüküm türlerinden biri ile karar vermek zorunluluğu bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 5271 sayılı Kanun'un 172/1-2. maddesindeki, "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz ..., süresi ve mercii gösterilir. (2) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." şeklindeki düzenlemeye nazaran, Dosya kapsamına göre; benzer şekilde Dairemizin 2023/17377 Esas sayılı ilâmında da tartışıldığı üzere, görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin, daha önce Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılarak 19.01.2023 tarih ve 2022/8306 sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kovuşturmaya yer olmadığı kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiği, aynı ... nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılması için 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi uyarınca yeterli ve yeni delil olması ve bu hususta Sulh Ceza Hakimliğince bir karar verilmesi gerektiği, ek kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde Cumhuriyet savcısının kendiliğinden bu kararı kaldırması mümkün olmadığı gibi Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.07.2023 tarihli ve 2023/158 esas, 2023/831 sayılı ilamında da belirtildiği üzere tehdit eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olduğu ve somut olayda görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluştuğunun tespiti ile artık kovuşturma olanağının bulunması karşısında bu durumun yeni delil kabul edilerek Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığınca Sulh Ceza Hakimliğinden talepte bulunulması gerektiğinden Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/07/2023 tarihli ve 2023/158 esas, 2023/831 sayılı kararına yönelik olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebi yerinde görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.