11. Hukuk Dairesi 2010/3103 E. , 2011/15645 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2009 tarih ve 2008/36-2009/851 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup dava konusu meblağ 14,200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosya…
**11. Hukuk Dairesi 2010/3103 E. , 2011/15645 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2009 tarih ve 2008/36-2009/851 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup dava konusu meblağ 14,200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin üç adet ayva bahçesini, davalı sigorta işletmesine tarım sigortası kapsamında sigorta ettirdiğini, sigorta poliçelerinde, don sebebi ile ürünün zarar görmesi halinde zarar miktarının %50'sinin tazminat olarak ödeneceğinin düzenlendiğini, 16-17 Nisan 2007 tarihlerinde meydana gelen don sebebi ile poliçe kapsamındaki ürünlerin zarar gördüğünü, ancak buna rağmen davalının müvekkiline hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek, 6.860 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu hasarın sigortalı ürünün çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, teminatın ise çiçeklenmenin son bulması yani meyve oluşumu ile başladığını, bu nedenle meydana gelen hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait taşınmazlarda bulunan ayva bahçelerindeki ürünün davalı bünyesinde yer alan Başak Sigorta A.Ş.'ye sigortalandığı, 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle davacıya ait ürünlerin %98-99 oranında hasar gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise kesin ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, alınan bilirkişi raporunda da, don olayının çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin ve hasarın sigorta kapsamı içerisinde kalmadığının bildirildiği, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan mahrum bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, ayrıca aynı olaya dayalı olarak açılan başka davalarda alınan raporlarda don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin açıklandığı, tanık beyanlarının da bu doğrultuda olduğu, bu durumda riskin teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.860 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK’da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmış olmasına ve ticari işlerde uygulanan temerrüt faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, tarım sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek içinde ziraatçı bilirkişinin de bulunduğu heyetin görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiği, bunun da teminat dışı olduğu belirtilmiş, ancak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora itibar edilmeyerek, aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Oysa, HUMK’nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek resen veya benzer dosyalarda alınan bilirkişi raporunu esas alarak karar verebileceği düşünülemez. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak hasar ihbarının yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.