İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012 yılına çalışmaya başladığını eksp…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/62 KARAR NO: 2025/1176 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/11/2024 NUMARASI:00000 2024/465 Esas - 2024/1077 Karar DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012 yılına çalışmaya başladığını eksper olarak çalıştığını, 01/07/2021 tarihinde işçinin iş akdinin sonlandırıldığını, işçinin işyerinde yaklaşık 9 yıldır eksper görevini sürdürmüş olduğunu ancak davacı işçinin teknik, ticari ve personele ilişkin iş sırlarına ve müşteri çevresine nüfuz eden konumu nedeniyle bu işyerine dair elde ettiği bilgi, ticari sır ve teknik verileri paylaşmasının işvereni zarara uğratacağının açık olduğunu, tüm bu izah edilen hususlar neticesinde rekabet yasağı kapsamında özellikle rakip firmaların açıkça unvanları da belirtilmek üzere sözleşme maddesi düzenlenerek imza altına alındığını, davalıdan cezai şart olarak 100.000 TL'nin tahsil edilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı, iş sözleşmesi imzalandığı tarihte sözleşmenin bir suretini müvekkile vermediğini, sözleşmenin işten atılma baskısı altında düzenlendiğini, müvekkilin 29/11/2012 de iş sözleşmesi imzaladığını, 02/01/2019 da işveren tarafında yeniden sözleşme imzaladığını, bu sözleşmenin işten atılma korkusu altında imzalandığını, belirsiz süreli iş sözleşmesindeki rekabet yasağı-cezai şart maddesinin hükümsüz olduğnnu belirterek davanın reddine kararı verilmesini talep etmeştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ".... sözleşmedeki rekabet yasağı kaydında belirtilen 2 yıllık süre TBK 445. Maddesi gereği makul sayılabilecek bir süre olmakla ve davalı işten ayrıldıktan sonra İstanbul İli içerisinde davacı ile aynı alanda faaliyet gösterdiği anlaşılan başka bir firmada 2 yıllık süre dolmadan işe başlamışsa da, davalının iş sözleşmesi davacı tarafından çalıştığı birimin kapatılmasından dolayı sonlandırıldığından TBK 447. Maddesinde ''Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.'' şeklinde düzenlendiği ve mevcut olayda davacı tarafından davalının iş sözleşmesi haklı bir neden olmaksızın sonlandırıldığı, iş sözleşmesinin işin sona ermesi sebebiyle işveren tarafından feshedildiği anlaşılmakla davalının uzmanlık alanı yönünden başka bir firmada çalışmasının artık davacı yönünden rekabet yasağının uygulanmasında gerçek bir yararının kalmadığı yönünde kanaate varılarak rekabet yasağının sona erdiğinin kabulü gerekmektedir. Bu nedenle davalının başka bir işyerinde işe başlamasının davacı yönünden rekabet yasağına aykırılık oluşturmayacağı anlaşıldığından davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından dosya arasına alınan deliller incelenmeksizin, gerek tanık anlatımları, özellikle de davalının iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağı hükümlerine aynen uyacağı ve ilgili hüküm ve koşulları kabul, beyan ve taahhüt ettiği yönündeki ihtiyari arabuluculuk tutanağı göz ardı edilerek hukuka ve hakkaniyete aykırı hüküm tesis edildiğini, oysaki davalı iş sözleşmesi sona erdikten sonra rekabet yasağı hükümlerine uymayı taahhüt ettiğinden ve buna rağmen yükümlülüklerine aykırı davrandığı sabit olduğundan mahkemenin kararının gerekçesinin dava konusu olayda uygulanma imkanı bulunmadığını, ancak buna rağmen mahkeme tarafından hatalı değerlendirme sonucu davanın reddine dair hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olup müvekkili lehine bozulması gerektiğini, T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2024 gün, 2024/465 Esas ve 2024/1077 Karar sayılı mahkeme kararının müvekkili lehine bozulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava; rekabet yasağının ihlali iddiasına dayalı cezai şartın tahsiline ilişkin alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanunu yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; rekabet etme yasağına ilişkin cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı şirketin altın imalatı alanında faaliyet gösterdiği, davalının davacı şirkette 29.11.2012-01.07.2021 tarihleri arasında "eksper" olarak çalıştığı,taraflar arasında 02.01.2019 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında düzenlenen 02.01.2019 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağı-cezai şart başlıklı 11. Maddesinde "çalışan işverenin yazılı muvafakati olmaksızın ve işbu sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile İstanbul İli dahilinde şirketin özellikle öne çıkan faaliyet alanlarında kendisi iş yapamayacağı gibi başkasının yanında da çalışamaz. Bunun yanı sıra aşağıdaki alanlarda faaliyet gösteren; ... ve her türlü kıymetli maden rafineri işleri ile gereken ayar ölçümlerini yapmak... ortak, hissedar, çalışan, yönetici, mesul müdür, genel müdür, imza yetkilisi veya her ne nam altında olursa olsun mesai sarf eden niteliği ile hizmet sözleşmesi akdeder yahut fiili bir çalışma sergiler ise 100.000 TL cezai şartı işverene ödemek zorundadır, bu cezai şartın ödenmesi için işverenin herhangi bir zarar ziyanının ya da kar kaybının söz konusu olması gerekmez." hükmü mevcuttur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 444/1. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, aynı maddenin 444/2. maddesinde ise, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağı kaydının geçerliliği için işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmesi, davalı işçinin işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra rakip bir işyerinde çalışması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir.Davalının işten ayrılış bildirgesine göre, işten ayrılış nedeni (kodu) 18 olarak belirtilmiştir. SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığı'nın 22/2/2013 tarih ve 2013/11 sayılı genelgesine göre 18 nolu işten ayrılış kodu işin sona ermesini ifade eder. Ayrıca 30.06.2021 tarihli iş akdi fesih tebliği belgesinde "altın bankacılığı biriminin eksper vasıtası ile bankalardan altın toplama faaliyetlerini tamamen durduğu ve birim işlevsiz hale geldiğinden, birimin kapatılması gerektiği, 30.06.2021 tarihi itibariye İş Kanunun 18.maddesi uyarınca işyerinden ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli nedenlere 30.06.2021 tarihi itibariyle yasadan doğan hakları ödenmek suretiyle davacının iş akdinin feshedildiği" yazılıdır. Yargıtay 11. HD.'nin 18/09/2019 Tarih, 2018/4426 Esas ve 2019/5555 sayılı Kararında, TBK 447/2 hükmünde de belirtildiği gibi; işverene yüklenebilen nedenlerle iş akdinin son bulması halinde rekabet yasağı hükümleri son bulacağı, Yargıtay 11. HD.'nin 13/12/2017 Tarih, 2016/5412 Esas ve 2017/7227 sayılı Kararında ise işverenin işçinin rekabet yasağına aykırı davranmasından dolayı cezai şartı isteyebilmesi için TBK m.447/2 uyarınca sözleşmenin işçi tarafından haksız olarak feshedilmesinin gerektiği vurgulanmıştır.Somut olayda iş sözleşmesinin davacı tarafça davalıya gönderilen fesih bildirimi ile sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. TBK'nın 447/2. Maddesi, sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer şeklindedir. İşten ayrılış bildirgesine ve davalı hakkında düzenlenen ve davalının imzasının bulunduğu fesih bildirimine göre iş akdi davacı iş veren tarafından sona erdirildiğinden, davacı iş verenin sözleşmenin haklı bir sebeple feshedildiğini ispatlaması gerekir. Davacı tarafça istinaf dilekçesinde, davalının iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağı hükümlerine aynen uyacağı ve ilgili hüküm ve koşulları kabul, beyan ve taahhüt ettiği yönündeki ihtiyari arabuluculuk tutanağının göz ardı edildiği ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında SGK'ya bildirilen resmi kaydın aksine, davacı işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedildiği yönünde bir iddia ve ispat bulunmamaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte, 02.01.2019 tarihli iş sözleşmesinde düzenlenen rekabet yasağının sona erdiğinin kabulü gerekmekte olup, davacının rekabet yasağının ihlali nedenine dayalı cezai şart talep edemeyeceği anlaşılmakla Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK 362(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/09/2025