12. Hukuk Dairesi 2011/12498 E. , 2011/29925 K. "" MAHKEMESİ : Samsun 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 29/03/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İİK. nun 150/ı maddesi uyarınca, ipotek akit tablosu, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermese bile, borçlu cari hesap veya kısa, orta,…
**12. Hukuk Dairesi 2011/12498 E. , 2011/29925 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 29/03/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İİK. nun 150/ı maddesi uyarınca, ipotek akit tablosu, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermese bile, borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli krediler şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran taraf (alacaklı), krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin noter marifeti ile krediyi kullanan tarafa(borçluya) gönderildiğine dair noterden tasdikli bir sureti icra müdürlüğüne ibraz ederse icra müdürü 149. Maddesine göre işlem yapar. Bu madde hükmüne göre ise “İcra müdürü, ibraz edilen ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir.” Somut olayda; kredi borçlusu K. P.’in kefili K. S. ve ipotek veren 3.kişi M. S. hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, takibe konu 29.03.2006 tarih ve 1348 yevmiye nolu ipotek belgesinin incelenmesinde, 3.kişi M. S. tarafından kredi sözleşmesinin kefili K. S. lehine ipotek tesis edildiği, alacaklı banka tarafından kredi sözleşmesinin kefili K. S. ve ipotek veren 3.kişi M. S. hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine başlandığı ve adı geçenlere örnek 6 numaralı icra emri tebliğ edildiği görülmektedir. İİK. nun 45.maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçilmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla İİK. nun 45.maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. Borçlar Kanununun 487.maddesinde ise, “kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek-müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu bilgi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise; alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel, kefil aleyhine takibat icra edebilir” denilmektedir. Borçlar Kanunun açıklanan hükmüne ve takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde kefaletin müteselsil olduğunun yazılmasına göre şikayetçi hakkında genel haciz yolu ile takip yapılabilir. (HGK.nun 14.10.1972 tarih, 215/841 sayılı kararı – Prof Dr. Baki