11. Hukuk Dairesi 2023/99 E. , 2024/4431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1874 Esas, 2022/1754 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/45 E., 2020/143 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adl
**11. Hukuk Dairesi 2023/99 E. , 2024/4431 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1874 Esas, 2022/1754 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/45 E., 2020/143 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2014/265... numaralı "... NO:1+şekil" ambalaj deseni markasına, 2014/09348, 2014/09340, 2014/10228 numaralı markalara sahip olduğunu, ayrıca Kurum nezdinde 2013/06618 nolu gofret ambalaj deseni tasarımını tescil ettirdiğini, davalının Kurum nezdinde 2018/31082 numara ile tescilli "...+Şekil" markasını, 30. sınıfta haksız ve kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, her iki markanın şekil markası olduğunu, marka görsellerindeki benzerliğin iltibasa yol açtığını ve haksız kazanç sağlama maksadı taşıdığını ileri sürülerek davalıya ait 28.03.2018 tarihli ve 2018/31082 numara ile tescilli "...+şekil" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; "..." ifadesinin davalı şirketin yöneticisinin lakabı olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli pek çok markanın bulunduğunu, taraf markaları arasında benzerliğin bulunmadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal farklılığının açık olduğunu, davacının ... NO:1+şekil markasının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının "NO:1" ve "mr:1" şeklindeki ibarelerinin yanı sıra ambalaj tasarımı biçiminde şekil unsurlarını da içerdiği, kıyaslamanın kelimeler ile birlikte desen, şekil, pozisyon, renk, ölçek, çizgi, figür ve fon gibi unsurlarla birlikte yapılmasının gerekli olduğu, bu hali ile bir bütün olarak taraf markalarının daha çok çocuklara hitap ettiği hususu da nazara alınarak ekonomik bağlantılı işletmelerden geldiği biçimde algı oluşturduğu, aynı zamanda davacının söz konusu marka için tescilli tasarımının bulunduğu, davalının seçenek serbestisi içerisinde olmasına karşın markasını davacı markasına ve tasarımına yaklaştırmasının hukuk düzenince korunamayacağı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu markasını; tescil tarihinden önce de kullandığını ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırdığını, markaların görsel,işitsel ve kavramsal açıdan benzer olmadığını, iltibas tehlikesi oluşturmadığını, okunuşların çok farklı olduğunu, müvekkilinin markasının esas öğesinin ise...olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bütüncül olarak inceme yapılarak değerlendirilmesi gerektiğini, ambalaj üzerinde yer alan gofret şeklinin davacıya özgülenemeyeceğini, davacının tanınmış markası “...” ibareli markası olup müvekkili markasıyla benzerlik oluşturabilecek bir tanınmış markası olmadığını, her iki markanın yazımında ürünler üzerinde kullanılan yazı karakterleri, etiket renkleri ve diğer görünüş şekilleri, alıcı kitlesi, pazarlama şekli, niteliği birbirinden tamamen farklı iki marka olarak ortaya çıktığını, markanın farklı ve ayırt edilebilir olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasının ve tasarımının davalı markasından önce olduğu, her iki markanın aynı emtia sınıfında kayıtlı olup ortalama tüketici kesimine hitap ettiği, davalının markasının kullanım ile ayırt edicilik kazandığına ilişkin delil bulunmadığı, her iki ambalajın çok benzer oranda 3 kısma ayrıldığı, sağ ve sol taraflarda her ikisinde de beyaz fon kullanıldığı, ortada renkli fon üstünde kelime unsurlarının kullanıldığı, sağ tarafta gofret resminin konumlandırıldığı, her iki ambalajın da sol kesiminin boyutunun daha küçük olduğu, fon rengi farklı olsa da bu bölümün çerçevesinin çizilmesinde aynı düşey konumda ve mesafede şeritler kullanıldığını, ... ve...ibarelerinin üst kısımda ve ufak, NO:1 ve MR:1 unsurlarının ise hemen altta, benzer renk ve yazı biçiminde olduğu, ürünün satın alınmasında dikkat düzeyinin düşük olacağı da dikkate alındığında karıştırılma ihtimaline yol açacağı, mahkemece varılan sonucun dosya kapsamına usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.