T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1043 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1534 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2023 ESAS NO : 2022/375 E 202…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1043 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1534 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2023 ESAS NO : 2022/375 E 2023/52 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 15/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/5314 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirket sahibi ...’i daha önceden tanıdığını ve bu kişinin müvekkiline ortak alım satım yaparak ticaret yapmayı teklif ettiğini, yaklaşık 3 yıl süreyle iş bazlı ortaklık şeklinde birlikte çalıştıktan sonra müvekkilinin birlikte yaptıkları ticareti sonlandırmak istediğini, iş yeri ve vergi levhasının müvekkilline ait olduğunu, davacının hiçbir resmi belgede adının geçmediğini ve bu ortaklık için kendi aralarında adi bir defter tuttuklarını, müvekkilinin davacı şirket ve bu şirketin sahibi olan ...’e tüm borçlarına mahsuben 17.01.2022 düzenlenen 28.02.2022, 30.03.2022, 30.04.2022 ve 30.05.2002 ödeme tarihli olmak üzere toplam 400.000,00 TL tutarında 4 ayrı senet verdiğini ve bu senetlerin vadelerinde ödenerek geri alındığını, bu nedenle davacı şirket ve sahibi ...’in müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığı gibi davacının almış olduğu bir araç için müvekkilinin ödeme yaptığından alacaklı durumda olduğunu, bu ilişkiye şahit olan tanıklarının da bulunduğunu, ayıca müvekkili tarafından davacı şirkete 10.01.2020 tarihinde 2.300,00 TL, 10.02.2020 tarihinde 2.191,00 TL, 09.03.2020 tarihinde 2.191,00 TL olmak üzere toplam 6.682,00 TL tutarında banka havalesi ile ödeme yapıldığını, bu ödemelerinde icra takibine konu olan faturalardan düşülmesi gerektiğini, davacının 400.000,00 TL tutarındaki senetleri tahsil ettikten sonra kendisinin ve şirketinin hiçbir hak ve alacağının kalmadığını bilmesine rağmen senetlerin lehtar kısmında gerçek kişi isminin yazılmış olmasını ve taraflar arasında ibraname düzenlenmemiş olmasını fırsat bilerek ve kötü niyetli olarak malları dahi teslim edilmemiş faturaları dayanak yaparak haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu faturaların davacı tarafından resmi defter kayıtlarına alındığı ve BS formları ile beyan edildiği, satıcılar hesabının bakiyesine göre 186.267,71 TL alacaklı olduğu, dava konusu faturaların davalı tarafından resmi defter kayıtlarına alındığı ve BA formları ile beyan edildiği, hesap bakiyesine göre 57.267,71 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davalı tarafından takibe dayanak olan faturaların davacı şirket sahibi ile davalı ... arasında tüm borçlara mahsuben toplam 400.000,00 TL tutarında senet alışverişi yapıldığı, bu senetlerin vadelerinde ödenerek geri teslim alındığı bu nedenle davacıya herhangi bir borçlarının olmadığı alacaklı durumda oldukları iddia edilmiş ise de davacı şirket sahibine yapılan ödemeler ve senetlerin davaya konu icra takibine dayanak faturalara ilişkin olduğu hususunun ispat edilemediği, ayrıca davalının ticari defter kayıtlarında 57.267,71 TL davalı şirkete borçlu olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, bildirilen tanıkların dinlenmemesinin doğru olmadığı, dosya kapsamına sunulan bonoların ödenmesi ile davacı şirket ile hesabın kapatıldığı, takibe dayanak faturalar kapsamında gerçek bir mal alışverişinin olmadığı, 10.01.2020 tarihinde 2.300,00 TL, 10.02.2020 tarihinde 2.191,00 TL, 09.03.2020 tarihinde 2.191,00 TL olmak üzere toplam 6.682,00 TL tutarında banka havalesi ile ödeme yapıldığı, bu ödemelerinde icra takibine konu olan faturalardan düşülmesi gerektiği, İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Mahkemece taraf defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu gözetilmeksizin kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu, 129.000,00 TL davalı yan kayıtlarında yer alan mahsubun dava tarihinden sonra davalı yanca yapılan takibe istinaden ödendiği, bu sebeple mahsubun dikkate alınamayacağı bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacı yanca faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe davalı yanın süresinde itiraz ettiği ve iş bu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu üç faturanın davacı yan kayıtlarında yer aldığı, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalıdan 186.267,71 TL alacaklı olduğu, takip ve dava konusu üç faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı, davalı kayıtlarında ... plakalı araç için davacı yerine yapılan ödemenin mahsubu ile davalı kayıtlarında davacı yanın 57.267,71 TL alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, davalı kayıtlarında yer alan mahsup işlemine konu araç satış bedeli için davalı ödemesi ile ilgili olarak davalı tarafından davacı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2022/36973 E. sayılı dosyası ile takip yapıldığı, davacı yanca davalıya 30/11/2022 ödeme yapıldığı anlaşılmış olup, taraf kayıtlarının bu şekli ile birbirini doğruladığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı yanca davalı ...’nun davacı şirket ... Ltd. Şti. ve bu şirketin sahibi olan ...’e tüm borçlarına mahsuben 17.01.2022 düzenlenen 28.02.2022, 30.03.2022, 30.04.2022 ve 30.05.2002 ödeme tarihli olmak üzere toplam 400.000,00 TL tutarında 4 ayrı senet verdiğini ve bu senetlerin vadelerinde ödenerek geri alınması ile taraflar arasındaki borcun sona erdiği iddia edilmiş ise de senetlerin davacı kayıtlarında yer almadığı, senetlerde davacı şirketin isim ve imzasının yer almadığı gibi davalı şirket kayıtlarında dava dışı davacı şirket ortağı ... adına ayrı bir hesap açılarak takip yapıldığı anlaşıldığından davalı yanın borcun sona erdiğine dair iddialarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yine davalı yanca 10.01.2020 tarihinde 2.300,00 TL, 10.02.2020 tarihinde 2.191,00 TL, 09.03.2020 tarihinde 2.191,00 TL olmak üzere toplam 6.682,00 TL tutarında banka havalesi ile ödeme yapıldığı, bu ödemelerinde icra takibine konu olan faturalardan düşülmesi gerektiği iddia edilmiş ise de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda söz konusu ödemelerin mahsup edilemeyeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek davacı yanın iş bu davasında haklı olduğu, dava dilekçesinde harca esas değer olarak 186.267,71 TL miktarının gösterildiği, takipten önce davalı yanın temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle takipte talep edilen işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olmadığı anlaşılmıştır. İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın likit olduğu da gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 3-Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/375 Esas 2023/52 Karar sayılı 23/01/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 4-Davanın KABULÜNE, a-Ankara 4.İcra Müdürlüğü'nün 2022/5314 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibin 186.267,71 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, İİK 67.maddesi gereğince asıl alacağın %20'si oranında (37.253,54 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli karar ve ilam harcı 12.723,95-TL olduğundan, peşin alınan 1.944,17-TL'nin mahsubu ile bakiye 10.779,78-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, c-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, ç-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davacı tarafından yatırılan 1.944,17TL peşin harç, 80,70TL başvurma harcı ile 901,00-TL (posta, tebligat, bilirkişi ücreti) olmak üzere toplam 2.024,87-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısım var ise talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; 5-a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 12.723,95TL harçtan peşin alınan 978,00TL harcın mahsubu ile bakiye 11.745,95TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, b-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 6-İstinaf aşamasında davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin olmak üzere 15/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."