T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:04/11/2025 DAVANIN KONUSU:İstirdat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:04/11/2025 DAVANIN KONUSU:İstirdat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, ... bankası, ... seri numaralı 28.11.2025 ödeme tarihli, keşide yeri Antalya olan ... Euro bedelli çek ile ... bankası, ... seri numaralı 24.10.2025 ödeme tarihli, keşide yeri Antalya olan ... Euro bedelli çekler keşideci ... Turizm Organizasyon ... Ticaret A,Ş tarafından davacı şirkete verildiğini, davacı şirket çekleri kasasında bulamayınca Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile çek iptali davası ikame ettiğini, bu dosya ile şu anda dava konusu çekler ile ilgili teminatlı ödeme yasağı kararı verildiğini ve şu anda da dava açmak üzere kendilerine kesin süre verildiğini, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile devam eden yargılama esnasında; davacı şirketin eski yönetim kurulu başkanı olan davalı dosyaya müdahale ile çeklerin davacı şirket tarafından kendisine ciro edildiğini iddia ve beyanla çeklerin kendisinde olduğunu ve yetkili hamil olduğunu iddia ettiğini, Yönetim kurulu üyelerinin şirkete borçlanma yasağının TTK M.395’te açıkça düzenlendiğini, çeklerin yetkili hamili olmadığını, çeklerin davalının şahsına verilmediğini, Yönetim kurulu başkanı sıfatı ile elinde bulunmakta iken haksız el koyduğunu, çeklerin davacı şirket tarafından cirolanarak teminat olarak ... bank Manavgat Şubesine verildiğini, davalı yönetim kurulu başkanı olarak yaptığı ciroya kendisine yapılmış gibi kötü niyetle iddiada bulunduğunu, davacının 15.02.2025 gününe kadar davacı şirket yönetim kurulu başkanı olarak bulunduğunu, 15.02.2025 günü yapılan genel kurulda davacının yönetim kurulu başkanlığının düştüğünü, zira tekrar seçilemediğini, 15.02.2025 tarihli genel kurulun iptali davasını da davalının ikame ettiğini, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı ile davalı 19.06.2025 gününe kadar şirketin yönetim kurulu başkanlığı görevini sadece acil işlerle kısıtlı olarak yürüttüğünü, bu dönemde 02.04.2025 günü bankaya teminat olarak verilen verilen çekleri bankadan alarak zimmetine geçirdiğini belirterek ... bankası Antalya Ticari Şubesinin ... seri numaralı 28.11.2025 ödeme tarihli, keşide yeri ANTALYA olan ...€ bedelli çek ile yine ...bankası, Antalya Ticari Şubesinin ... seri numaralı 24.10.2025 ödeme tarihli, keşide yeri ANTALYA olan ...€ bedelli çeklerle ilgili ödeme yasağı kararı verilerek bankaya ve çek keşidecisi olan üçüncü kişi ... Turizm Organizasyon ... Ticaret A,Ş ye bildirilmesine, ... bankası, Antalya Ticari Şubesinin ... seri numaralı 28.11.2025 ödeme tarihli, keşide yeri Antalya olan ...€ bedelli çek ile yine ... bankası, Antalya Ticari Şubesinin ... seri numaralı 24.10.2025 ödeme tarihli, keşide yeri Antalya olan ...€ bedelli çeklerin davalı tarafından davacı şirkete geri verilmesine, aksi halde çek bedelli olan 650.000 Euronun vade tarihinden itibaren avans faizi ve kötü niyet tazminatı ile birlikte davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, ... bank’ın Antalya Ticari Şubesine ait keşidecisi ... Turizm Organizasyon ... Ticaret Anonim Şirketi olan, ... seri numaralı 24.10.2025 keşide tarihli ... Euro bedelli çek ile ... bank'ın Antalya Ticari Şubesine ait keşidecisi ... Turizm Organizasyon ... Ticaret Anonim Şirketi olan, ... seri numaralı 28.11.2025 keşide tarihli ... Euro bedelli çek hakkında 14.10.2025 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ancak dava konusu çeklerin işbu davanın davacısı olan şirket tarafından müvekkiline 29.10.2022 tarihli genel kurulunun 8 nolu kararına ve de bu karara istinaden şirket yönetim kurulunca 29.01.2025 tarihinde alınan karara istinaden verildiğini, müvekkilinin davacı şirketin genel kurul kararına istinaden dava konusu çeklerin hamili olduğunu belirterek müvekkilin yasal ve meşru Hamili Olduğu çeklerdeki ödemeden men şeklindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı çek istirdatı istemli davada ihtiyati tedbir talep etmiş, mahkememizin 14/10/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalı vekili ihtiyati tedbir kararına itiraz etmekle itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiştir. Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, çek iptali davaları özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olması, yapılan yargılama sırasında çek hâmilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya mevcut çek hâmiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmesinin gerekmesi, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerekmesi, dava açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmasının gerekmesi, bundan ayrı olarak, davacı tarafından mahkemece verilen önel üzerine süresi içerisinde çek istirdadı davası açılması hâlinde, anılan davaya konu olan çekle ilgili olarak ödeme yasağının devamına karar verilecek olması, çek istirdadı davası açılmaz ise daha önceden verilen ödeme yasağı kararı kaldırılacak olması, davacının çek iptali istemi ile mahkememizin ... E. sayılı dosyası ile dava açtığı anılan dosyada 04/08/2025 tarihli ara karar ile "ödeme yasağı" şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması, çekin elinde bulunduğunu bildiren davalıya karşı menfi tespit/ istirdat istemi ile dava açmak üzere davacıya kesin süre verilmiş olması, davacının verilen kesin süre içinde işbu davayı açmış olması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 758/2. maddesi uyarınca ödeme yasağının devamı şekilde ihtiyati tedbir kararının verilmesinin gerekmesi nedenleri ile talebin kabulüne ve aynı nedenlerle itirazın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirketin en büyük hissedarı olup şirketin uzun yıllar yönetim kurulu başkanı görevini yürüttüğünü, dava konusu çeklerin davacı şirket tarafından müvekkiline 29/10/2022 tarihli genel kurulun 8 nolu kararına ve de bu karara istinaden şirket yönetim kurulunca 29/01/2025 tarihinde alınan karara binaen verildiğini, şirketin yönetim kurulunca 29/01/2025 tarihinde alınan kararda şirkete kredi alabilmek için bankalara verilmiş olan tüm taşınmaz ipoteklerinden dolayı müvekkiline ... TL ödenmesine karar verildiğini, bu kararın genel kurulda oy birliğiyle alınan yetkiye dayalı olduğunu, alınan kredilerin davacı şirket lehine kullanılmasından ötürü müvekkilinin davacı şirketten alacaklı olduğunu, müvekkiline ödeme yapılmasına ilişkin alınan genel kurul kararından sonra 3 yıl geçmesine rağmen hiçbir iptal davası açılmadığını, çek iptali ve sonrasında açılan bu istirdat davasının kötü niyetli olarak açıldığını, söz konusu çeklerin müvekkilinde olduğunun davacı tarafça bilindiğini, davacı şirketin dava konusu çeklerin genel kurul kararı gereğince müvekkiline verildiğini bilmesine rağmen kaybolduğu şeklinde kötü niyetli olarak çek iptali davasını ve ardından eldeki istirdat davasını açtığını, TTK 395/1.maddesi gereğince yönetim kurulu üyesinin şirket tüzel kişiliğiyle her türlü işlemi yapmakta serbest olduğunu, müvekkilinin dava konusu çeklerde yasal ve yetkili hamil olduğunu, TTK 686.madde ve Yargıtay uygulamasının da bu hususu doğruladığını, davacı şirketin 29/01/2025 tarihli yönetim kurulu kararının yönetim kurulu karar defterinde yer almadığına dair beyanının hukuka aykırı olduğunu, davacının TTK 792.maddesi uyarınca senedi elinde bulunduran müvekkilinin kötü niyetli olduğuna veya iktisabında ağır kusurlu olduğuna dair ispata yarar somut bir delil sunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli şartların sağlanmadığını, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olup takdir edilen teminatın dava konusu çeklere oranla çok düşük olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 04/11/2025 tarihli karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...