TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/10/2025 NUMARASI : 2025/482 D.İş Esas 2025/482 Karar TALEP : İhtiyati Haciz Kararına İtiraz TALEP TARİHİ : 23/09/2025 - 25/09/2025 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026 Taraflar arasındaki ihtiyati haciz kararına itiraz talebinin yargılaması sonunda ek kararda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz kararına itirazın reddine yönelik olarak verilen…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/186 Esas 2026/153 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/186 KARAR NO : 2026/153 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/10/2025 NUMARASI : 2025/482 D.İş Esas 2025/482 Karar TALEP : İhtiyati Haciz Kararına İtiraz TALEP TARİHİ : 23/09/2025 - 25/09/2025 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026 Taraflar arasındaki ihtiyati haciz kararına itiraz talebinin yargılaması sonunda ek kararda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz kararına itirazın reddine yönelik olarak verilen ek karara karşı ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu ... itiraz dilekçesinde özetle; alacak iddia eden bankanın Ankara Banka Alacakları İcra Dairesinin 2025/143781 sayılı dosya ile takip başlattığını ve takibe itiraz ettiğini, icra takibi devam ederken kötü niyetli olarak ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haczin iptalini bu mümkün değilse durdurulmasını talep ettiğini, 24/04/2024 tarihinde şirketi devrettiğini, alacaklı bankanın hem müflis ... Makina Ltd.Şti'ne ait iflas masasından hem de tarafından alacak talebinde bulunmasının mükerrer olduğunu ve borcun tamamına itiraz ettiğini belirterek ihtiyati haciz kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu ... itiraz dilekçesinde özetle; alacak iddia eden bankanın Ankara Banka Alacakları İcra Dairesinin 2025/143781 sayılı dosya ile takip başlattığını ve takibe itiraz ettiğini, icra takibi devam ederken kötü niyetli olarak ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haczin iptalini bu mümkün değilse durdurulmasını talep ettiğini, 01/02/2023 tarihinde şirket hisselerinin tamamını devrettiğini, bahse konu kredilerin tamamının devir işlemlerinden sonra kullanıldığını, başlatılan icra takibine konu borcun %5'ine kadarının tarafından istenebileceğini, alacaklı bankanın hem müflis ... Makina Ltd.Şti'ne ait iflas masasından hemde tarafından alacak talebinde bulunmasının mükerrer olduğunu ve borcun tamamına itiraz ettiğini belirterek ihtiyati haciz kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, itiraz eden borçluların ihtiyati haczin dayandığı sebepler açısından yaptıkları itirazların yerinde olmadığı, ileri sürülen itiraz sebeplerinin ancak açılacak bir davada yapılacak yargılama sırasında incelenerek karara bağlanmasının mümkün olduğu, ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz sonucu açılan işbu itiraz duruşmasında incelenerek karara bağlanmasının mümkün olmadığı, ihtiyati haciz kararının yasal unsurları taşıyan genel kredi sözleşmesine ve ihtarnameye dayalı olarak verildiği, verilen karara yönelik olarak yapılan itirazların da İİK'nun 265. maddesi kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle borçlular tarafından yapılan itirazların reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalılar istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze konu kredinin, borçlu ...'nun şirket yetkilisi olmadığı bir döneme ilişkin olduğunu, bunlara ek olarak mahkemenin haksız bir yanılgıya düştüğünü, sözleşmenin imzalandığı tarihte borçlu ... ve borçlu ...'nun şirkette ortak olduklarına kanaat getirdiğini, 02/02/2023 tarihinde borçlu ...'nun ... A.Ş'de olan paylarını borçlu ... devrettiğini, bu durumda borçlu ...'nun ortağı olmadığı bir şirketin geçmiş borçlarından yalnızca borçlu ...'nun eşi olması sebebiyle sorumlu tutulduğunu, soyut iddialara dayanarak bir kimsenin mülkiyet hakkının zedelenmesinin mümkün olmadığını, borçlu ...'nun ilgili genel kredi sözleşmesinde bulunmadığını, geçmiş dönemde pay sahibi olduğu ve payını devrettiği şirketin borçlarından ötürü haksız ve hukuka aykırı olarak sorumlu tutulduğunu, ihtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen HMK'nun 389. maddesinde ifade edilmiş olan şartların gerçekleşmediğini, borçluların sosyal hayatının, haksız ve hukuka aykırı olarak haciz tehdidi altında kaldığını, borçluların malvarlıklarından hangilerine haciz konulduğunun mahkemece aydınlatılmadığını, mahkemece ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir kararı verilirken ölçülülük ilkesi ve tarafların menfaat dengesi gözetilmesi gerekirken dava konusu olan kredi tutarından fazla bir meblağ üzerine yani davada talep edilen miktardan daha fazlası üzerine tedbir konulduğunun belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı). İİK'nun 265. maddesinde; ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir. Somut olaya gelince, ihtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekilince asıl borçlu şirketle imzalanan genel kredi sözleşmesinde karşı taraf borçluların müteselsil kefil olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, alacağın muaccel hale geldiği, banka alacağının tahsilinin tehlikeye düştüğü ileri sürülerek 504.060,95 TL alacağın tahsilini teminen borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği, mahkemece 18/09/2025 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne, 504.060,95 TL alacak yönünden borçluların borca yeter miktardaki taşınır ve taşınmaz mallarıyla üçüncü kişiler nezdindeki tüm hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir. Anılan karara borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonunda 28/10/2025 tarihli ek karar ile borçluların itirazının reddine karar verilmiştir. Genel kredi sözleşmesi sureti, hesap kat ihtarnamesi, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti, Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2025/143781 sayılı takip dosyası sureti dosya içerisinde yer almaktadır. Talep dayanağı genel kredi sözleşmesinin ihtiyati haciz talep eden banka ile talep dışı ... ... Ltd. Şti. arasında 17/07/2018 tarihli 1.000.000,00 TL limitli olarak akdedildiği, karşı taraf borçluların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla ve 1.500.000,00 TL kefalet limitiyle imzalarının yer aldığı, kefillerin kefalet tarihinde asıl borçlu şirketin ortağı oldukları görülmüştür. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından karşı taraf borçlular ile talep dışı asıl borçlu şirkete gönderilen 04/09/2024 tarihli hesap kat ihtarnamesinde, toplam 504.060,95 TL alacağın 1 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiş olup, anılan ihtarname 05/09/2024 tarihinde borçlu kefillere tebliğ edilmiş, talep dışı asıl borçlu şirkete ise 04/09/2024 tarihinde e-tebliğ edildiğinden, Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi ile Yönetmeliğin 9/6 maddesi uyarınca 5. günün sonunda yapılmış sayılacağından, talep dışı asıl borçlu şirkete 04/09/2024 + 5 gün = 09/09/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayılacaktır. İhtiyati haciz kararına dayanak olarak gösterilen hesap kat ihtarnamesi ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular ile talep dışı asıl borçlu şirkete gönderilmiş ise de, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu şirkete tebliğ edilmiş sayıldığı tarih olan 09/09/2024 tarihi borçlu kefillere tebliğ tarihi olan 05/09/2024 tarihinden sonraki tarihtir. TBK'nun 586/1. maddesi; "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." hükmünü içermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih ve 2016/12120 Esas 2016/8556 Karar sayılı emsal içtihadında da "... borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir..." denilmiştir. Tüm bu hal, kuşkusuz ki kefil yönünden de alacağın muaccel olması durumunda geçerlidir. TBK'nun 590/3. maddesi "Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar" düzenlenmesini içermektedir. Anılan hükümler karşısında, alacaklı banka tarafından gönderilen 04/09/2024 tarihli hesap kat ihtarnamesi talep dışı asıl borçlu şirkete, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu kefillerden daha sonraki bir tarihte tebliğ edilmiştir. Bu durumda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunduğunun kabulü mümkün olmayacaktır. Hal böyle olunca, mahkemece alacaklı bankanın ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu kefillere TBK'nun 586/1. maddesi uyarınca başvuru koşulunun oluştuğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu kefiller yönünden ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gözetilerek ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçluların istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin 28/10/2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne, mahkemenin 18/09/2025 tarihli 2025/482 D. İş Esas 2025/482 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçluların istinaf başvurusunun KABULÜNE Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/10/2025 tarih 2025/482 D. İş Esas 2025/482 Karar sayılı ek kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/(1)-b-2. Maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati haciz kararına borçluların itirazının KABULÜNE, 3-Mahkemenin 18/09/2025 tarihli 2025/482 D. İş Esas 2025/482 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının KALDIRILMASINA, 4-Lehine ihtiyati haciz kararı verilen alacaklı banka harçtan muaf olup, peşin yatırdığı bir harç bulunmadığı gibi, harç alınmasına yer olmadığına, 5-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, B)1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu ... tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu ...'na iadesine, 2-İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu ... tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile posta gideri olarak yapılan 260,00 TL yargılama giderinin lehine ihtiyati haciz kararı verilen alacaklı bankadan alınarak ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu ...'na verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 20/02/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.