11. Hukuk Dairesi 2013/1962 E. , 2013/4118 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 4. Asliye Ticaret (... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 27.07.2010 gün ve 2010/296-2010/619 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.11.2012 gün ve 2010/14360-2012/18403 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzen…
**11. Hukuk Dairesi 2013/1962 E. , 2013/4118 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 4. Asliye Ticaret (... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 27.07.2010 gün ve 2010/296-2010/619 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.11.2012 gün ve 2010/14360-2012/18403 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 08.11.2005 tarihinde Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi yapıldığını, devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiğini ve tarafların birbirlerini tamamen ibra ettiğini, ancak sözleşmenin şirket pay defterine işlenmediğini, müvekkilinin defalarca çektiği ihtarların sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin hisse devri karşılığı davalıya ödediği 27.000 TL'nin davalıdan tahsili için yapılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında hisse devir sözleşmesinin imzalandığı doğru ise de, müvekkiline 27.000 TL'nın ödenmediğini, hisse devrinden önce çekilen e maillerde hissenin bedelsiz devredileceğinin açık olduğunu, 14.11.2005 tarihli sözleşmenin 1. maddesinde de devrin bedelsiz olacağının belirtildiğini, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak, davanın reddine ve davalının %40 tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/.... maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.