İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... sigortalı bulunan ... plakalı araç…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/342 KARAR NO: 2026/621 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2022 NUMARASI: 2016/418 Esas - 2022/720 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... sigortalı bulunan ... plakalı araçla, vekil edeninin sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 13/06/2014 günlü trafik kazasında, müvekkili davacının ağır bir biçimde yaralandığını, kazanın oluşumunda ... plakalı sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'in asli kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına esas olarak 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde iddia, savunma, toplanan deliller, Ayvacık Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/604 sayılı soruşturma dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek;"...davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'in, aracının durur halde olduğu ve solundan gelen trafikteki bir aracı engellememiş olduğu dikkate alındığında, sağından hatalı sollama yaparak gelen trafik için tedbir almasının beklene -meyeceği, bu nedenle de kusursuz olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. Anılı tespitlerin ayrıntılı, gerekçeli, olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun olduğu saptanmış olup somut olayda kusur noktasında ispat yükü altında olan davacı yanın, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu gösterir aksi yönde delil ibraz edemediği anlaşılmıştır. Bu kapsamda önceki raporlar arasındaki çelişki son alınan ve hükme esas alınmaya elverişli bulunan rapor marifeti ile de giderilmiş olup usul ekonomisi ilkesi gözetilerek yeniden kusur bilirkişi incelemesi yapılmasına yönelik taleplerin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Tüm bu gerekçeler ışığında; dava dışı sürücüye atfı kabil kusurun bulunmadığı kaza nedeni ile .....'ye dayalı olarak davalı sigorta şirketinin de sorumlu tutulamayacağı..." şeklindeki gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; talep konusu kazanın oluşum una ... plaka sayılı dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'in sebebiyet verdiği ve kusurlu bulunduğunun dosya kapsamıyla sabit olduğu halde, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden hatalı kusur bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş olup, hakkaniyetle bağdaşmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat istemine ilişkindir.Her ne kadar talep konusu kaza neticesinde davacının yaralanarak bedensel zarara uğradığı anlaşılmakta ise de; kazaya karışan bir aracın sürücüsü, işleteni veya sigortacısı bulunan şirketin oluşan zararın giderilmesinden sorumlu tutulabilmeleri için araç sürücüsünün kazanın oluşumunda az veya çok kusurlu olması yani ortada haksız bir fiil bulunması zorunludur. Aksi takdirde anılan kişilerin sorumlulukları yoluna gidilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle; haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla bir talepte bulunu ması halinde kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk belirlenecek duruma göre tespit edilecektir.Somut olayda; davacı taraf, kazaya ... plakalı sigortalı araç sürücüsü ...'in sebebiyet verdiğini ileri sürmüş, ... plakalı aracın ... sigortacısı olan davalı sigorta şirketi vekili ise, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfedilebilecek bir kusur olmadığını, tüm kusurun davacı motosiklet sürücüsü ne ait bulunduğunu savunmuştur.Eldeki davanın yargılaması sırasında, kazanın oluşumu ve kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranların ne olduğuna ilişkin olarak görüşlerine başvurulan ve konu sunda uzman oldukları anlaşılan bilirkişi heyetince; olay ve görgü tespit tutanağı (-kaza tespit tutanağı mevcut olmayıp, kazadan sonra yaralının hastaneye kaldırılmasından sonra olay yerine gelen kolluk kuvvetlerince düzenlenmiştir) ekli kroki, olayla ilgili olarak Ayvacık Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen 2014/604 sayılı soruşturma dosyası, kazaya karışan araç sürücülerinin ifadeleri, dosya kapsamında temin edilen tüm kusur bilirkişisi raporları ve kazanın meydana geldiği yeri gösterir fotoğraf dikkate alınarak düzenlenen 15/11/2021 günlü raporda; Davacı motosiklet sürücüsü .......'nın kavşak yaklaşımı sırasında ve kaplamada düz çizgi ile belirtilmiş sollama yasağı olmasına rağmen sollama yaparak 2918 sayılı KTKnın Geçme kural ve yasaklarını kapsayan madde 54 ile tanımlı " .. b) Geçmenin yasak olduğu yerler; .. 4. Kavşaklarda, demiryolu geçitlerinde ve bunların yaklaşımında, .. Sürücülerin önlerindeki bir aracı geçmeleri yasaktır." kuralını ihlal etmiş olduğu, yine kontrollü yavaşlayamamış olmasından aynı kanunun madde 52de tanımlı "Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, .. zorundadırlar." kuralını ihlal etmiş olduğu ve trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan halleri kapsayan madde 84 ile tanımlı "Araç sürücüleri trafik kazalarında; .. e) Geçme yasağı olan yerlerde geçme, .. hallerinde asli kusurlu sayılırlar." gereği % 100 asli ve tamamen kusurlu olduğu; davalıya sigortalı araç sürücüsü ...'in ise aracının durur halde olduğu ve solundan gelen trafikteki bir aracı engellememiş olduğu dikkate alındığında, sağından hatalı sollama yaparak gelen trafik için tedbir almasının beklenemeyeceği, bu nedenle de kusursuz olduğu yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.Söz konusu iş bu heyet raporundaki belirleme ve değerlendirme lerin, eldeki davanın yargılaması sırasında trafik bilirkişisi ...'un katılımıyla düzenlendiği anlaşılan 25/11/2020 günlü rapordaki kusura ilişkin tespitler yanında, kazanın meydana geldiği yerde talimat yoluyla gerçekleştirilen keşfe bağlı olarak düzenlendiği tespit edilen 15/11/2021 günlü kusur bilirkişi raporundaki belirleme ve değerlendirmeyle de tam olarak örtüştüğü, konuya ilişkin farklılık içeren tek raporun 25/11/2020 ve 15/11/2021 günlü kusur bilirkişi raporlarına davacı tarafça yapılan itirazlar üzerine ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden temin edildiği anlaşılan 10/02/2022 günlü rapor olduğu anlaşılmakta olup;ATK tarafından düzenlenen ve ... plakalı sigortalı araç sürücüsü ...'in %10 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılan 10/02/2022 günlü raporda ilgiliye atfedilen kusurun; "Sürücü ... sevk ve idaresindeki aracı ile olay mahalli kavşakta yola katılım sağlamak üzere iki yönlü yol üzerine kısmi olarak çıkmadan evvel bu yol üzerindeki araçların seyir durumlarını gözlemlemesi gerekirken bu hususa riayet etmediği" olgusuna dayandırıldığı anlaşılmıştır.Hal böyle olunca, dosya kapsamında temin edilen bilirkişi raporları arasında kazanın yeri, oluş şekli, kazanın meydana geldiği yolun özellikleri, araçların konumları ve ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in yola çıkmak için hareketsiz bir biçimde beklerken, araç burnununun bir miktar yola çıkmış olmasından etkilenen davacı motosiklet sürücüsünün araç hakimiyetini yitirerek sevk ve idaresindeki araçtan düştüğü ve iki aracın çarpışmadığına ilişkin tespitler bakımın dan bir fark olmadığı dikkate alındığında, dosyada mevcut tüm kusur bilirkişisi raporlarını irdeleyen 07/11/2022 günlü bilirkişi heyet raporundaki kazanın oluş şekli, kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendir -melerin, dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi karşısında ilk derece mahkemesince hükme esas alınarak yazılı biçimde davanın reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../11/2022 gün,2016/... Esas - 2022/.Karar sayılı kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin yatırıldığı anlaşılan 179,90-TL harcın düşümü ile bakiye 552,10-TL istinaf ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.16/04/2026