15. Ceza Dairesi 2013/1592 E. , 2014/18022 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanık ... müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, Sanığın müdafiinin, yüzüne karşı tefhim olunan 25.02.2010 tarihli beraat hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 23.03.2010 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 53…
**15. Ceza Dairesi 2013/1592 E. , 2014/18022 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanık ... müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, Sanığın müdafiinin, yüzüne karşı tefhim olunan 25.02.2010 tarihli beraat hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 23.03.2010 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Sanıklar ..., hakkında verilen hükme yönelik katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, 5271 sayılı CMK'nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanıklar hakkında 25.02.2010 tarihinde verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı sanıklar müdafinin itirazı üzerine, Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verdiği 06.05.2010 tarihli red kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, sanıklar müdafinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi gereğince REDDİNE, 3-Sanıklar ..., ..., ... hakkında dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik, sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından verilen hükümlere yönelik katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir.Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı,o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.