6. Ceza Dairesi 2023/1351 E. , 2024/12416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3010 E., 2022/2894 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası
**6. Ceza Dairesi 2023/1351 E. , 2024/12416 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3010 E., 2022/2894 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesi Hakimler Kurulunun kimlerden oluştuğunun ad soyad ve sicil yazılarak gösterilmesi yerine sadece kısaltma ad ve soyadların yazılması, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki açık düzenlemeye aykırı ise de; anılan hususun mahallinde eklenmesi olanaklı görülmüştür. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Daha az cezayı gerektiren hâl" başlıklı 150/2. maddesinde; "Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir." denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise: "Maddenin ikinci fıkrasında, suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir." açıklamasına yer verilmiştir. Aynı Yasa'nın 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak "Değer azlığı", hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir." ibaresi ilâvesiyle hüküm altına alınmış bir husustur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (Y.C.G.K.) 15.12.2009 günlü, 6/242-291 Esas ve Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere. 5237 sayılı Yasa'nın 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde "Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. Aynı sayılı Yasa'nın 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup. suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez. Hâkim indirim oranını aynı Yasanın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere "İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı" olacak şekilde saptamalıdır. 5237 sayılı Kanun'un 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. 5271 sayılı Yasa'nın 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır. Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Yasa'nın 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir. Nitekim Y.C.G.K'nın Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çfkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.'de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır. Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır. Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, Mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanında suça sürüklenen çocukların 20,00 TL parasını ve açılmış parliament marka sigarasını aldıklarını, suç sürüklenen çocuk ...'nın araç içerisindeki bas konuş olarak takside kullandığı telefonu avuçladığı ancak katılanın patinaj çekerek kaçmak isterken suça sürüklenen çocuk ... 'nın kendisini aşağı doğru attığını, bu sırada telefonun araç içerisine düşmesi nedeniyle alamadıklarını belirttiği, mahkemedeki beyanında şarj aletinin de alındığını, şarj aletinin alındığını sonradan farkettiğini beyan ettiği anlaşılmakla; 20,00 TL para, yapılan internet araştırmasına göre suç tarihinde parliament marka sigaranın bir paketinin fiyatı olan 15,00 TL ve şarj aletinin fiyatının toplamı, suç tarihi itibariyle brüt asgari ücretin 2.558,40 TL olduğu dikkate alındığında suça sürüklenen çocukların yağmaladıklarının toplam fiyatının asgari ücretin %10'undan az olabileceği anlaşıldığından, suç tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve ekonomik koşullar dikkate alındığında değer azlığı nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150/2 maddesi gereğince indirim yapılması ihtimalinin bulunduğu anlaşıldığından şarj aletinin fiyatı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozmanın hükmü temyiz etmeyen suça sürüklenen çocuk ... 'ya SİRAYETİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.