T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/520 Esas KARAR NO : 2025/873 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : Mon Dec 30 00:00:00 TRT 2024 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 02.09.2023 günü meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası…
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/520 Esas KARAR NO : 2025/873 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : Mon Dec 30 00:00:00 TRT 2024 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 02.09.2023 günü meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkiline ait ... plakalı aracın büyük ölçüde hasar gördüğünü, sigorta şirketinin poliçe süresi içerisinde gerçekleşen bu kaza sonrası müvekkilin aracında meydana gelen zararı, Kasko Poliçesi gereğince karşılamakla sorumlu olacağını, kaza neticesinde davacının KDV dahil ve iskontosuz gerçek zararının giderilmesi giderildiğinin Yargıtay içtihatlarıyla da kabul edildiğini, kasko sigortası bir zarar sigortası olup sigorta teminatını doğuran riziko gerçekleştiğinde sigortacı, sigorta ettirene sigorta ettirdiğini menfaatin riziko gerçekleştiği andaki gerçek ve somut zarar miktarı kadar sigorta tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu, bu doğrultuda davalı sigorta şirketinin akde aykırı davranması sonucunda müvekkilin uğramış olduğu zarardan sorumluluğunun bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü belirterek davalarının kabulü ile, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,00 TL yönünden İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, arabuluculuk aşaması ve ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve vekalet ücretine hükmedilerek yargılama gideri ile birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili İzmir ....Tüketici Mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine yöneltilebilecek tazminat talepleri zamanaşımına uğradığını, dava konusu trafik kazası 02.09.2022 tarihinde meydana gelmiş olup alacak zaman aşımına uğradığını, davayı kabul ettikleri anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirkete karşı açılmış olmadığından yönlendirilen davanın zamanaşımını sebebiyle reddine karar verilmesini, gerçek zararı ispat etmek zarara uğradığını iddia eden kişiye ait olduğunu, zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunanın davacı olduğunu, ispat yükünün belli bir olayın gerçekleyip gerçekleşmediği konusunda vakıa iddiasında bulunan tarafa düşen usuli bir yükümlülük olduğunu, davayı kabul etmekle davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin reddi gerektiğini, aracın hususi araç olup avans faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkil sigorta şirketinin davacının başvurusunu usul ve yasaya uygun olarak değerlendirilip ödeme yapmış olması sebebiyle müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini belirterek dava şartı yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine, müvekkil şirketin sorumluluğunu yerine getirmiş olması nedeniyle talebin reddine, davacının gabin şartlarının ispat edememesi sebebiyle davanın reddine, kaza tarihi itibariyle sigortalı aracın piyasa rayiç değerinin araştırılması ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir .... Tüketici Mahkemesinin 03/04/2025 tarih ve ... Esas- ... karar nolu kararı ile "...dava konusu ... plakalı aracın davalı sigortacı tarafından yapılan Genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında sigorta ettirenin ... Tur. Taş. Oto Kiralama İnş. Ta şirketi olduğu, kasko sigorta ekspertiz raporunda aracın kullanım şeklinin ticari faaliyette olduğunun belirtildiği, bu nedenle tarafların mesleki ve ticari amaçlarla hareket ettiği, dolayısıyla tüketici sıfatlarının bulunmadığı, 6502 sayılı TKHK'ya göre tüketici işlemi olabilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerektiği, ancak somut olayda her iki tarafın da tacir olması nedeniyle uyuşmazlık konusunun da bu hali ile tüketici işlemi olmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla; tarafların arasındaki hukuki ihtilafın genel hukuk kuralları çerçevesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde çözülmesi gerektiği kanaatine varıldığından..." görevsizlik kararı verildiği, mahkememize tevzi edilen dosya mahkememizin 2025/520 esasına kaydı yapılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT: Davacı vekilinin adli yardım talebi ile ilgili olarak mahkememizin 03/06/2025 tarihli ön tensip tutanağı ile "71.334,61 TL netice-i talep ile (icra takip dosyası ödeme emri) mevzubahis meblağın 71.334,61 TL nin kül halinde dava değerini teşkil edeceği, davanın evveliyatta Tüketici Mahkemesinden intikal etmesi ile münhasıran vekâlet harcı ve gider avansı alınmış olup, dava değeri itibari ile peşin harç ve başvuru harcının noksan olması ciheti ilelık kesin süre verilmesine, bu sürede harç ve avans ikmal edilmezse HMK 119/2-2 cümle mucibince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı), Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca dava değeri itibari ile harcın tamamlanması için davacıya kesin süre verilerek eksik harcın tamamlatılmasına karar verilmekle, harç ikmal edildiğinde yargılamaya devam edileceği, aksi halde dosya işlemden kaldırılarak üç ay içinde eksik harç tamamlanıp davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinden, Harçlar Kanunu'nun 30. Maddesinin hususiyet arz eden durumunun ihtarına,(ihtarat yapıldı)" karar verildiği, ön tensip zaptı davacı vekiline 09/06/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 16/06/2025 tarihli dilekçesiyle özetle; ".....Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde kısmi dava olarak ikame ettiğimiz mahkemeniz dosyasında harca esas değer 100 TL olup; UYAP sistemi aracılığı ile yatırılması gereken harçlar hesaplanmıştır. Gerekli harç tutarı, mahkemenize yatırılmış olup; hesaplama ekranı dilekçe ekinde sunulmuştur. Bu doğrultuda 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç tarafımızca yukarıda bilgileri yazılı olan mahkemeniz dosyasına yatırılmış olup; ilgili harçların ve masrafların eksiksiz olarak ödendiği, dava dosyasında sabittir, dolayısıyla dava için gerekli olan tüm harç ve masrafların ödenmiş olduğu, tarafımıza düşen tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği hususunu Sayın Mahkemenin bilgilerine sunarız." gerekçeleri ile noksan harcın ödendiği beyan edilmiştir. Davacı vekilinin talep dilekçesi üzerine mahkememizin 26/06/2025 tarihli ara kararı ile "Eldeki davanın itirazın iptali davası olması ve neticeten itirazın iptali davasına dair taleplerin yapılması, itirazın iptali ve icra-inkâr tazminatının talep edilmiş olup ayrıca kısmi yahut belirsiz olarak alacak davasının açılmamış olması, Yargıtay'ın eski dönem kararlarının ağırlıklı olarak itirazın iptalinin kısmi olarak açılamayacağı, yeni dönem kararlarının ise ağırlıklı olarak kısmi dava olarak açılabileceği cihetinde olmakla beraber takip talebinde dayandığı alacak sebebini ıslah edemez, yine alacağın bölünebilir olması ve aynı hukuki ilişkiden kaynaklanmış olması da şart koşulmuştur. Ancak eskiden beri kadim ve istikrarlı eski uygulama takip dosyasındaki itirazın tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın itirazdan itibaren bir yıllık sürenin hak düşürücü süre olması, bu itibarla 1 yıllık süre -itirazdan sonra olmak üzere-den sonra itirazın iptali davasının ıslahı kabil, ıslah edilmesi mümkün bir dava olmadığı anlaşılmaktadır.Davanın konusu ve hukuki mahiyeti, nev'i ve türü itibari ile talebin reddine, harcın ikmaline dair öntensip hükümlerinin cari olduğuna.." karar verilmiş ara karar davacı vekiline 01/07/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Örnek bir yargıtay ilamı çerçevesinde konu tetkik edildiğinde ki ilgili kararın kanun yararına bozma ilamı olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; Yargıtay ... H.D. Esas No: ...-Karar No: ... "... 3. Değerlendirme 1. Davacı tarafından anlaşmalı boşanma davasında tasdik edilen protokole dayalı olarak 03.03.2022 tarihli takip talebi ile 45.765,56 TL asıl alacak üzerinden takibe geçildiği, davalı tarafından 11.03.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile borcun tamamına itiraz edildiği, icra takibine yapılan itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, iş bu itirazın iptali davasının 07.04.2022 tarihinde 5.000,00 TL üzerinden kısmi dava şeklinde açıldığı, yargılama sırasında takibe giren ve davada talep edilmeyen 2.833,37 TL alacağa ilişkin olarak 18.10.2023 tarihinde davacı tarafından ıslah harcı yatırılmak suretiyle harç ikmalinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Eldeki davanın, dava dilekçesi ile talep edilen ve harçlandırılan 5.000,00 TL yönünden kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, ne var ki ıslahla artırılan miktar yönünden itirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, hak düşürücü sürenin, itiraz niteliğinde olup hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği, bu sebeple ıslah ile artırılan miktar bakımından hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın SONUCA ETKİLİ OLMAMAK ÜZERE KANUN YARARINA BOZULMASINA,..." Bir diğer örnek yargıtay ilamı nazara alındığında;(iş bu ilamın da istinaf sonrası temyiz üzerine verildiği görülmektedir) Yargıtay ... H.D. Esas Esas No: ...-Karar No: ... "3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı yüklenici vekilinin tüm, davalı iş sahibi vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2. Davacı yüklenici tarafından 23/10/2015 tarihli takip talebi ile 101.527,20 TL asıl alacak ve 11.065,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 112.592,33 TL üzerinden takibe geçilmesine ve davalı iş sahibince 06/11/2015 tarihli itiraz dilekçesi ile borcun tamamına itiraz edilmesine rağmen huzurdaki itirazın iptali davası - görevsiz mahkemeye - 25/12/2015 tarihinde 15.000,00 TL üzerinden kısmi dava şeklinde açılmıştır. Her ne kadar davalı borçlunun itirazı davacı alacaklıya 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/I gereğince tebliğ edilmemişse de, davacı alacaklı işbu itirazın iptali davasını 25/12/2015 tarihinde açtığından kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin de 25/12/2015 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Davacı alacaklı vekili yargılama sırasında takibe giren ve davada talep edilmeyen bakiye alacağa ilişkin olarak 02/01/2017 tarihinde ıslah harcı yatırmak suretiyle harç ikmalinde bulunmuşsa da, işbu harç ikmalinin 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Hak düşürücü süre, itiraz niteliğinde olup hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği gibi davalı yanca da bu itirazın istinaf ve temyiz sebebi olarak ileri sürüldüğü görüldüğünden, mahkemece ıslah harcı ile artırılan kısım dikkate alınmadan dava dilekçesi ile 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde talep edilip de harçlandırılan dava değeri olan 15.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne ve kabul edilen 15.000,00 TL'lik dava değeri üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan hükmün davalı iş sahibi yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA," Bu doğrultuda sigorta sözleşmesi kaynaklı sigorta ettiren ve sigorta eden arasında vaki davada davanın mahiyeti ve nevi itibari ile davanın ıslahı kabil olmayan bir dava olması sebebi ile takip dosyasındaki alacak kaynaklı mezkûr alacak dava değeri müddeabih kabulü ile harç ikmal edilmiş olmakla; Kısmi açılan miktarlar dışındaki meblağ aynı davada ıslaha da konu olamayacağı ve harç ikmali ile hasıl olan mevcut hukuki vaziyetin davacı lehine olduğu, ıslahla artırılamayan kısım için ise ayrıca ek dava açmanın da davanın itirazın iptali olması ve takip dosyası ve ilgili takip alacağı için 2. Bir dava açmakta da hukuki yararın bulunmaması sebebi ile bu durumunda davacı lehine olması nazara alınarak talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekiline ön tensip zaptı 09/06/2025 tarihinde, davacı vekilinin talebi üzerine verilen ara karar ise 01/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen yasal ve kesin süre içerisinde harç eksikliği ikmal edilmediğinden davanın Harçlar Kanunu 30 ve HMK 150. Madde gereğince açılmamış sayılmasına ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın itirazın iptali davası olması ve neticeten itirazın iptali davasına dair taleplerin yapılması, itirazın iptali ve icra-inkâr tazminatının talep edilmiş olup ayrıca kısmi yahut belirsiz olarak alacak davasının açılmamış olması, itirazın iptali davasının ıslahı kabil, ıslah edilmesi mümkün bir dava olmadığı ve davanın konusu ve hukuki mahiyeti, nev'i ve türü itibari ile; HMK 119 ve 150.madde mucibince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, ( Yargıtay ... H.D. Esas Esas No: ...-Karar No: ...) 2-Alınması gerekli 615,40 TL nispi ilam harcı peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 5-Davalı tarafça yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk ücreti 2.080,00 TL'nin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında davacıdan tahsiline, 7-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir ve tayin edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/10/2025 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı