11. Hukuk Dairesi 2009/3490 E. , 2010/9582 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Van 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2006/925 - 2008/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2009/3490 E. , 2010/9582 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Van 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2006/925 - 2008/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu tıp merkezinin satışı konusunda davalılar ile anlaştığını, iki defa sözleşmeden caydıklarını, üçüncüsünde 85.000.00 YTL’ye satışın gerçekleştiğini, 115.000.00 YTL cayma tazminatının kararlaştırıldığını, miktarın ayrıca paraf edildiğini, davalıların yine sözleşmeye bağlı kalmadıklarını, çekilen ihtarın karşılıksız kaldığını, sözleşmenin tanığının olduğunu, davalıların sağlık merkezinin niteliği konusunda aldatıldıklarını savunduklarını, oysa kendilerinin mesleğinin doktorluk olduğunu, davalıların yüzünden tıp merkezinin zarar gördüğünü ileri sürerek, 115.000.00 YTL cayma tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinin baştan beri aldatıldıklarını, davacının Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik gereği tıp merkezinin nasıl olacağının belli olduğunu, bu yerin tıp merkezi olarak satıldığını, oysa kadın doğum merkezi niteliğinde olduğunun ortaya çıktığını, esasen davacının düzenleme göre böyle bir işletmenin sahibi olamayacağını, binanın 1/3 hissedarı olduğunu, sözleşmenin geçerli bulunmadığını, davacının edimini yerine getirme imkanın olmadığını, işletmenin kendisine ait bulunmadığını, 15.000.00 cayma tazminatının tahrifatla 115.000.00 YTL’ye çıkarıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme konusu yerin Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik gereği doktorlarca açılmasının gerektiği, davacının doktor olmadığı, ayrıca bu yerin sahibinin dava dışı tüzel kişilik olduğu, temsilcisinin başkası bulunduğu, davacının binanın 1/3 oranında hissedarı olduğu, sözleşmenin geçersiz bulunduğu ve buna bağlı cezai şartın da geçersiz olduğu, davacının talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 17,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.