T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/323 KARAR NO : 2026/522 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :13.06.2024 NUMARASI :2022/... Esas, 2024/... Karar DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - D…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/323 KARAR NO : 2026/522 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :13.06.2024 NUMARASI :2022/... Esas, 2024/... Karar DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 17/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2026 Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2024 tarih ve 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.10.2016 tarihinde sürücü ... idaresindeki plakası tespit edilemeyen motosiklet ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki elektrikli bisiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kaza sonucunda müvekkilinin malul duruma düştüğünü, kazaya karışan aracın olay yerinden kaçtığını, plakasının tespit edilemediğini, bu nedenle medyana gelen zarardan ... Hesabının sorumlu olduğunu, davadan önce davalı şirkete başvuruda bulunduklarını, yapılan ödemenin gerçek zararın çok altında olduğunu belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla geçici ve kalıcı iş göremezlikten kaynaklı 100,00-TL maddi tazminatın davalı şirkete başvuru tarihini müteakip 8 iş gününün bitimi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava tarihinden önce müvekkili kuruma yapılan başvuru sonucunda davacıya 23.537,00-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme sonucunda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunan motorlu taşıtlardan olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davanın sigortasız araç sürücüsüne ve işletenine ihbarını talep ettiklerini, tarafların kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunu, bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; araç tipinin “motosiklet” olduğunun ceza dosyasında kesinleştiğini ve yok sayılamayacağını, ceza dosyasında sanık motosiklet sürücüsü olarak yargılandığını ve kusur oranının %100 oranında motosiklet sürücüsüne verildiğini ve motosiklet çarpması olarak kabul edildiğini, mahkemece hiç bir gerekçe gösterilmeden ceza dosyasındaki bu kesin tespitten ayrıldığını, 50 CC tartışması yanlış uygulandığını ve ispat yükünün davacıda olmadığını, teknik konularda mahkemenin resen inceleme yapması gerektiğini, ispat yükünün yanlış uygulandığı ve varsayıma dayalı hüküm kurulmuş olduğunu, bilirkişi incelemesi dahi yapılamayan bir dosyada varsayımsal gerekçeyle davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı ... Hesabı tarafından araca ilişkin teknik verileri ve sigorta yükümlülüğünün bulunmadığını ispatlayamadığını belirterek mahkemece verilen ret kararının kaldırılarak dosyanın yeni bir teknik bilirkişi heyeti oluşturularak yeniden incelenmek üzere mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; İlk derece mahkemesince, 19.11.2020 tarihli, 2018/... Karar sayılı kararla "davanın kabulüne; 4.003,76-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 34.953,21-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 23.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine dairemizin 04.10.2022 tarihli, 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı ilamı ile "plakası bilinmeyen ve trafik sigortası bulunmayan motosiklet nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ... Hesabının zarardan sorumlu olduğu ve ... Hesabına husumet yöneltilip, davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunun davacı tarafından ispatlanması gerektiği" gerekçesiyle kararın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde; "Davaya konu trafik kazasının oluşumunda olay mahallinden kaçan şahsın sürücüsü olduğu motosikletin 50 cc motor hacminden daha fazla olup Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi yaptırması zorunlu araçlardan olduğu dosya kapsamı itibariyle sabit olmayıp, anılan hususun davacı tarafça da ispat olunamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinafa taşınmıştır. Davacı vekilinin istinafının incelenmesinde: Dairemizin ortadan kaldırma kararı sonrası yapılan incelemede ilk derece mahkemesince; "... davacının yolcu konumunda bulunduğu motosiklet ile çarpışan elektrikli bisikletin...her ne kadar davacı tarafça plakası tespit olunamayan motosiklette yolcu konumunda bulunup bu motosiklet sürücünün kaza geçirdikten sonra olay yerinden kaçtığı belirtilerek davalı ... Hesabı aleyhine işbu dava açılmış ise de; davacının kazaya karışan araç ve sürücüsünün bilgilerini temin etme imkânı bulunuyorken etmeyerek kendi fiili ile plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMSS yaptırma yükümlülüğü olan araçlardan olduğunu ispata yönelik herhangi bir delil ibraz etmemiştir." denilmişse de bu kabul dosya ve olay ve oluşla uyumsuzdur. Zira davacı, plakası tespit edilemeyen motosiklette yolcu değil, motosikletin çarptığı elektrikli bisikletin sürücüsüdür. Diğer yandan, davacı kendisine çarpan aracın siyah renkli ... marka bir motosiklet olduğunu ispatlamış olup motosikletin olay yerinden kaçırıldığı, motosiklet sürücüsü ile davacının bir yakınlığının olmadığı, dolayısıyla motosiklet sürücüsünün davacıya yardımcı olmasının beklenemeyeceği, davacı tanığı ...'ın "olaya karışan motosikletin elektrikli olmadığını benzinli olduğunu bildiği" beyanı göz önüne alındığında daha fazla ispat yükü yüklemek davacının elinde olmayan bir ispat külfeti yüklemek anlamına gelecektir. Tarif edilen motosiklet hemen hemen tümüyle 50 cc motor hacminin üzerinde bir motor hacmine sahiptir. Nitekim davalı ... Hesabı davadan önce davacı tarafından yapılan başvuruyu kabul etmiş ve kısmi ödeme de yapmıştır. Bu durumda davacının uğramış olduğu kazayı ve kendisine çarpan motosikletin trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun ispatladığı kabul edilmelidir. Mahkemenin aksi yöndeki kabulü dosya kapsamı ve olay ve oluşla uyumlu değildir. Davalı vekilinin ilk karara yönelik istinaflarının incelenmesinde: Dairemizin ilk kararı ile davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı ve SGK'dan ödeme yapılıp yapılmadığı hususununu araştırılmadığına yönelik istinaflarının yerine görülmeyerek reddedilmiştir. Diğer istinaf gerekçeleri ise değerlendirilmemiştir. Buna göre: Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinafının incelenmesinde: Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/... Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre, -11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, -11/10/2008-01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, -01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve -20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021... K sayılı kararları) İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Yönetmeliği'ne göre davacı da % 10 oranında kalıcı ve 3 aya kadar uzayabilecek nitelikte geçici işgücü kaybı oluştuğu belirtilmiştir. Rapor kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiş olup davalı vekilince raporun aksine bir delil sunulamamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmamıştır. Geçici işgöremezlik (geçici maluliyet tazminatından) tazminatının teminat dışında olduğuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği geçici işgöremezlik zararının, sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan ve aynı nedenle ... Hesabı da sorumlu olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik tazminatının karar altına alınması yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Hesabı Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ... Hesabı'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ... Hesabı'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Bu itibarla davalı ... hesabı yönünden tüm tazminat miktarı yönünden ... Hesabına yapılan başvuru tarihi olan 12/07/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması gerekmektedir. Mahkemece bu tarih yerine "davadan önce sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış olduğu anlaşıldığından temerrüt 23.01.2018 tarihi olarak belirlendiği" gerekçesiyle 23.01.2018 tarihinin esas alınması hatalı ise de belirlenen tarih davalı lehine olduğundan Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinafı yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2024 tarih ve 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ ile; - 4.003,76-TL geçici iş göremezlik tazminatının, 23.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, - 34.953,21-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının, 23.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davacı taraftan alınması gereken 2.661,15-TL karar harcından, peşin yatırılan 35,90-TL ve 132,72-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 301,32-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.359,83-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-)Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin harç ve 132,72-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 301,32-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 4.769,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiginden 38.956,97-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf giderleri açısından; 7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 9-Davacı tarafından yapılan 480,00-TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 10-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.17.02.2026 ... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.