2. Ceza Dairesi 2023/29273 E. , 2024/10017 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/115666 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısın…
**2. Ceza Dairesi 2023/29273 E. , 2024/10017 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/115666 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, ... İnşaat şirketi vekili ...'in anılan şirketin ... ... Demiryolu Hattı ... ... kesimin inşası projesinin yüklenicisi olduğu, söz konusu alanda inşaat yıkımının devam ettiği şirkete ait 300 kg. civarında demiri inşaat alanından çeşitli zamanlarda çaldıklarına şahit olduğu kişilerden şikayetçi olduğunu belirtmesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, 20/03/2023 tarihli araştırma görüntü izleme tutanağına göre olay günü bir erkek ve bir kadın şahsın tespit edildiği, bu şahısların söz konusu alanda bulunan turuncu montlu firma görevlisi ile konuştukları, buldukları malzemeleri kamera açısına girmeyen bölgeye götürdükleri, şüphelilerin bu alandan malzeme toplamasına firma görevlisi kişinin müsaade ettiği ve müdahalede bulunmadığı, şüphelilerin iş makineleri durmuş iken 2-3 metre uzunluğunda demir malzemeyi araçlarına taşıdıklarının görüldüğü, ancak inşaat faaliyetinde görevli olduğu değerlendirilen turuncu mont giyen kişinin şüphelilerin topraktan çıkan malzemeleri toplamalarına izin verdiği nazara alınarak şüpheliler tarafından olay konusu demirlerin alınmasında suç işleme kastı ile hareket edildiği yönünde delil bulunmaması itibariyle suçun unsurlarının gerçekleşmediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; Kovuşturmaya yer olmadığı karar ve 20/03/2023 tarihli araştırma görüntü izleme tutanağında bahsi geçen turuncu montlu şahıs ile iş makinesi operatörünün kimliğinin tespit edilmesi ve olay günü şüphelilerin demir aldığı çalışma alanında bulunan diğer çalışanların tespit edilerek ifadelerine başvurulması ve sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Müştekinin ... ... Demiryolu Hattı ... ... kısmının yapımına ait ihaleyi alan ... İnşaat'ın vekili olduğunu, olay günü saat 10:00 ve 16:30 aralarında erkek ve kadın şahısların şirketlerine ait yaklaşık 300 kg demiri aldıklarını, ayrıca 1,5 tonluk inşaat demirini istifleyerek çalmaya çalıştıklarını, şahısların yanına giderek polisi aradığını belirterek uyardığını beyan ettiği, görüntülerden hareketle bahse konu demirleri alan şahısların şüpheliler olduğunun tespit edildiği, 20.03.2023 tarihli Araştırma-Görüntü İzleme ve Tespit Tutanağına göre, olay günü saat 12.17'de at arabalı bir kadın bir erkek şahsın yıkım alanına geldiğinin ve yaklaşık 2-3 metre uzunluğunda demir malzemeyi at arabasına yüklediğinin, yere eğilerek bir şeyler alarak kamera açısına göre sağ tarafta bulunan kameraların görmediği alana götürdüklerinin, inşaat çalışma alanına tekrar girdiklerinde üzerinde turuncu renkli mont bulunan erkek şahıs ile konuşup malzemeleri kamera açısına girmeyen bölgeye götürdüklerinin, bu sırada ve devamında firma görevlisi ve iş makinesi operatörünün bu duruma müsaade ettikleri hususlarının tespit edildiğinin belirtildiği, şüphelilerin savunmalarında, görüntülerdeki kişilerin kendileri olduğunu kabul etmekle birlikte, inşaat alanından sadece geçmekte olduklarını beyan ettikleri, şikâyetçinin de itiraz dilekçesinde belirttiği üzere, şüphelilere bahse konu malzemeleri alması konusunda izin verdiği belirtilen görüntülerdeki turuncu montlu şahsın kimliği tespit olunarak, şirketle herhangi bir ilgisinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, ilgisi bulunuyor ise, şüphelilere bahse konu malzemeleri almaları konusunda izin verip vermediği sorularak ve yine görüntülerdeki iş makinesi operatörünün ve çalışma alanında bulunan çalışanların konuyla alakalı tanık sıfatıyla beyanlarının alınarak şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Edirne 2. Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 07.06.2023 tarihli ve 2023/2212 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.