11. Hukuk Dairesi 2024/5303 E. , 2025/3518 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/897 Esas, 2024/1179 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/226 E. - 2022/45 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…
**11. Hukuk Dairesi 2024/5303 E. , 2025/3518 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/897 Esas, 2024/1179 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/226 E. - 2022/45 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, merkezi Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan ve medya hizmeti alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, şirketin, dünya çapında izleyicilere ... haber kanalı, politika ve iş dünyası haberleri, son dakika haberleri, hafta içi sohbet programları ve eğlence hizmetleri sunduğunu, "Şekil+... " logosunu ülkemizde de tescil ettirmek için davalı Kuruma başvurduğunu, 2020/124764 sayılı başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-g hükmü uyarınca reddedildiğini, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının da TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkili marka başvurusunun, SMK'nın 5/1-g maddesi kapsamında marka olarak tescil edilebilir bir işaret olduğunu, bu markanın başta menşe ülke ABD olmak üzere pek çok ülkede tescil engeliyle karşılaşmadığını ve marka olarak tescil edildiğini ileri sürerek YİDK'in 2021-M-5265 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu, Paris Sözleşmesinin devletlere ait bayrakların tıpatıp aynısını değil, taklitlerini de koruma kapsamına aldığını, davaya konu başvurudaki görsel unsurların, bir bütün olarak ABD devletine ait hükümranlık işaretinin taklidi biçiminde algılanacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka başvurusunun, ABD bayrağının taklidi nitelinde olduğu, SMK'nın 5/1-g hükmü uyarınca mutlak tescil engeli barındıran bir işaret, menşe ülke tarafından marka olarak tescil edilebilir kabul ediliyorsa, bu marka başvurusunun, ülkemizde de anılan hüküm uyarınca reddedilemeyeceği, dava konusu marka başvurusunun bire bir aynısının, menşe ülke olan Amerika Birleşik Devletleri'nde tescile bağlandığı, yine İngilizce'nin ülkemiz ortalama tüketicisine göre daha çok bilindiği ve fiilen yaygın olarak kullanıldığı Avustralya'da da davaya konu markanın ulusal merci tarafından tescil edildiği, buna göre menşe ülke olan ABD'nin yetkili merciinin kendi ülkesinde, davaya konu marka başvurusu ile aynı başka bir işaretinin tesciline izin verdiği, vermiş olduğu bu izin dolayısıyla söz konusu marka başvurusunun ülkemizde de SMK'nın 5/1-g hükmü uyarınca yasaklanamayacağı, dava konusu marka başvurusu yönünden başkaca bir mutlak tescil engeli de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.