6. Ceza Dairesi 2009/21669 E. , 2010/16659 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Haklarında dava konusu eylemle ilgili ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ..., ..., ... ve ...’ın, olaydan kısa bir süre sonra yanlarında sanık olmadığı halde suçun işlendiği akaryakıt istasyonuna dönüp, suça konu 10 lirayı yakınana ver…
**6. Ceza Dairesi 2009/21669 E. , 2010/16659 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Haklarında dava konusu eylemle ilgili ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ..., ..., ... ve ...’ın, olaydan kısa bir süre sonra yanlarında sanık olmadığı halde suçun işlendiği akaryakıt istasyonuna dönüp, suça konu 10 lirayı yakınana vermek istedikleri ancak yakınanın olayı polise bildirdiğini söyleyerek parayı almadığı anlaşılmış ise de; adı geçenlerin parayı ödemeleri konusunda sanığın herhangi bir yönlendirmesinin bulunmadığı ve daha sonraki tarihlerde de yakınana 10 lira geri verilmediğinden, etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığından, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesi benimsenmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 27.01.2009 gün ve 2008/6-203-2009/3 sayılı kararında belirtildiği gibi, “Nitelikli Yağma” suçunu yaptırıma bağlayan, 5237 sayılı TCK.nun 149. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendinde "Yol kesmek suretiyle ya da konut veya işyerinde" ibaresine yer verilip ayrıca "eklenti ya da ayrılmaz parçadan" bahsedilmemesi nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 2. maddesinin 3. fıkrasındaki; “Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” hükmü uyarınca; sanığın, gece saat 01:00 sıralarında silahla tehdit etmek suretiyle yağma suçunu işlediği akaryakıt istasyonunun yakıt pompalarının bulunduğu bölümünün işyeri niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında; temel cezanın belirlenmesi sırasında, ihlal edilen bend sayısının çokluğuna göre suçun işleniş biçimi gerekçe gösterilerek, TCK.nun 149. maddesinin 1. fıkrasının ( a ) ve ( h ) bendlerinin yanı sıra ayrıca ( d ) bendiyle de hüküm kurulması, 2-Suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetildiğinde; daha çoğunu alma olanağı varken gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan araç gazının 10 lira olan bedelini ödememek için yağma suçunu işleyen sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK.nun 150/2. maddesiyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 27/10/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.