11. Hukuk Dairesi 2023/2802 E. , 2024/5000 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1254 Esas, 2023/307 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/418 E., 2020/403 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince…
**11. Hukuk Dairesi 2023/2802 E. , 2024/5000 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1254 Esas, 2023/307 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/418 E., 2020/403 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 17.03.2015 tarihinde Lisansız Elektrik üreticileri için dağıtım sistem kullanım anlaşması imzalandığını, davacı şirketin 80010221 ve 80010223 tesisat numaraları ile davalı şirkete lisansız güneş enerji santralleri bünyesinde üretmiş olduğu elektriği satmakta olduğunu, 80010221 ve 80010223 tesisat numaralı tesisatlar için 115.874,02 TL ve 109.875,84 TL.lik lisansız elektrik üretim ve limit aşımı elektrik üretim bedeli faturası düzenlendiğini, dava konusu 2 adet faturanın 22.08.2017 tarihinde Bakırköy 40. Noter aracılığıyla davacı şirket vekili tarafından davalı şirkete ihtarname ile gönderilmiş, davalı şirketin 29.07.2017 tarihinde Konya 9. Noter aracılığıyla davacı şirketin göndermiş olduğu faturalara itiraz ettiğini beyan etmiş, davacı şirket vekili taraflından Bakırköy 40. Noter aracılığıyla 11.09.2017 tarihinde faturaların ödenmesi için tekrar ihtarname gönderildiğini, bu faturaların ödenmemesi üzerine Konya 5. İcra Müdürlüğünün 2017/10830 E. sayılı dosya numarası ile 266.278,63 TL'lik icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu ancak, itirazın haksız olduğunu beyan ederek, davalının Konya 5. İcra Müdürlüğünün 2017/10830 E. sayılı takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının hukuka uygun olmadığını, mevzuat hükümlerinin açık olduğunu, davanın reddi gerektiğini, dağıtım şirketinden alınan verilerine göre 01.07.2017 tarih ve 12.00-13.00 saatleri arasında ... Enerji San. Ve Tic. Ltd. Şti. ait sayacın demand değerinin 1001,7 kw olduğu ve güç aşımı yapıldığının tespit edildiğini, davalı tarafından güç aşımı yapıldığı ve bu durumda ilgili aya ilişkin üretilen enerji bedelinin talep edilemeyeceği bilinmesine rağmen, 31.07.2017 tarih ve 136262 sıra nolu fatura ile 31.07.2017 tarih ve 136263 sıra nolu fatura tanzim edildiği ve müvekkili şirkete tebliğ edilerek mevzuata aykırı olarak ödeme talep edildiğini, görevli tedarik şirketi olarak görev yapmakta olan müvekkili şirket tarafından 22.06.2017 tarih ve 715/-3 sayılı kurul kararı gereğince söz konusu fatura ile ilgili olarak davalıya ödeme yapılmadığını, kurul kararında da belirtildiği üzere sisteme verilen enerji YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınacağını, müvekkili şirket görevli tedarik şirketi olarak iş ve işlemlerini yürürlükteki Kanunlar ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu mevzuatı çerçevesinde yürüttüğünü, müvekkili şirket faturanın ödemesi veyahut ödenmemesi gibi konularda karar mercii olmayıp, EPDK tarafından belirlenen mevzuatı uygulamakla yükümlü olduğunu, EPDK tarafından 22.06.2017 tarih ve 7150/3 sayılı kurul kararı ile lisanssız elektrik enerjisi üreten tesislerin güç aşımı yaptığı durumlarda uygulanacak iş ve işlemler belirlendiğini, müvekkili şirket kurum tarafından yürürlüğe konulan mevzuatı uygulamak zorunda olduğunu, aksi halde Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16 ncı maddesi gereği idari yaptırımlara tabi olduğunu beyan ederek davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel anlamı ile davanın teknik bir dava olup, taraflar arasında yapılan sözleşmeye uyulup uyulmadığı ve sözleşme hükümlerinin geçerli olup olmadığı üzerinde toplandığı, davacı tarafın iddiası, taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden verilmiş olan veya iletilmiş olan enerjinin bedelinin davalı taraftan tahsil edilmesi için yapılan icra takibine yönelik itirazın kaldırılması davası olduğu, davalı taraf ise, söz konusu enerjinin kurum tarafından alınması konusunda herhangi bir itirazlarının olmadığı, ancak ilgili yasa maddeleri gereğince güç aşımı nedeniyle fazlaca verilen enerjinin bedelinin kurumca ödenmeyeceği, davaya konu bedeli bu söz konusu güç aşımından kaynaklandığı dolayısıyla bu bedelin kendilerinin ödeme zorunluluğu olmadığını, mahkemece yapılan uzmanlık görüşü ihtiva eden dosya genel itibariyle, teknik verilerin incelenmesi talep edilmiş, bilirkişilerce taraflar arasında güç aşımı olduğunun beyan edilmesi, söz konusu ihlalin işlendiği dönemde uygulanan mevzuata göre davacının davasının reddine, davacının kötü niyetli olarak nitelendirilemeyeceğinden icra inkar tazminatının hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında "Lisansız Elektrik Üreticileri için Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması" yapıldığını, anlaşmaya göre müvekkili tarafından sisteme enerji verildiğini, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 24.08.2017 gün ve 7262-3 sayılı kararı ile hukuki dayanaktan yoksun olarak kurulu güçte limit aşımı nedeniyle üretilen tüm enerjinin bedelsiz olarak sisteme verildiğinin kabulü ile üretilen enerjinin bedelinin ödenmemesine yol açılmasına yönelik yaptırım uygulanmasına ilişkin karar aldığının beyan edildiğini, söz konusu idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması nedeniyle davalının gerekli yasal başvuruları yapması, gerekli davaları açmasının zorunlu olduğunu, davalı ile aralarında anlaşma kapsamı dışında bir yaptırım söz konusu olmadığını, sözleşmenin 16. maddesinde "cezai şart" başlığı altında yapılan açıklamada her bir ihmalin veya ihlalin karşılığının ne olduğunun çok açık olarak belirtildiğini, üretim tesisi ile ilgili iş ve işlemler tamamlanarak Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubu’nda yer alan 1 MW ve altında bir değere ulaşılana dek üretim tesisinde üretilen enerjinin görevli tedarik şirketi tarafından üretilerek sisteme verilmiş olduğu kabul edilerek bu enerji ile ilgili olarak piyasa işletmecisi ve görevli tedarik şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmamasına, bu kapsamda sisteme verilen enerjinin ise YEKDEM’ e bedelsiz katkı olarak dikkate alınmasına, karar verilmiştir “ dendiğini, davalı bunu gerekçe gösterdiğini, ancak, davalı tarafından alınan bu karara karşı yasal yollara başvurmaması kendisini bağlayacağını, çünkü, müvekkilinin davalı ile bağlantı anlaşmalarının mevcut bulunduğunu, aralarındaki hukuki ilişkiyi de bağlantı anlaşması düzenleyeceğini, arz edilen üzere bağlantı anlaşması EPDK tarafından çıkartılan sözleşmeye uygun yapıldığını, müvekkili şirket tarafından 31.07.2017 tarih ve 136262 seri nolu faturaları incelendiğinde mahkemenin davayı sadece yönetmelik hükümlerine göre değerlendirdiğini, halbuki taraflar arasında yapılan sözleşmede bu durumlarda uygulanacak yaptırımların belli olduğunu, bunun dışında tarafların sözleşmede belirledikleri hükme göre 13. ve 17. madde kapsamında yapılan açıklamalarda çok açık olarak belirlendiğini, mahkemenin taraflar arasındaki sözleşme hükmünü esas alması gerekirken sadece yönetmelik hükmüne dayandırıldığını, kararın yerinde olmadığını, nitekim söz konusu yönetmelikte yapılan değişiklik kapsamına göre de değerlendirme yapılmadığını, mahkemenin gerekçesinin doğru olmadığını, bu nedenle bilirkişilerden sözleşme kapsamına göre de alternatif hesaplama yapılması gerekirken yapılmamasının usul hatası olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan ''Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması'' başlıklı sözleşmenin 23. maddesinde "Bu anlaşmanın yürürlük tarihinden sonraki mevzuat değişiklikleri tarafları bağlar. Bu anlaşma hükümleri mevzuat hükümlerine uymama gerekçesi olarak ileri sürülemez" denilmiştir. Taraflar elektrik piyasasında faaliyet göstermekte olup elektrik piyasasını düzenlemek ve denetlemekle görevli olan EPDK'nın düzenleyici işlem niteliğindeki kararları iptal edilmediği sürece her iki tarafı da bağlayıcı nitelikte olduğu, UYAP üzerinden yapılan araştırmada EPDK tarafından alınan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun 22.06.2017 tarih ve 7150-3 sayılı Kurul Kararı’nın iptali için Danıştay 13. Dairesi'nin 2017/2713 Esas, 2020/915 Karar sayılı dosyası ile dava açıldığı, açılan davanın "Kurul’un lisans alma zorunluluğu bulunan bu tesislerin faaliyetini lisans alıncaya kadar durdurma yetkisinin bulunduğu dikkate alındığında, ilgili şirketleri Kanuna uymaya zorlama amacıyla 1 MW'tan fazla elektrik üretilmesi hâlinde bu üretimin 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kabul edilmeyerek ödeme yapılmaması ve bu elektriğin YEKDEM’e bedelsiz katkı olarak verilmesine yönelik düzenlemenin ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.Bu itibarla, Kurul’un elektrik piyasasını düzenleme yetkisi çerçevesinde lisanssız elektrik üretim şirketlerine ait tesislerin 6446 sayılı Kanuna uygun olarak faaliyetlerini sürdürmeleri, aksi hâlde 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında alım yapılamayacağını açıklama ve uyarma mahiyetinde olan dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır" gerekçesiyle reddine karar verildiği, karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2020/20149 Esas, 2021/2198 Karar sayılı kararı ile temyiz talebinin reddine karar verildiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 16. maddesinde bağlantı noktasına anlaşma gücü üzerinde elektrik verilmesi hali için anlaşma gücünü aşan kısım için (kW) ilgili takvim yılının en yüksek sistem kullanım fiyatı üzerinden hesaplanan bedelin dört misli olarak hesaplanacak cezanın uygulanacağı belirtilmişse de yukarıda açıklandığı üzere EPDK kararları tarafları bağlayıcı olduğundan sözleşmede belirtilen cezai şarta ilişkin hüküm, EPDK kararının uygulanma zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı kanaatine varıldığından davacının yerinde görülmeyen istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.