6. Ceza Dairesi 2023/15388 E. , 2023/11106 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/409 D. İş SUÇ : Silahla tehdit KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2021/384 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'n
**6. Ceza Dairesi 2023/15388 E. , 2023/11106 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/409 D. İş SUÇ : Silahla tehdit KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2021/384 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetime tâbi tutulmasına karar verildiği, anılan karara yapılan itirazların reddi ile 07.06.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 18.01.2023 tarihli ve 94660652-105-34-24990-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve 2023/11725 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve 2023/11725 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "...Dosya kapsamına göre, sanık ...'ın mağdur ... ile öncesinde tartışması üzerine mağdurun evinin önüne gittiği, bu esnada mağdur ile mağdurun çalışanı olan ...'ın da evin önünde oldukları, sanığın kendisine ait ruhsatlı silahının namlusunu doldurup araçtan indiği ve silahı havaya doğrulttuğu, tanık ...'un sanığa müdahale etmeye çalıştığı, sanığın tanık ...'u göğsünden ittirdiği, tanık ...'un da sanığı elinden tutup aracına doğru ittirdiği sırada yaşanan arbede esnasında silahın birden ateş aldığı, sonrasında mağdurun sanığı darp ettiği biçiminde meydana gelen olayda sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e ve 35. maddelerinde düzenlenen silahla yaralamaya teşebbüs veya anılan kanun 170/1-c maddesinde düzenlenen silahla genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukukî vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de, Sanığın mağdur ile arasında yaşanan olay gelişimine göre tartışma ile hakaret ve tehdit iddiaları da dikkate alınıp olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sanık lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması, gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Oluş ve dosya içeriğine göre, bacanak olan sanık ve mağdurun olay gecesi telefon ile konuşurken tartışmaları üzerine sanık ...'ın mağdur ...'in evinin önüne aracı ile gittiği, bu esnada mağdur ile mağdurun çalışanı olan tanık ...'ın da evin önünde oldukları, sanığın kendisine ait ruhsatlı silahının namlusunu doldurup araçtan indiği, tanık ...'un sanığa müdahale etmeye çalıştığı, sanığın tanık ...'u göğsünden ittirdiği, tanık ...'un da sanığı elinden tutup aracına doğru ittirdiği sırada yaşanan arbede esnasında silahın birden ateş aldığı, sonrasında mağdurun sanığı darp ettiği biçiminde meydana gelen olayda sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediği de gözetilerek somut olayda gerçekleştirilmiş olan eylemin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 35 ve 29 uncu maddelerinde düzenlenen haksız tahrik altında silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukukî vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hukuka aykırı görüldüğünden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/409 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Yasa'nın 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Yasa'nın 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.