2. Ceza Dairesi 2024/4351 E. , 2024/22046 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. mad…
**2. Ceza Dairesi 2024/4351 E. , 2024/22046 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2019 tarihli ve 2018/1059 Esas, 2019/218 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h , 143 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 62. maddeleri uyarınca verilen 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli, 2019/2236 Esas ve 2020/253 Karar sayılı kararı ile sanığın duruşmaya getirtilmeden karar verilmesi ve tanığın dinlenmediğinden bahisle bozma kararı verildiği, bozma sonrası Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/178 Esas, 2021/289 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h , 143, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 62. maddeleri uyarınca verilen 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.04.2022 tarihli, 2021/1457 Esas ve 2022/1000 Karar sayılı kararı ile mütalaanın usûlüne uygun olarak alınmaması ve müdafiinin yokluğunda yargılama yapıldığından bahisle bozma kararı verildiği, ancak verilen bozma kararlarındaki bozma nedenlerinin 5271 sayılı Kanunun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararları vermesi üzerine ilk derece mahkemesince sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h , 143, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 62. maddeleri uyarınca verilen 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin verdiği beyanlar itibarıyla gerekli incelemelerin yapılmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2019 tarihli ve 2018/1059 Esas, 2019/218 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli, 2019/2236 Esas ve 2020/253 Karar sayılı kararında; sanığın duruşmaya getirtilmeden karar verilmesi ve tanığın dinlenmediğinden bozma kararı verildiği, bozma sonrası Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/178 Esas, 2021/289 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.04.2022 tarihli, 2021/1457 Esas ve 2022/1000 Karar sayılı kararı ile mütalaanın usûlüne uygun olarak alınmaması ve müdafiinin yokluğunda yargılama yapıldığından bahisle bozma kararı verildiği, ancak verilen bu bozma kararlarındaki belirtilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararları verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli, 2019/2236 Esas ve 2020/253 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/178 Esas, 2021/289 Karar sayılı kararı ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.04.2022 tarihli, 2021/1457 Esas ve 2022/1000 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/412 Esas, 2022/749 Kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.