11. Hukuk Dairesi 2009/7347 E. , 2011/6699 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.03.2009 tarih ve 2004/875 - 2009/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bu
**11. Hukuk Dairesi 2009/7347 E. , 2011/6699 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.03.2009 tarih ve 2004/875 - 2009/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinde 20.08.2004 günü yangın çıktığını, işyerinde balık yemi fabrikası bulunduğunu ve işyerinin davalı tarafından Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, yangın üzerine 21.08.2004 tarihinde rizikonun davalıya ihbar edildiğini, aynı gün sigorta eksperinin gelerek 21.08.2004 tarihli hasar tespit protokolünün düzenlendiğini, yangında 49.600 kg balık yağı, 6.600 kg balık yemi, 3.000 kg soya fasulyesinin zayi olduğunu, fabrikanın çuvallama ünitesinin yan cephesi ve depo çatısında hasar meydana geldiğini, bahçeyi kaplayan yağ nedeni ile harfiyat işlemi yapılması gerektiğini, 5 adet aydınlatma lambasının yandığını, davalı tarafından Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/8 D.İş sayılı dosyası ile hasar tespiti yapıldığını ancak raporu kabul etmediklerini, bu rapor baz alınarak davalı tarafından zararlarına karşılık olmak üzere 22.032 USD’nin 18.10..2004 tarihinde ödendiğini, taraflar arasında hasar miktarı konusunda bir uzlaşma olmadığını ancak her biri 1.000 kg kapasiteli 51 adet konteyner içinde olan balık yağının tamamen kullanılamaz hale geldiğini, bu durumun şirket kayıtları ile tespit edilebileceğini ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla 48.000 USD karşılığı 69.375,88 YTL’nın 21.08.2004 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak açıldığını, Yangın Sigortası Poliçesi Genel Şartları gereği hakem bilirkişi tayin edilmesi gerektiğini, davacının TTK'nun 1293. maddesine aykırı hareket ettiğini, koruma tedbirlerini almayarak, zararın artmasına neden olduğunu, buna rağmen kendilerinin işyerinde gerekli tespitleri yaptırıp zarar miktarını ödediklerini, davacının 51 adet konteynerin tamamının balık yağı ile dolu olduğu iddasının gerçeği yansıtmadığını, balık yağı emtiasında meydana gelen hasarın 19.760,00 kg olduğunu, hasarlı olmayan bir çok emtiaya ilişkin talepte bulunulduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan Klasik Yangın Sigorta Poliçesinde üçüncü sahışlara ait malların da teminata dahil olacağının kararlaştırıldığı, buna göre Agromey Tar. Ür. Ltd. Şti. 175.000,00 USD, Artus Gıda Tur.San. ve Tic.Ltd.Şti. 50.000,00 USD, Agromarin Yem San. ve Tic.A.Ş. 775.000 USD'ı olmak üzere toplam 1.000.000 USD tutarında malların sigortalandığı, davaya konu hasar nedeni ile 22.032,00 USD’nin davalı tarafından davacıya 18.10.2004 günü ödendiği, değer tespitinde bilirkişilerin Yangın sigortaları Genel şartlarına göre hasara uğrayan mal bedellerinin hasardan bir gün önceki rayiç değeri esasına göre hasar miktarını tespit ettikleri ve bu miktarın 24.678 USA doları karşılığı 35.668,02 TL olduğunun belirlendiği, ancak bilirkişilerin hatalı olarak 24.678 USD’nin dava açılmadan önce ödenen miktarı düşerek hesapladıkları, oysa davacının olay sırasında hasar uğrayan mallarının mahkemece 49.600 kg balık yağı, 6.000 kg levrek 4 yemi, 600 kg marin klasik yem, 3.000 kg dökme soya fasulyesi olup, bunların parasal değerinin ise toplam 75.079,20 TL olduğu, bu miktarın dava tarihindeki USD satış kuru olan 1.445331 TL bölünmesinde zararın 51.943,95 USD olacağı, bu miktarın ibraname ile ödenen 22.032 USD’nin düşülmesi sonucu kalan kısmın davacı zararını oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 35.668,02 TL’nın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasa ile değişik 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı ... davalı vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava, davalı nezdinde Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalanan fabrikada meydana gelen yangın sonucu oluşan hasarın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, davalı nezdinde Yangın Poliçesi ile sigortalı fabrikada meydana gelen yangın sonucu 49600 kg balık yağı, 6600 kg balık yemi, 3000 kg soya fasulyesinin zayi olduğunu ve ayrıca fabrika binası ile eklentilerinde hasar meydana geldiğini, zararın çok daha fazla olmasına rağmen davalı ... şirketinin Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/8 D.İş sayılı dosyasında yaptırdığı tesbite dayalı olarak (22.032) USD ödediğini bildirerek şimdilik (48.000) USD karşılığı (69.375,88) TL'nın tahsilini talep etmiş, davalı vekili ise cevap lahiyasında, davalının TTK'nun 1293. maddesine aykırı davranmasına rağmen tesbit raporunda belirlenen zarar karşılığı olarak (22.032) USD ödendiğini, davacının başkaca zararı olmadığını savunmuştur. Taraf vekillerinin beyanlarında bahsi geçen tesbit raporunda, bilirkişiler, davacı tarafından tanzim edilen Günlük Stok Takip Çizelgesi'ne göre yangından evvel balık yağı stok miktarının (249.760) kg olup yangından sonra yapılan fiili sayıma göre (230.000) kg balık yağı kaldığından zayi olan balık yağının (19.760) kg, balık yeminin (3300) kg ve soya fasulyesinin (1500) kg olduğunu belirterek toplam zararı bu miktarları esas alarak belirlemişlerdir. Mahkemece hasar tutarının belirlenmesi için iki ayrı bilirkişi kurulundan iki asıl rapor ile ikinci heyetten iki kez ek rapor alınmıştır. İlk bilirkişi kurulunun 20.12.2005 tarihli raporunda, davacı defterleri de incelenerek davacının iddiasında belirttiği miktarda malın zayi olduğu kabul edilerek davalı ... şirketinin emtea hasarı için ödediği miktarın tenzili ile davacının bakiye zararının (32.738) USD karşılığı (42.602,75) TL olduğu bildirilmiş, davacı vekili bu raporu kabul ettiğini, beyan etmiş, davalı vekili ise itiraz etmiştir. İkinci heyetten alınan 15.10.2007 tarihli raporda da davacının talep edebileceği tutar ilk raporda olduğu gibi (32.738) USD olarak belirlenmiştir. Bu rapora da davalı vekili itiraz etmiş olup, önceki itirazlarına ek olarak ayrıca balık yağına ilişkin tüm ithalat belgeleri ile faturaların dava dışı Agromey ....... Ltd. Şti'ne ait olması nedeniyle zayi olan mal miktarının davacı defterleri esas alınarak belirlenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekilinin itirazı üzerine davacı vekili 23.05.2008 ve 13.10.2008 tarihli dilekçelerinde hasar gören malların davacı ile kardeş şirket Agromey Ltd. Şti'ne ait olduğunu ve kardeş şirketlere ait malların da poliçe teminatı altında olduğunu bildirmiştir. Bu beyanlardan sonra ikinci bilirkişi kurulundan iki kez ek rapor alınmış olup, her iki ek raporda da, davacı vekilinin beyanı gözetildiğinde artık hasara uğrayan mal miktarının tesbitinde davacı defterlerinin esas alınamayacağı ve zayi olan mal miktarının tesbitinde asıl raporlarda değinilmeyen Stok Cetvelleri'nin gözönüne alınması gerektiği belirtilerek, bu kez zayi olan balık yağı (19.760) kg kabul edilmek suretiyle davacının toplam zararının (35.668,02) TL (24.196 USD) olduğu ve ödenen meblağ düşüldükten sonra talep edebileceği miktarın (6002) USD olduğu bildirilmiştir. Yukarıda özetlenen iddia, savunma, bilirkişi raporlarına karşı taraf vekillerinin itirazları ve dilekçelerindeki beyanları gözetildiğinde taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık, zayii olan emtea miktarı ile bu emteanın hangi şirkete ait olduğu, emtea miktarının tesbitinde kapanış tasdiki bulunmayan davacı defterlerinin delil olarak kabul edilebilip edilemeyeceği, emtea, Agromey Ltd.Şti'ne ait ise stoğun davacı şirkete ait ticari defterlere göre tesbitinin mümkün olup olmadığı, davacının tanzim ettiği stok cetvelinde görünen somon yağının, balık yağı olarak kabul edilebilip edilemeyeceği noktalarındadır. HUMK'nun 388/3. maddesine göre mahkeme kararları iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, çekişmeli ve çekişmesiz hususları, çekişmeli konularda toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını, red ve üstün tutulma nedenlerini, sabit görülen vakalardan çıkarılan sonuç ve hukuki nedeni içermelidir. Yine Anayasa'nın 141/3 maddesi de tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını amir bulunmaktadır. Ayrıca Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 tarih ve 1991/7 Esas – 1992/4 Karar sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiştir. Temyiz konusu yapılan kararda ise, yukarıda belirlenen uyuşmazlık konularına değinmeksizin zayii olan malların miktarlarının sırasıyla (49.600) kg, (6600) kg ve (3000) kg olduğu parasal değerinin 75.079,20 TL (51.943,95 USD) olup, ödenen 22.032 USD'nin düşülmesi sonucu kalan kısmının davacı zararı olduğu kabul edilerek (35.668,02) TL'sına hükmedilmiştir. Oysa, gerekçede belirtilen hesap şekline göre davacı zararı (51.943,95 USD – 22.032 USD= 29911 USD x 1,445331= 43.231,29 TL) olup bu gerekçe ile çelişir şekilde zayi olan balık yağını (19760) kg olarak kabul edip yapılan ödemede tenzil edilmeden ek raporlarda toplam hasar miktarı olarak belirlenen (35.668,02) TL'sına hükmedilmesi ve bu suretle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılarak HUMK'nun 388 ve 389. maddelerine aykırı davranılması doğru olmamıştır. Bu durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları tek tek irdelenip bu konuda toplanılan deliller değerlendirilerek, ret ve üstün tutma nedenleri de gösterilmek suretiyle HUMK'nun 428. maddesine göre yapılacak Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde yasanın aradığı hususları içeren bir gerekçe ile bu gerekçeye uygun hüküm kurulması için mahkeme kararının taraflar yararına bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının taraflar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.