7. Hukuk Dairesi 2023/4881 E. , 2024/130 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/245 E., 2023/372 K. Taraflar arasındaki asıl davada ecrimisil, karşı davada tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bozma ilamıyla bozma nedeni yapılmadığından, ilamının ecrimisil hükm
**7. Hukuk Dairesi 2023/4881 E. , 2024/130 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/245 E., 2023/372 K. Taraflar arasındaki asıl davada ecrimisil, karşı davada tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bozma ilamıyla bozma nedeni yapılmadığından, ilamının ecrimisil hükmü yönünden kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle ecrimisil yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, karşı dava yönünden karşı davacı ...'in karşı davalılardan sebepsiz zenginleşme nedeniyle 8.181,03 TL alacağın davacı-karşı davalılardan alınarak, davalı karşı davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar-karşı davalılar vekili; dava konusu 7 No.lu bağımsız bölümün taraflar arasında verasette iştirak halinde tapuya kayıtlı olduğunu, murisin öldüğü tarihten beri davalılardan ...'in taşınmazda oturduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla geriye dönük 5 yıllık 18.930,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13/06/2014 tarihli dilekçe ile talebini 25.167,00 TL olarak güncellemiş, karşı davanın reddini savunmuştur. II. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili; dava konusu taşınmazın S.S. Evka-2 Konut Yapı Kooperatifi tarafından inşa edildiğini, tarafların murisi ...'in kooperatifin ortağı olarak 1988 yılından 01.08.1991 tarihinde ölümüne kadar kooperatifin taksitlerini ödediğini, 01.08.1991 tarihinden sonra ise yaklaşık yedi yıl boyunca taksitler ve her türlü katılım paylarının müvekkilince ödendiğini, davacıların bu bedel kadar sebepsiz zenginleştiklerini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 60.000,00 TL alacağın tahsilini talep etmiş, 30.10.2014 havale tarihli dilekçe ile talebini 93.285,31 TL olarak güncellemiş, asıl davanın reddini, aksi halde taşınmaza yapılan zorunlu ve faydalı masrafların ecrimisil bedelinden takas-mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, davalı dava konusu taşınmazda oturduğundan bu taşınmazı tahliye etmeden faydalı ve zorunlu giderleri talep edemeyeceği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediği, karşı dava yönünden; davalı-karşı davacının ortak murisin ölümü tarihinden sonra dava konusu taşınmazı edinmek için kooperatife ödeme yapıp yapmadığı, yapılan ödeme var ise davalı - karşı davacının payından fazla olup olmadığı üzerinde durularak, sonucuna göre karar verilmesi…” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı-karşı davalılar vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı - karşı davacı ... tarafından murisin ölüm tarihinden sonra kooperatife yapılan ödemelere ilişkin makbuzlar getirtilerek incelendiği, ödenen bedelin dava tarihindeki güncel değerin bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlendiği, ...’in ¼ payı düşüldükten sonra kalan bedelin davalı-karşı davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle asıl dava yönünden verilen hüküm Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/3554 Esas 2019/5385 Karar sayılı ilamı ile bozma nedeni yapılmadığından ecrimisil hükmü yönünden kararın kesinleşmiş olduğu nazara alınarak ecrimisil yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, karşı dava yönünden; karşı davacı ...'in karşı davalılar ..., ... ve ...'dan sebepsiz zenginleşme nedeniyle 8.181,03 TL alacağının, davacı-karşı davalıların her birinin 1/3 miras payına oranlanarak 2.727,01'er TL her bir davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı ...'e verilmesine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin 06.03.2023 tarihli ve 2023/13 Esas-2023/1333 Karar sayılı kararıyla: “…davalı-karşı davacı vekilinin tüm, davacılar-karşı davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, davacılar - karşı davalılar vekilinin karşı davada yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince, davalı-karşı davacının 06.09.2013 tarihli cevap dilekçesi ile davacılardan 60.000,00 TL tahsilini talep ederek karşı davasını açtığı, 30.10.2014 havale tarihli dilekçesi ile de alacak talebini 93.285,31 TL olarak artırarak harcını ikmal ettiği, (ayrıca her iki dilekçesinde de faiz talebinde bulunmadığı), Mahkemece karşı davanın kısmen kabulü ile 8.181,03 TL alacağın davacılar-karşı davalılardan tahsiline karar verildiği, ancak karşı davanın reddedilen kısmı yönünden bir değerlendirme yapılmadığı, Mahkemece sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin karşı davanın reddine karar verilmesine ve davacı-karşı davalılar davada vekille temsil edilmesine rağmen, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/1’inci ve 332/1 inci maddeleri uyarınca karşı dava yönünden davada haksız çıkan davalı-karşı davacı aleyhine ve davacılar-karşı davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olmasının doğru görülmediği…” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 05.07.2023 tarihli ve 2023/245 Esas-2023/372 Karar sayılı kararıyla; 05/01/2022 düzenleme tarihli bilirkişi raporunda davalı karşı davacı ...'in murisin ölümünden sonra kooperatife toplam 14.697,671 TL ödeme yaptığı ödemelerin tarihleri oldukça eski olduğundan güncellenmesi gerektiğinin belirtildiği, ödemelerde muris adına notu olduğundan davalı karşı davacının tüm mirasçılar adına ödeme yaptığının kabulünün gerektiği, yapılan ödemelerin güncel hâlinin 10.908,04 TL olduğu, bu miktardan davalı karşı davacının kendi miras payı olan 1/4'ü çıkarıldığında davacı karşı davalıların 3/4 miras payına oranla 8.181,03 TL'nin davacı-karşı davalılardan payları oranında alınmasına, fazla isteğin reddine, ecrimisil yönünden hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mesleki mazeretlerinin kabul edilmediğini ve hükmün verildiği 05.07.2023 tarihli celsede mesleki mazeretlerinin reddedilerek karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil; karşı dava ise sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Tahkikatın sona ermesi” başlıklı 184 üncü maddesinde “(1) Hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. (2) Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Aynı Kanun’un “Sözlü yargılama” başlıklı 186 ncı maddesi ise “(1) (Değişik:22/7/2020-7251/20 md.) Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez. (2) Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/20 md.) Şu kadar ki, 150 nci madde hükmü saklıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hukuki dinlenilme hakkı” başlıklı 27 nci maddesinde ise “(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. 3. Değerlendirme Davalı-karşı davacı vekili 04.07.2023 tarihinde Savur-Karşıyaka ve İzmir Mahkemelerinde duruşması olduğundan bahisle mazeret dilekçesi vermiş, Mahkemece mazeret dilekçesinin dayanaksız olması ve yargılamanın sürüncemede bırakılmaması amacıyla mazeret dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Avukatın aynı gün ve saatlerde birden fazla mahkemede duruşması bulunması halinde hepsine ayrı ayrı katılması mümkün olmadığından, davalı-karşı davacı vekilinin mazeretinin reddiyle davalı-karşı davacı vekili yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmiş olması 6100 sayılı HMK’nin 27 nci maddesinde belirtilmiş olan hukuki dinlenilme hakkına aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.01.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.