T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1173 KARAR NO:2025/2016 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:01/02/2022 NUMARASI:2020/587 Esas - 2022/75 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısme…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1173 KARAR NO:2025/2016 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:01/02/2022 NUMARASI:2020/587 Esas - 2022/75 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı hukuka aykırı ve kusurlu fiili ile müvekkili şirketin, müşterisine teslim etmek üzere aldığı malda hasara ve zarara neden olduğunu, müvekkili şirketçe onarımı yaptırılan emtianın onarım bedelinin, zarara sebebiyet veren davalı tarafından karşılanması gerektiğini, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini alacağa ilişkin herhangi bir ödeme yapılmaksızın ileri sürülen itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlunun kötü niyetli davrandığını, müvekkili şirketin, satışını yaptığı makinenin, alıcıya teslimi için nakliyesini üstlendiğini, ancak davalının, nakliyesini yapmakla yükümlü olduğu ... model ... kesim makinesini, nakliye aracına yerleştirdikten sonra, nakliye esnasında üst geçitin altından geçtiği sırada köprüye çarptığını ve hasara uğrattığını, müvekkili şirketin satışını yaptığı makineyi alıcısına teslim etmek üzere aracına yükleyen borçlunun, seyir halinde iken henüz müvekkili şirket mülkiyetinde ve sorumlulğunda olan makinenin hasara uğramasına yol açtığını, davalının, somut olayda kendisinden beklenen özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, taşınır mülkiyetinin devri için zilyetliğin devri şart olduğundan, nakliye aşamasında, henüz mülkiyeti müvekkilİ şirkette olduğundan, hasarın giderilmesinden müvekkili şirketin sorumlu olduğunu, müvekkili şirket sorumluluğunu yerine getirerek makineyi onardığını ve alıcısına teslim işlemi yapıldığın, bu sebeple müvekkili şirketin, hasara sebebiyet veren borçlu (davalıdan) zararını talep etme hakkı bulunduğunu, borçlunun icra takibine karşı yapmış olduğu itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, ... sayılı dosyası ile takibine yönelik davalı itirazının iptali ile devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; olay günü kamyonuyla bir köprü inşaatının altından düzenli bir şekilde geçerken sadece ürünün üzerinde bulunan üst muhafaza sacın takıldığını, az da olsa hasar gördüğünü, aracından indiğini, yükün hasarlanan yerinin resimlerini çektiğini, firmaya gönderdiğini, ancak ne hikmetse bu resimlerin kaybolduğunu, davacı alacaklıda bu resimlerin mevcut olduğunu, icra dairesinden gönderilen ödeme emrine itiraz ettiğini, bu kadar masraf olduğuna inanmadığını, davacının bu kadar yüksek miktarda hasar görüldüğüne dair bilgi, belge ve CD gibi delillerle ispat etmek durumunda olduğunu savunarak, davanın kısmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.Beykoz 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/212 Esas, 2020/117 Karar ve 14.10.2020 tarihli kararı ile; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Eldeki istinaf incelemesine konu karar, görevli mahkemece verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "..Taraflar arasındaki hukuki ihtilafa uygulanacak hükümler 6102 sayılı TTK'nın 850 vd. Maddelerinde düzenlenen taşıma işlerine ilişkin hükümlerdir.6102 sayılı TTK'nın 850.maddesinin lafzı uyarınca taşıma sözleşmesi ile eşya taşıma işini üstlenen davacının sıfatı taşıyıcıdır.Taşıma sözleşmesinde taşıyıcının edim yükümlülüğü kendisine tevdi edilen eşyayı varma yerine götürerek hasarsız biçimde teslim etmek iken ;davacı taşıtanın edim yükümlülüğü ise ücret ödeme borcudur.6102 sayılı TTK'nın 875.maddesi uyarınca taşıyıcı ,eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içerisinde eşyanın zıyaından,hasarından veya teslimindeki gecikmeden sorumludur.Taşıyıcının zıya veya hasara yönelik sorumluluktan kurtulma halleri TTK 876.maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre taşıyıcının en yüksek özeni göstermesi halinde kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebepler meydana gelmiş ise taşıyıcı sorumluluktan kurtulacaktır.Tazminatta esas alınacak değer ise 6102 sayılı TTK'nın 880. Maddesine göre eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farktır.Yukarıda belirtilen taşıma işlerine ilişkin hukuki düzenlemeler ile 6100 sayılı HMK'nın 190 ve 4721 sayılı Medeni Kanunun 6.maddesi uyarınca eşyanın hasarsız şekilde teslimini ispat külfeti davalı taşıyıcının üzerinde iken hasarın miktarını ispat külfeti davacı taşıtanın üzerindedir.Davalının 13/02/2020 tarihli beyan dilekçesinde hsarın taşıma sırasında gerçekleştiğinin ikrar edildiği ve hasar bedeli olarak 09/01/2020 tarihli dilekçesinde 2000-3000 TL denilmek suretiyle ikrarda bulunulduğu görülmüştür.Davacının hasar bedelini ispatla mükellef olduğu ancak hasarlı makinenin incelemeye hazır edilmediği gibi taşıma sonrasında hasarlı haline ilişkin görüntü de sunulamadığı görülmekle zarar bedeline yönelik davalının ikrarı doğrultusunda ve hasarın taşıyıcının sorumluluğu altında meydana geldiği görülerek 3.000,00 TL açısından davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacak talebinin hasarlanan emtiaya ilişkin olduğu ve hasar bedelinin davalı tarafından belirlenemeyeceği kanaatine varılarak...." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ...sayılı dosyasına yapılan itirazın 3.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilerek devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın redde ilişkin bölümünün hukuka aykırı olduğunu, davaya konu tazmin talebine ilişkin hasar miktarı ve davalının konu ile ilgili ikrarının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, hasarın kısmen değil tamamıyla kabulü gerektiğini, eşyanın hasarsız şekilde tesliminin ispat külfetinin davalı taşıyıcının üzerinde iken hasarın miktarının ispat külfetinin davacı taşıtanın üzerinde olduğunu, hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, müvekkili zararının tamamen ispatlandığını, TTK'nın 850. maddesi uyarınca taşıyıcı konumunda olan davalının, müvekkili şirketin taşıması için kendisine verdiği dava konusu hasarlı makineye ilişkin olarak açık bir şekilde kendi kusuru ile verdiği zarardan sorumlu olduğunu, davalının nakliyesini yapmakla yükümlü olduğu ... model kesim makinesinin nakliye aracına yerleştirdikten sonra seyir esnasında geçtiği sırada köprüye çarparak makineye hasar verdiğini, beklenen özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, taşınan iş makinesinin davalının kusurlu davranışı sebebiyle hasara uğramış olduğunun tartışmasız olduğunu, makinedeki hasarın giderimi için ödenen onarım bedelinin 15.636,13 TL olduğunu, onarım faturasının dosya içerisinde olduğunu, hasarının davalının kusuru ve taşıma sırasında meydana geldiğini, davalı tarafça ikrar edildiğini, müvekkili zararının yaklaşık 5/1 oranında kurulan hükmün delillere ve hakkaniyete aykırı olduğunu, alacağın likit olup icra inkâr tazminatının şartlarının mevcut olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunun belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, yurt içi eşya taşıması esnasında hasar gören makinenin onarımına dair fatura bedelinin tahsili amacı ile davalı taşıyan aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, taşıma ilişkisinin varlığı, davalının taşıyıcı olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, taşıma sırasında meydana genel hasarın miktarı ve davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının ne olduğu, icra inkâr tazminatının yasal koşullarının mevcut olup olmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı şirketin İstanbul'dan Konya'ya sevk edilen ... Tezgahının sevkiyatı esnasında üst geçide çarparak hasar gördüğü, davalının nakliyeci olduğu, davacı şirketin satışını yaptığı makinenin alıcıya teslimi için nakliyesini davalının üstlendiği, taşıma esnasında hasar meydana geldiği, davacı şirket tarafından dava dışı ... Şirketi tarafından sıfır motor satışına dair düzenlenen 06.09.2017 tarihli 13.017,06 TL bedelli KDV dahil 15.360,13 TL tutarlı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile davalı hakkında ... sayılı dosyasında 04.02.2019 tarihinde 15.360,13 TL hasar gören makine onarım bedeli ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.314,32 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının icra takibine karşı itiraz ettiği, davacının ise İİK'nın 67. maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu, davacının icra takibinden önce 08.08.2018 tarihinde dava dışı sigorta şirketine karşı sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakem heyetine başvurduğu, sigorta tahkim komisyonu hakem heyeti tarafından 15.11.2018 tarihli karar ile hasarın sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle davacı başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bundan sonra davacının, davalı taşıyıcı aleyhine takibe girişildiği, itiraz üzerine de eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların delillerini dosyaya ibrazı ile birlikte 01.02.2022 tarihli duruşmada, taraf beyanları ve davalının ikrarı doğrultusunda kazanın varlığı yahut taşıma hususunda herhangi bir uyuşmazlığın olmadığı, uyuşmazlığın zarar bedelinin ispatı hususunda hukuki mesele olduğu bilirkişi deliline başvurmaya yer olmadığı zapta geçirilerek başkaca bir inceleme yapılmaksızın davanın kısmen 3.000,00 TL asıl alacak üzerinden kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Dava, TTK'nın 850 vd maddelerinde düzenlenen taşımadan kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.Anılan 850.maddenin ilk fıkrasında; taşıyıcının, taşıma sözleşmesi ile eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişi olduğu, eşyanın her türlü yükü kapsadığı, 2.fıkrada; taşıyıcının taşıma sözleşmesi ile eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı buna karşılık eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcunun taşıyıcıya taşıma ücretini ödemeyi borçlanacağı düzenlenmiştir. Eşya taşıma 856 vd maddelerde yer almaktadır. Taşıyıcının sorumluluğu 875. maddede düzenlenmiş olmakla birlikte sorumluluktan kurtulma 876. maddede, taşıyıcının özeni başlığı altında yer almıştır. Somut olayda, davacı, taşınan emtianın taşıma esnasında taşımayı gerçekleştiren aracın üst geçide çarpılması sonucunda hasar gördüğünü ve davalının kusurlu olduğunu iddia ederek, zararın tahsilini istemiştir. Meydana gelen olayda, tarafların kusur ve sorumluluğunun ile hasar miktarının taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak tespiti kaçınılmazdır. Davanın niteliği dikkate alınmaksızın kapsamına uygun olmayan gerekçe ile bilirkişi raporu alınmaksızın verilen karar usule aykırı olmuştur.HMK 266.maddede; bilirkişiye başvurulması gereken haller düzenlenmiştir. maddede; "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." ifadelerine yer verilmiştir. Bilirkişi incelemesine mahkemece resen karar verilebilir (HMK m.266). Kaldı ki dava dilekçesinde davacı tarafça bilirkişi deliline de dayanıldığı açıktır. Somut olay, özel veya teknik bilgiyi gerektiren taşıma ve taşıma sonucu oluşan makine hasarına ilişkindir. Taşıma uzmanı, makine mühendisi eliyle bilirkişi incelemesi sonucu alınacak rapora göre bir karar verilmesi gerekecektir. Karar eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilece hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.12.2025