T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1643 Esas KARAR NO : 2025/2071 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/440 Esas- 2025/404 Karar TARİH: 27/05/2025 DAVA: Tespit-Alacak KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1643 Esas KARAR NO : 2025/2071 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/440 Esas- 2025/404 Karar TARİH: 27/05/2025 DAVA: Tespit-Alacak KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ... ... Eğitim Turizm Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin %34 hissesine sahip olan ve aynı zamanda bu şirketin müdürü olarak görev yapan ortaklarından biri olduğunu, müvekkilinin müdür olarak görevli olduğu süre boyunca tam zamanlı ve fiili olarak çalıştığını ancak, bu çalışmaları karşılığında müdür maaşına dair yazılı bir sözleşme yapılmadığı gibi bu durum açıkça şirket ana sözleşmesi yazılırken tüm ortakların gözünden kaçtığını, ayrıca sonrasında şirkette yapılan genel kurul kararıyla da açık bir ücret belirlenmediğini, her ne kadar şirketin kuruluşundan günümüze kadar maaş alması gerekmekteyse de bir türlü ortaklar bir araya gelemediğinden ve genel kurul yapılamadığından karar alınamadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan 27.11.2024 tarihli tutanakta da görüleceği üzere şirket yönetim organı tarafından şirket ana merkezinde genel kurul yapılması için tüm ortaklara genel kurul toplantısı daveti gönderilmiş ve bu davetlerin içeriğinde de 5 nolu gündem maddesinde şirket müdürünün maaşının en az asgari ücretin 2 katı olarak belirlenmesi gerektiği yönünde bir talepte bulunulmuşsa da, şirket ortkalarından ...'ın genel kurula katılım göstermemesi ve yine temsilci de göndermemesi nedeniyle genel kuruldan hiçbir karar alınamadığını, hala iş yerinde çalışanların başında işletmeyi ayakta tutmaya çalışan müvekkili, benzer pozisyonlarda ödenen ücretler ve işin kapsamı dikkate alınarak aylık en az net 75.000 TL maaş verilmesini talep etmekte olup alabileceği en yüksek maaşın tespili ile birlikte şirketin kuruluş tarihi olan 12.02.2021 tarihinden bu güne geriye dönük olarak maaş alacağının mahkemece hesaplandıktan sonra banka mevduatına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte tahsilini ve müvekkiline ödenmesini ve bıundan sonraki maaşının da tespit edilmesini talep etme gereği hasıl olduğunu beyanla dava tarihi itibariyle ilerleyen aşamada tespit edilecek maaştan mahsup edilmek suretiyle şimdilik en azından asgari ücret tutarı kadar maaşının ödenmesine, artışların asgari ücret artması dönemlerinde sadece artış miktarı kadar belirlenmesine, tespit edilen maaşa göre hesaplanacak geriye dönük maaş alacağının da tespit edilmesine ve en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 27/05/2025 tarih 2025/440 Esas- 2025/404 Karar sayılı kararında;"Dava, hukuki niteliği itibari ile davalı şirkette müdür olarak görev yapan davacının müdür olarak hak ettiği maaşın tespiti ve geriye dönük olarak davalıdan tahsili talebine ilişkindir. TTK'nın 616/1-f maddesi uyarınca şirket müdürlerine ödenecek ücretin belirlenmesi yetkisi, limited şirket genel kurulunun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır. Davacı, davalı şirketin müdürü olması nedeniyle ücret miktarının mahkememizce tespiti ve geriye dönük olarak belirlenecek ücretin davalıdan tahsilini talep etmektedir.TTK'nın 616/1-f maddesindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, müdürlere ödenecek ücrete sadece genel kurul karar verebilir. Mahkemece, ortaklar kurulunun yerine geçilerek, müdüre ödenecek ücretin tespit ve ödenmesine karar verilemez. Bu kararı almak yetkisi genel kurula ait olup, bu yetki başka bir organa devredilemeyeceği gibi ortaklar kurulu, ücret için bir karar vermedikçe şirket müdürü dava açarak kendisi için bu tespitin yapılmasını isteyemez. Bu kural buyurucu nitelikte olduğundan, sözleşmeye aksine bir hüküm konulamaz. Bu nedenlerle davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı mahkememizce kabul edilerek davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ısrarla ve ayrıntıları ile şirkette genel kurulun yapılmaya çalışıldığı ve fakat asla genel kurulun toplanamadığı ve şirket ana sözleşmesindeki bir maddeden ötürü de kararın tescil edilemediği hususu mahkemeye anlatılmışsa da, bu duruma Mahkemece dikkat edilmediğini, öyle ki zaten genel kurul toplanıp karar alınabilse maaşın Mahkemeden tespitini talep etmeye gerek kalmayacağı ve fakat bu şartların oluşmadığınnın dava dilekçesinde çok açık bir dille anlatıldığını, buna rağmen Mahkemenin bu şekilde karar vermesinin isabetsiz olduğunu, bu hususun gözden kaçtığını düşündüklerini;Nihayetinde müvekkilinin maaşı hususunda şirket ana sözleşmesi hazırlanırken taraflarca harici bir sözleşme imzalanmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulu 12.02.2021 tarihli Tİcaret Sicil Gazetesi 9. bölüm genel kurul başlığında da görüleceği üzere "olağan kararlar, olağanüstü kararlar(TTK 621'de sayılan) ve şirket ana sözleşmesinin değiştirtilmesi kararları esas sermayenin 3/4'ünü temsil eden ortaklar tarafından alınır" denildiğini, öyle ki bu madde nedeniyle şirkette tüm ortakların oy vermemesi halinde herhangi bir karar alma durumunun söz konusu olamadığını, her ne kadar 2 ortak karar almak istese de şirket içerisinde aktif katılım sağlamayan ve iletişim de kurulamayan bu ortağın kusuru neticesinde bugüne kadar bir karar almanın mümkün olmadığını, bu nedenle de karar aldırmayan ortağın ortaklıktan çıkartılması ile ilgili dava açıldığını ve bu davanın da hala derdest olduğunu, tüm bu hususların Yerel mahkemece değerlendirmeye alınmamasının tamamen hatalı bir değerlendirme olduğunu;Davalı şirketin ortaklarından... hiçbir suretle şirkete gelmediği gibi hiçbir toplantıya da katılamadığını, bu nedenle genel kurulun da toplanamadığını, nihayetinde en sonunda genel kurula davet edilmişse de katılım göstermediğini ve böylece hiçbir suretle genel kuruldan alınan kararların ticaret odasından tescil edilemediğini;Müvekkilinin, davalı şirkette gerek ortağı gerekse de müdürü olmasına rağmen personel eksik olduğu dönemlerde baristalık dahil (eğitimini aldığını) her türlü temizlik görevlerinde dahi fiziksel çalışmalar yaptığını, hala iş yerinde çalışanların başında işletmeyi ayakta tutmaya çalışan müvekkilinin benzer pozisyonlarda ödenen ücretler ve işin kapsamı dikkate alınarak aylık en az net 75.000 TL maaş verilmesini talep ettiğini;Müvekkilinin her ne kadar hissedar olduğu şirkette çalışması normal gibi görülse de diğer ortakların çalışmaması ve bir tek kendisinin çalışması nedeniyle bir maaş alması gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, her ne kadar şirket kuruluş aşamasında bu durum öncülenmemişse de günümüzde içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar da düşünüldüğünde ve yine müvekkilinin işverende bir işçi gibi çalışıyor olduğu da dikkate alındığında maaşının tespit edilmesinin kaçınılmaz olduğunu beyanla, öncelikle tedbir talebinin kabulü ile müvekkiline en azından asgari ücret tutarında maaş verilmesine, istinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin kabulü ile Yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı limited şirketin müdürü olan davacının, müdür olarak görev yapmaya başladığı tarihten itibaren alması gereken ücretin tespiti ile davalı şirketten tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; her ne kadar Mahkemece, davacı müdürün ücretini belirleme yetkisinin şirket genel kuruluna ait olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, şirket ana sözleşmesi ile kararların esas sermayenin 3/4'ünü temsil eden ortaklar tarafından alınacağı kabul edilmiş olup, üç ortaklı şirkette bir ortağın genel kurul toplantılarına katılamaması nedeniyle ücretin belirlenmesi konusunda karar alınamadığından dava açıldığı, Mahkemece bu husus gözetilmeksizin verilen kararın hatalı olduğuna ilişkindir. Davacı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan dava dilekçesi ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda davacının iddiaları değerlendirilmiş olup, karar yerinde de açıklandığı üzere, TTK'nın 616/1-f maddesi uyarınca müdürlerin ücretlerinin belirlenmesi limited şirket genel kurulunun devredilemez yetkileri arasında olduğundan Mahkemenin şirket genel kurulunun yerine geçerek bu hususta karar vermesi mümkün değildir. Davacının talebini, davalı şirket genel kuruluna sunması, şirket genel kurulunun, bir ortağın toplantıya katılmaması sebebiyle karar alamaması halinde ise buna yönelik çözüm yollarına başvurulması gerekir. Bu itibarla Mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.