7. Hukuk Dairesi 2011/3881 E. , 2011/6218 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Gençlik Derneği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, ...'nin dağıldığının tespiti istemine ilişkindir. Davada hasım olarak derneğin Ankara şubesi gösterilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, dosya içeriğine ve yasal…
**7. Hukuk Dairesi 2011/3881 E. , 2011/6218 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Gençlik Derneği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, ...'nin dağıldığının tespiti istemine ilişkindir. Davada hasım olarak derneğin Ankara şubesi gösterilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Bilindiği üzere, HUMK'nunda taraf ehliyeti tanımlanmamış 38.maddesiyle Medeni Kanuna yollamada bulunmakla yetinmiştir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunumuz ise, davada taraf olma ehliyetini, medeni haklardan yararlanma ehliyetinin bir parçası saymış, 8, 28, 47 ve 48. maddeleriyle bu yönde hükümler getirerek medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişinin davada taraf olma yeteneğini taşıdığını belirtmiştir. Dava tarihinden önce ölen ve kişiliği son bulan bir kişinin veya tüzel kişilik kazanmamış bir topluluğun taraf ehliyetinin bulunmayacağı kuşkusuzdur. Bu itibarla, 5253 Sayılı Dernekler Kanununun 2/h maddesi hükmünde de dernek şubeleri, dernek faaliyetlerinin yürütülebilmesi için bir derneğe bağlı olarak açılan, tüzel kişiliği olmayan ve bünyesinde organları bulunan alt birim olarak tanımlanmıştır. Bu olgu gözetildiğinde, kanun ile derneklere şube açma imkanının tanınması ve dernek şubelerinin organlarının bulunması, şubelerin tüzel kişiliği bulunduğu sonucunu doğurmaz. Somut olaya gelince; davada ... Gençlik Derneği Ankara Şubesinin en son genel kurul toplantısını 16.04.2006 tarihinde yaptığı üst üste iki kez genel kurul toplantısını yapmaması nedeniyle dağıldığının tespiti istenmiş, dava dilekçesi derneğin şubesine tebliğ edilerek yargılama yapılmış ve hüküm verilmiştir. Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular ve şubenin tüzel kişiliğinin ve dolayısıyla davada taraf ehliyetinin bulunmadığı gözetildiğinde davada taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılıp hüküm verildiği kuşkusuzdur. Taraf koşulu sağlanmadan hüküm verilemez. Hal böyle olunca, dava dilekçesinde dernek şubesinin hasım gösterilmesinin temsilcide yanılma olduğu kabul edilerek dava dilekçesi ve duruşma gününün tüzel kişiliği bulunan dernek adına ve genel merkez adresine tebliğe çıkartılması, dernek yetkilileri veya vekilleri duruşmaya geldiği takdirde davaya karşı diyeceklerinin, delillerinin sorulup saptanması, göstereceği delillerin toplanması daha sonra gerekçeli karar başlığında da dernek genel merkezi hasım gösterilerek tüzel kişiliği bulunmayan şube hakkında değil dernek hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.