T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2117 - 2025/2411 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2117 KARAR NO : 2025/2411 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2023 NUMARASI : 2023/80 E. - 2023/308 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2117 - 2025/2411 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2117 KARAR NO : 2025/2411 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2023 NUMARASI : 2023/80 E. - 2023/308 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2023 Tarih ve 2023/80 Esas - 2023/308 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava konusu edilen markanın tesciline müvekkilinin önceki tarihlerde tescile bağlanmış olan markalarına dayalı olarak dosyaladığı itirazların davalı tarafından nihai olarak ve bütünüyle reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan karıştırılacak derecede benzer olduğunu, ayrıca karşılaştırılan markaların birebir aynı emtiada kullanılacağını, bu emtianın hitap ettiği tüketici kesimi içerisinde çocukların da bulunmasının taraf markalarının karıştırılma ihtimalini daha da arttırdığını, ayrıca dava konusu edilen markada geçen “...” ibaresinin şekerlemeler grubundaki “...” ürününün İngilizce’deki çoğul ifadesi olduğu cihetle markasal hüviyette somut ayırt ediciliğinin bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu edilen markanın SMK m. 5/1-b hükmü nedeniyle de reddedilmesi gerektiğini, aynı şekilde bu ibarenin bir cins isim olması nedeniyle dava konusu edilen markanın SMK m. 5/1-c hükmü kapsamında da reddedilmesi gerektiğini, nitekim davalı ...'nun 2014 ve 2019 yıllarında “...” ibareli markaların tescilinin SMK m. 5/-b-c-ç hükümlerine uygun olmadığı yönünde kararlar inşa etmiş olduğunu, huzurda dava konusu edilen YİDK kararının bu emsal kararlar ile de çeliştiğini, davalı şahsın dava konusu edilen markayı tescil ettirerek davacı ile haksız rekabet yapma saikinde olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2022-M-17999 sayılı kararının iptalini ve 2021/045085 sayılı markanın tescil edilmiş olması hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu edilen işlemde bahsi geçen markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzemediğini, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklı olduğunu, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıklarını, davalının markasının “...” ibaresi dışında başkaca unsurlar da ihtiva ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şahıs, herhangi bir taklit amacı olmaksızın davacı firmadan habersiz ve bağımsız biçimde, İngilizce’den Türkçe’ye geçen ve “... şekeri” anlamına gelen “...” markasını kendi adına tescil ettirmek istediğini, taraf markaları arasında ortak olan tek unsurun “...” ibaresi olduğunu, davalının markasında yer alan şekil unsurunun ve “...” ibaresinin taraf markaları farklı kılmaya yettiğini, zaten de taraf markaları arasında ortak olan “...” ibaresinin “şeker” anlamına geldiğini, tarafların gerek unvanlarının, gerekse logo, amblem, tabela, kartvizitlerinin hiçbir benzerliğinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen markanın, kapsamına giren/alınmak istenilen 30. sınıf “şekerlemeler” emtiası özelinde, marka olabilecek nitelikte somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve tasviri/tanımlayıcı niteliği haiz olduğu, karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle birbirleriyle benzer olmadığı, davacının markalarının tescili kapsamına giren emtia ile davalının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm emtia açısından, emtia ayniyeti şartının gerçekleştiği, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen emtianın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin, bu emtiaları satın alırken yüksek olmadığı, karşılaştırılan markalar arasında, karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu 2022-M-17999 sayılı YİDK Kararının, 30. Sınıftaki "şekerlemeler " emtiası bakımından kısmen yerinde olmadığı ve iptali koşullarının oluştuğu, davalı adına 2021/045085 sayı ile tescilli markanın 30. Sınıftaki "şekerlemeler" emtiası yönünden hükümsüzlüğünün gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2022/M-17999 sayılı kararının 30. Sınıf "şekerlemeler "emtiası yönünden iptaline, davaya konu markanın yukarıda belirtilen emtia yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme kararında davalının markasının hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin eçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin yüksek olmadığı tespiti yapılmış olmasına rağmen, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığına yönelik hükmün hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda, müvekkili şirketin "... ..." ibareli markasında, esas unsurun doğrudan "... ..." ibaresi olduğunun değerlendirildiğini, "... ..." ve "..." markalarının yan yana yer aldığı düşünüldüğünde, bu iki markanın, hitap ettiği tüketici kitlesi olan "çocuklar" ve hatta yetişkinler tarafından dahi ayırt edilmesinin oldukça güç bulunduğunu, kelimelerin birbirleriyle görsel, fonetik ve kavramsal açıdan benzerliklerinin değerlendirilmesi gerektiğini, markaların tescil edildiği sınıfların aynı olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen, davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, kısmi ret kararına dayalı olarak aleyhe hükmedilmiş olan karşı vekalet ücreti ve yargılama masraflarının da, hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu "..." ibareli marka tescil kapsamındaki mal veya hizmetler açısından tanımlayıcı nitelikte olmadığını, tescili talep edilen marka başvurusunun ayırt edici niteliğe sahip birden fazla unsur içerdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, “...” ibareli marka başvurusunun; 30. Sınıf "şekerlemeler" emtiası yönünden somut ayırt ediciliğinin bulunmadığını ve tanımlayıcı nitelikte olduğunu tespitinin yerinde olmadığını, davalı tarafın tescilini talep ettiği marka başvurusunun, tescil edilen mal veya hizmet emtiası yönünden tanımlayıcı marka başvurusu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, tescil başvurusu yapılan marka ile diğer markalar arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :1-Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen markanın, kapsamına giren/alınmak istenilen 30. sınıf “şekerlemeler” emtiası özelinde, marka olabilecek nitelikte somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve tasviri/tanımlayıcı niteliği haiz olduğu, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "... ..." esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerektiği anlaşıldığından davacı vekilinin tüm, davalılar ... vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı ... ile diğer davalının YİDK iptaline yönelik dava açısından istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, dosya kapsamından, davalının marka tescil başvurusunun ilanına, davacının mesnet markasına dayanarak ve SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas iddiasıyla yaptığı itirazının Markalar Dairesince reddedildiği, davacının bu karara da itiraz ettiği, bu kez itirazın ise nihai olarak dava konusu YİDK kararıyla reddedildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle davacı tarafça başvuruya itiraz aşamasında, mutlak ret nedenlerinin hiçbirisine dayanılmamıştır. Uyuşmazlık konusu iptali istenen YİDK kararında da davalı şirket başvurusuna davacı şirketin tescilli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz, işaretlerin SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer olmadıkları gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. Bu durumda, söz konusu YİDK kararının iptaline ilişkin davada da, uyuşmazlığın, sadece kararda yazılı gerekçe ve hukuki durum dikkate alınarak çözümlenmesi gerekir. Zira her ne kadar mahkeme gerekçesine konu olan mutlak ret nedenleri kapsamında olup, kamu düzenine ilişkin bulunan bu hususun mahkemece resen dikkate alınması gerekmekte ise de, mahkemece sadece iptali istenen YİDK kararının hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğinden, bu kararda tartışılmayan hususların kararın iptalinde gerekçe olarak göz önüne alınması mümkün değildir. Dava konusu YİDK kararında da itiraz üzerine ya da re'sen mutlak ret nedenleri tartışılıp değerlendirilmemiştir. Dolayısıyla somut uyuşmazlık yönünden de YİDK kararında değerlendirilmeyen mutlak ret nedenlerinin, YİDK kararının iptali davasında dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. O halde mahkemece, uyuşmazlığın hukuki tavsifinin tarafların iddia ve savunmaları ile iptal istenen YİDK kararının dayanağını teşkil eden hükümler çerçevesinde yapılması ve sonuç itibariyle doğru olduğu anlaşılan YİDK kararının iptali hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yargıtay 11. H.D.'nin 19.09.2013 tarih ve 2012/2649 E.- 2013/16149 K. sayılı ilamı da bu yöndedir. Bu durum karşısında Dairemizce, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... vekili ve davalı şahıs vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar ... vekili ve ... vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı şahıs vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2023 Tarih ve 2023/80 Esas - 2023/308 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-YİDK iptaline yönelik davanın REDDİNE, 4-Hükümsüzlük davasının kısmen kabulü ile, 2021/045085 sayılı "..." ibareli markanın "30. Sınıf; Şekerlemeler" emtiası yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 435,50 TL bakiye harcın davalı şahıstan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı şahıstan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 180,00 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 70,00-TL tebligat masrafı, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 4.488,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/4 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.122,00 TL'ye, 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.481,80 TL'nin davalı şahıstan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı şahıs tarafından istinaf aşamasında yapılan 128,50-TL tebligat masrafı ile 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 866,50-TL yargılama giderinin davanın ret oranına göre takdiren 3/4 kabul edilerek bu orana tekabül eden 650,00-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı şahısa verilmesine, bakiyesinin davalı şahıs üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davanın ret oranına göre takdiren 3/4 kabul edilerek bu orana tekabül eden 553,50-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına, 11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 12-Davalı ... tarafından peşin olarak alınan 269,85'-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... iadesine, 13-Davalı şahıs tarafından peşin olarak alınan 269,85-TL maktu ve 89,95-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı şahısa iadesine, 14-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına, 15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.