Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/136 E. , 2024/2096 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/136 Karar No : 2024/2096 DAVACILAR : 1- ... Odası (...) 2-... Odası (...) VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 09/07/2021 tarih ve 4264 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın özelleştirme
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/136 E. , 2024/2096 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/136 Karar No : 2024/2096 DAVACILAR : 1- ... Odası (...) 2-... Odası (...) VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 09/07/2021 tarih ve 4264 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI : Dava konusu taşınmaza ilişkin imar planlarına dava açıldığından bu planlara dayanak olan karara karşı dava açma ehliyetlerinin olduğu, anılan taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasıyla planlama yetkisinin özelleştirme idaresine geçtiği, kamu kullanımına tahsis edilmiş olan taşınmazın özelleştirilmesi suretiyle imar planlarında şahıslar lehine özel kullanım kararlarının alındığı, Cumhurbaşkanı kararının kamu yararı, planlama esasları ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu, dava konusu parselin özelleştirme programına alındığı tarihte 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında, “Kamu Eğitim ve Dinlenme Tesisleri Alanı” ve 1/1000 ölçekli Nazım İmar Planında “T.C. Emekli Sandığı Eğitim ve Dinlenme Tesisleri Merkezi” olarak kullanım kararlarında yer aldığı, imar planındaki bu kullanım kararının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde “Sosyal Altyapı Alanı” olarak tarif edildiği, İmar Kanunu ve ilgili yönetmelik uyarınca sosyal altyapı alanlarının imar planı değişiklikleri aracılığıyla kaldırılamayacağı, dava konusu kararın söz konusu parsele ilişkin imar planlarının hukuka aykırı şekilde değiştirilmesine neden olduğu, imar planlarındaki kullanım kararları ve imar planı değişikliği yapılıp yapılamayacağı gözetilmeksizin anılan parselin özelleştirme kapsam ve programına alınmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılmadığından süre aşımı yönünden; davacıların dava açılmasında hukukî menfaati bulunmadığından ehliyet yönünden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olduğu, hazine ve muhtelif kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde bulunan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınabileceği, idarelerinin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ek 3. maddesi kapsamında imar planı yapma yetkisinin bulunduğu, bu sebeple imar planlarına ilişkin iddiaların kabul edilebilir nitelikte olmadığı, üst ölçekli imar planları dikkate alınarak ilgili kurum ve kuruluşlarla gerekli görüşmeleri yapıldıktan sonra imar planlarının hazırlanıp uygulamaya koyulduğu, taşınmazların mevcut imar planlarının olması veya olmamasının özelleştirme kapsam ve programına alma kararına etkisinin olmadığı, dava konusu kararın kamu yararının artırılması, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlanması, kamuya ait taşınmazların değerlendirilmesi suretiyle gelir elde edilmesi hükümlerini içeren 4046 sayılı Kanun'a ve ilgili mevzuata amaç, kapsam ve usul yönünden uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava; ekli listede belirtilen taşınmazların ve üzerilerinde bulunan yapıların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin 09/07/2021 tarih ve 4264 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmaz yönünden iptali istemi ile açılmıştır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazine'ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek için özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra, son fıkrasında, Kanun'da yer verilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usûllerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca belirleneceği; 3. maddesinde, kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin Kurul'un görevleri arasında olduğu kurala bağlanmıştır. 4046 sayılı Kanun'un yukarıda anılan genel gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun'un 1. maddesinde yer alan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınması konusunda Özelleştirme Yüksek Kurulu'na birtakım görev ve yetkiler tanınmış olmakla birlikte, verilen bu görev ve yetkinin, mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile özelleştirmeye konu varlığın niteliği, fiili ve hukukî durumu gözetilerek ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenle, dava konusu Kurul kararının hukuka uygunluğunun, özelleştirme kapsam ve programına alınan alanın bulunduğu yer, nitelikleri, fiili ve hukukî durumları incelenerek, dava konusu alanın mevcut durumda özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilip özelleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 09/07/2021 tarih ve 4264 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, "Ekli listede yer alan taşınmazların ve üzerilerinde bulunan yapıların (varlıkların); Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından değerlendirilmek üzere özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, Varlıkların satış, kiralama, işletme hakkının verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar veya kat/arsa karşılığı inşaat yaptırma yöntemlerinden biri veya bir kaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, Özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar her türlü gelir, gider, bakım, onarım, işletim ile diğer yükümlülüklerin, bu varlıkların mülkiyetinde/ kullanımında olan Kurum veya Kuruluşlara bırakılmasına, Özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına" karar verilmiş, ekli listenin 4. satırında, Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmaza yer verilmiştir. 4042 sayılı Kanuna göre, 1. maddede sayılan kuruluşların özelleştirme kapsamına alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibariyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan özelleştirmeye hazırlanmasına, hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan özelleştirme programına alınmasına karar verme ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etme konusunda yetki Özelleştirme Yüksek Kurulu'na verilmiş olup; dava konusu uyuşmazlıkta, herhangi bir kamu hizmetine tahsis edilmemiş olan Hazine taşınmazlarının özelleştirmeye tabi tutulmasında Kanun'un amacına aykırılık bulunmamaktadır. Anılan Kanun hükümleri ve taşınmazların mevcut durumu dikkate alındığında, dava konusu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına dair işlemin, 4046 sayılı Kanunun öngördüğü, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak amacına ve özelleştirme ilkesine ve anılan mevzuat hükümlerine uygun bulunduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, üye ...'ın davacı ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin somut, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisi bulunmadığından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1 (b) maddesi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin ayrışık oyuna karşılık, oyçokluğuyla esasın incelenmesine geçilerek gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 09/07/2021 tarih ve 4264 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, ekli listede belirtilen taşınmazların ve üzerilerinde bulunan yapıların (varlıkların) Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından değerlendirilmek üzere özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar verilmiştir. Anılan Cumhurbaşkanı kararına ekli listede yer alan mülkiyeti Sosyal Güvenlik Kurumu'na ait Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usûle yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT : 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında 'kuruluş' adı ile anılacak olan; ... d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının, ... ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. ... " kuralına yer verilmiş; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır. 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 3. fıkrasında, "Mahalli idareler hariç olmak üzere genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, döner sermayelerin, fonların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç özel kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş diğer kamu idarelerinin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müesseselerinin ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar ve şirketlerin mülkiyetinde ve tasarrufunda bulunan tatil köyü, termal tesis, eğitim ve dinlenme kampları, eğitim, dinlenme ve spor tesisleri, misafirhane ve diğer sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması amacıyla, bu tesislerin maliklerinin kendilerince, Bakanlıkça, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca; değerlendirme işlemini yapacak idarenin mevzuatına göre ve bu mevzuatta belirtilen usullere göre satılmak, kat/arsa karşılığı inşaat yaptırılmak, üzerlerinde sınırlı ayni hak tesis edilmek suretiyle veya diğer yöntemlerle değerlendirilmesine, değerlendirmenin hangi idare tarafından ve hangi yöntemle yapılacağına, Cumhurbaşkanınca karar verilebilir." kuralına yer verilmiştir. 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; ... e) ... 3. maddesinin birinci fıkrası ... yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir. 02/08/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı'nın 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesinde, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkûr kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkûr listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış, Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir. HUKUKÎ DEĞERLENDİRME: Aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurul'un görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte kalmaya devam etmekte olup; 703 sayılı KHK'nın Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nın 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır. Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle de, 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulu'na 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanunla Özelleştirme Yüksek Kurulu'na verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanınca kullanılacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Öte yandan, 4706 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında sayılan kamu idarelerinin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müesseselerinin ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar ve şirketlerin mülkiyetinde ve tasarrufunda bulunan tatil köyü, termal tesis, eğitim ve dinlenme kampları, eğitim, dinlenme ve spor tesisleri, misafirhane ve diğer sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması amacıyla, bu tesislerin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca, 4046 sayılı Kanun'a göre değerlendirilmesine Cumhurbaşkanınca karar verilebileceği açıktır. Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sâir hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek hususlarında görevli olan Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun bu görevleri Cumhurbaşkanı'na devredildiğinden; öte yandan, 4706 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasıyla da kamuya ait sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması amacıyla değerlendirilmesi ile değerlendirmenin hangi idare tarafından ve hangi yöntemle yapılacağına karar verme noktasında Cumhurbaşkanı'na yetki verildiğinden, dava konusu kararda yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendine göre, Kanun'da "kuruluş" olarak sayılan genel ve katma bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesi yoluna gidilebileceği, başka bir anlatımla, genel ve katma bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmeti ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının özelleştirilmesinin mümkün olduğu, ayrıca Hazine'ye ait taşınmazların da kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilebilecekleri anlaşılmaktadır. Öte yandan, 4706 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 3. fıkrasına göre, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin ve veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş diğer kamu idarelerinin mülkiyetinde ve tasarrufunda bulunan tatil köyü, termal tesis, eğitim ve dinlenme kampları, eğitim, dinlenme ve spor tesisleri, misafirhane ve diğer sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması amacıyla, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca özelleştirme uygulamalarına ilişkin mevzuata göre değerlendirilmesine Cumhurbaşkanı tarafından karar verilebileceği açıktır. Bu itibarla, dava konusu Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan mülkiyeti Sosyal Güvenlik Kurumu'na ait taşınmazın idarenin gördüğü kamu hizmeti ile doğrudan doğruya ilgisinin olmadığı, söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınması işleminin, 4046 sayılı Kanun'un ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak şeklindeki genel amacı ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etmek şeklindeki özel amacına ve 4706 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen kamuya ait sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması amacına uygun olduğu, dolayısıyla 4046 ve 4706 sayılı Kanunlara herhangi bir aykırılık taşımadığı sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı kararının uyuşmazlığa konu kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 09/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu"nun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 09/07/2018 tarihinden sonra münhasıran Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir. Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, 09/07/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır. Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kurulu'na verilen görev ve yetkilerin Kurul'un yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır. Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasanın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurul'un 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görevi olarak düzenlendiğinden, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.