11. Hukuk Dairesi 2024/2192 E. , 2024/7606 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/370 Esas, 2019/1051 Karar HÜKÜM :Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden davanın reddine Mahkeme kararı, temlik alan davacı TMSF vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafında…
**11. Hukuk Dairesi 2024/2192 E. , 2024/7606 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/370 Esas, 2019/1051 Karar HÜKÜM :Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden davanın reddine Mahkeme kararı, temlik alan davacı TMSF vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Medya Filmcilik ve Reklamcılık Pazarlama A.Ş.'nin yönetimi müvekkili TMSF'ye devrolunduktan sonra şirket kayıtlarında yapılan incelemede kasada olması gereken nakit ve çek tutarları ile mevcutlar arasında fahiş farklar bulunduğunun şirketin zarara uğratıldığının tespit edildiğini, tanzim edilen denetim kurulu raporu uyarınca şirket kasasında mevcut açığın fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş gösterilen apel ödemelerinden kaynaklandığının, şirket ortağı olarak resmi kayıtlarda yer alan şirket ortaklarının ise göstermelik ve muvazaalı bir şekilde ortak sıfatını taşıdıklarının tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılar yönetim kurulu üyeleri, denetleme kurulu üyeleri ile şirket ortaklarından müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporlarına göre kasa açığı ile ilgili olarak devralınan şirketin sorumluları ile devralanlar arasında sayıma ilişkin herhangi bir tutanağın tutulmamış olduğu, el koyma tarihi itibariyle kasada ne kadar para bulunduğunun tespitine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerekmesine karşın (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.06.2016 tarih ve 2016/2882 E., 2016/6889 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere) bu durumun tespit edilmemiş olduğu, bu haliyle kasa açığının oluştuğu ve bunun apel ödemelerinin fiktif olarak ödenmesinden kaynaklandığı iddiasının ispat edilemediği, davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamamış olduğundan kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya karşı açılan davaların işlemden kaldırılmış olması nedeniyle bu davalılar hakkındaki davaların açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden ise davanın sübut bulmadığından reddine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 133 üncü maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı TMSF vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş olarak gösterilen apel borcu sebebiyle şirketin uğradığı zararın, zarar sorumlusu bulunan yönetim kurulu üyeleri, denetçiler ve yetkili şirket çalışanlarından tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 306, 309, 336, 337 ve 338 inci maddeleri, 5411 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesinin son fıkrası. 3. Değerlendirme Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Davacı TMSF vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temlik alan davacı TMSF harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.