11. Hukuk Dairesi 2016/2457 E. , 2017/4651 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2015 tarih ve 2015/105-2015/972 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2016/2457 E. , 2017/4651 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2015 tarih ve 2015/105-2015/972 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği gümrük müşavirliği hizmeti kapsamında davalı adına ithal edilen koku aparatı, parfüm dispenseri, koku dispenseri ürünleri için müvekkilinin beyanname düzenleyerek gümrük işlemlerini tamamladığını, Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce bu işlemden sonra adı geçen ürünlerin küçük ev aletleri statüsünde yer almasına karar verilip gümrük idaresi tarafından davalı adına ek vergi ve para cezası tahakkuk ettirildiğini, uzlaşma sonucu toplam 22.225,60 TL vergi ve cezanın müvekkili tarafından gümrük saymanlığına ödendiğini, bu tutarın vergi ve faize ilişkin 13.225,60 TL tutarındaki kısmı için davalıya borç dekontu düzenlendiğini, davalının bir ödeme yapmaması üzerine aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu, zira belirtilen ürünlerin gümrük işlemlerinin tamamlanmasını müteakip idare tarafından getirilen düzenleme sonucu ek verginin tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, hatalı yapılan müşavirlik hizmetlerinde yasanın mükellef ile birlikte müşaviri de sorumlu tuttuğunu, uzlaşmanın müvekkili tarafından değil, bizzat davacı tarafından istendiğini, davacının, ek tahakkukların hukuka aykırı olduğuna dair itiraz ve dava yoluna gidilmesi gerektiği yönünde bir ihtarının bulunmadığını, ödemeyi kendisinin yapmasının ve sadece vergi ve faizi istemesinin kusurunu kabul ettiği anlamına geldiğini, sonradan yürürlüğe girecek bir düzenlemenin geçmişe yürütülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalışanı olan gümrük müşavirinin hatalı beyanı üzerine idarenin cezai işlem tesis ettiği, müşavirin mesleği gereği güncel mevzuat doğrultusunda beyanname tanzim etmesi ve mükellefin haklarını koruması gerektiği, gerekli özeni göstermediği hallerde zarardan sorumlu olacağı, görev ve sorumluluğu kapsamındaki iş ve işlemlerde kusuru ile verdiği zararı davalıya yansıtamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.