10. Ceza Dairesi 2023/13479 E. , 2024/24903 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kara…
**10. Ceza Dairesi 2023/13479 E. , 2024/24903 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 22.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/5600 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61996 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61996 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede, Somut olayda, sanığın iş bu incelemeye konu karar kapsamında 03/11/2018 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanma suçu öncesinde, 19/03/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 03/05/2017 tarihli ve 2017/68135 soruşturma, 2017/2909 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar verildiği, sanığın denetim tedbirine uymaması üzerine, yapılan yargılama neticesinde ise İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarihli ve 2018/406 esas, 2019/608 sayılı kararı ile üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle beraatine karar verildiği ve bu kararın 21/10/2019 tarihine kesinleştiği cihetle, sanığa ait sabıka kaydı incelediğinde inceleme konusu suç haricinde sanık hakkında devam eden başkaca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının mevcut olmadığı, anlaşılmakla, sanık hakkında yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 03.11.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2019 tarihli ve 2019/179150 Soruşturma, 2019/66211 Esas, 2019/53427 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2019/785 Esas, 2021/173 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 22.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/406 Esas, 2019/608 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 19.03.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2017 tarihli ve 2017/68135 Soruşturma, 2017/2909 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2018 tarihli ve 2017/68135 Soruşturma, 2018/27596 Esas, 2018/22724 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3.Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/406 Esas, 2019/608 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği, beraat kararının 21.10.2019 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında doğrudan kamu davası açılmasına dayanak olarak alınan İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/406 Esas, 2019/608 Karar sayılı dosyasında 19.03.2017 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.05.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, şüphelinin denetim süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle kamu davası açılması üzerine, İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/406 Esas, 2019/608 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, sanık hakkında 03.11.2018 tarihli suç nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2019/785 Esas, 2021/173 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.