7. Hukuk Dairesi 2010/244 E. , 2010/6378 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 129 ada 4 ve aynı ada 13 parsel sayılı sırası ile 15543,73 m² ve 10993,05 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... Tüzel Kişiliği adına, aynı ada 5 parsel sa…
**7. Hukuk Dairesi 2010/244 E. , 2010/6378 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 129 ada 4 ve aynı ada 13 parsel sayılı sırası ile 15543,73 m² ve 10993,05 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... Tüzel Kişiliği adına, aynı ada 5 parsel sayılı 30854,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak payları oranında davalılar ... ve ... Köyü Tüzel Kişliği adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Somut olayda kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için verilen kesin önel, gerekli koşulları içermemektedir. Verilen ara kararında mahkeme heyetine verilecek ücretler kalem kalem ve ayrıntılı olarak gösterilmediği gibi, bilirkişiler için davetiye gideri hesaplanmamış, kesin süre ile keşif günü arasında davetiyelerin tebliği için makul bir süre bırakılmamıştır. Bu olgular gözetildiğinde mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 03.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.