11. Hukuk Dairesi 2024/2427 E. , 2025/817 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/212 Esas, 2024/246 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/534 E., 2021/808 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetki…
**11. Hukuk Dairesi 2024/2427 E. , 2025/817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/212 Esas, 2024/246 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/534 E., 2021/808 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi (İHDS) imzalandığını, devir tarihinden önce davalının dağıtım faaliyetini yürüttüğü sırada 03.06.2003 tarihinde dava dışı işçinin meydana gelen iş kazası nedeniyle vefatı üzerine yakınlarına Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) bağlanan peşin sermaye değeri gelir tahsili için 18.07.2011 tarihinde Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2011/203 E. sayılı dosyasında açılan rücuen tazminat davası sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, SGK tarafından müvekkili aleyhinde ilamlı icra takibine geçildiğini, 14.06.2017 tarihinde toplam 449.838,14 TL'nin icra dosyasına ödenmek zorunda kalındığını, sözleşme gereğince bu zarardan davalının sorumlu olduğunu, yine 28.06.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca hisselerin devir tarihinden önceki döneme ilişkin olarak İHDS hükümlerinin saklı tutulduğu nazara alındığında ödenen bedelin davalının sorumluluğunda kaldığını ileri sürerek şimdilik davacı tarafından Siirt İcra Dairesinin 2017/8555 E. sayılı dosyasına ödenen 449.838,14 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hisse devir aşamasında bilanço düzenlendiğini, borç ve alacağın kesinleştiğini, bilançoda dava ve icra takip dosyalarına ilişkin listelerin yer aldığını bu yöndeki tespit tutanaklarının kesinleştiğini, ayrıca işçi alacakları ile ilgili ihtilaflardan kaynaklanan davaların üçüncü kişi zararı olarak kabul edilemeyeceğini, işçi alacaklarında davacı şirketin sorumlu olacağını, dava ve ödemenin müvekkiline bildirilmemesi nedeniyle faiz, icra gideri ve icra vekâlet ücretinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinden önceki tarihte davalının dağıtım faaliyetini yürüttüğü sırada bünyesinde çalıştırdığı işçinin elektrik akımına kapılarak vefatı nedeniyle SGK'ca yakınlarına ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin rücuen tazmini istemiyle açılan dava sonucu verilen ilamın icraya konulması üzerinde davacı tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemenin işletme hakkı devir sözleşmesi hükümleri ile hisse satış sözleşmesi uyarınca davalıdan rücuen talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 449.838,14 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından yapılan ödemeye neden olan olayın İHDS'nin imzalandığı tarihten önceki dönemde meydan geldiği, rücuen alacağa dayanak olan davanın davacısının da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra dosyasına ödediği bedel ile masrafları davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması nedeniyle sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğünün bulunmadığı, hisse satış sözleşmesi karşısında işletme hakkı devir sözleşmesinin öncelikle uygulanacağı, hüküm altına alınan alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, alacak taraflar arasında imzalanan sözleşmeye dayandığından zamanaşımı süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olduğu, davanın da bu süre içerisinde açıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.