T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1722 - 2026/1148 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1722 KARAR NO : 2026/1148 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2024 NUMARASI : 2021/... Esas, 2024/... Karar DAVACILAR : 1- ... ... - 2- ... ... - 3- ... ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ...…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1722 - 2026/1148 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1722 KARAR NO : 2026/1148 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2024 NUMARASI : 2021/... Esas, 2024/... Karar DAVACILAR : 1- ... ... - 2- ... ... - 3- ... ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ...- ... VEKİLİ : Av. DAVA İHBAR OLUNAN : ... - DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 13/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/04/2026 Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.04.2024 tarih ve 2021/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22/12/2020 günü ...'ın sevk ve idaresinde ki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan davacılar ... ... ve kızı ... ...'ya çarptığını, bu kaza sonucunda davacı ... ... ile ... ...'nın yaralandığını, davacı ... ...'nın bahse konu kaza sonrası çalışamadığını, bakıma muhtaç hale gelip sürekli iş gücü kaybına uğradığını, kazaya dair Silifke 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/... esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, kaza nedeniyle ... ve ... ...'nın beden ve ruh sağlığı yönünden zarar gördüğünü, diğer davacı olan baba ... ...'nın da eşi ve kızının yaralanması nedeniyle psikolojik olarak zarar gördüğünü, davalının kullandığı ... plaka sayılı aracın ZMSS sigortacısı olan ... Anonim Şirketi'nin ve davalı sürücünün maddi zararlardan, davalı sürücünün ise tek başına manevi zararlardan sorumlu olduğunu belirterek davacı ... ... için 50.000,00-TL, ... ... için 20.000,00-TL, ... ... için 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınmasını, davacı ... ... için 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; kendilerine usulüne uygun başvurunun yapılmadığını, geçici iş görmezlik tazminatı, bakıcı giderleri ve tedavi giderlerinin sorumlulukları dahilinde bulunmadığını, sigortalı sürücünün kazada kusurunun olmadığını, faize hükmedilecekse faiz tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı asil vekili cevap dilekçesinde özetle; 22.12.2020 tarihindeki kazada davacı ... ...'nın kusurunun bulunduğunu, ortaya çıkan sonuç ile müvekkilinin fiili arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, kazadan sonra davacıların hastaneye gitmelerine yardım ettiğini, tedavi sonrası da davacıların yanında olduğunu, kaza sebebiyle davalı aleyhine açılan Silifke 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/... E. Sayılı dosyası ile yargılamanın halen devam ettiğini, kusura ilişkin rapor alınması ve yine davacıların maluliyetlerinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek öncelikle ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını ve nihayetinde davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacı ... ...'nın maddi tazminat talebinin kabulü ile; 22.882,23 TL tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/12/2022 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise 29/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı ... ... yönünden 12.000,00 TL, davacı ... ... yönünden 7.500,00 TL ve davacı ... ... yönünden 6.000,00-TL tazminatın kaza tarihi olan 22/12/2022 tarihinden itibaren davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; dosyadaki adli tıp raporunda kaza sonrası 2-3 defa ameliyat edildiği söylenen davacı ... ...'nın bahse konu kırığının daha önce alınan kati raporlarda hayati fonksiyonlara etkisinin ağır düzeyde olduğunun belirtildiği bir ortamda engellilik oranın %0 olduğunun belirtilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tatmin edici olmayan raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, talepleri doğrultusunda maluliyet oranının ayrıca bir Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından tespit ettirilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin hükmettiği manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, müvekkili ...'in 3 defa ameliyat geçirmiş olup yine söz konusu adli tıp raporuna göre iyileşmesinin 9 ayı bulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Karara karşı davalı ... vekili; kazanın meydana gelişinde davacı ...'in kendi kusurunun bulunduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin olay yerini terk etmediğini, davacıların yardımına koştuğunu, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından verilen manevi tazminat kararının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yaralanmalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kusur raporuna yönelik itirazları yönünden yapılan incelemede; Dosya arasında mevcut bulunan kaza tespit tutanağında yaya geçindinden karşıya geçerken meydana gelen kazada yayaların kusurunun olmadığı, davalı sürücü Yılmaz'ın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Silifke 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/... Esas sayılı dosyasında alınan 26.07.2022 tarihli ATK raporunda sürücü ...'ın dikkatini yola vermediği, yaya geçidini dikkate alarak hızını azaltıp durmadığı için asli kusurlu olduğu, yayalar ... ... ve ... ...'nın herhangi bir kusurlarının bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece yeniden kusur raporu alınmaması eksiklik ise de, hükme esas alınan ATK raporunun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu, aralarında çelişki olmadığı, kazanın yaya geçidinde meydana gelmesi sebebiyle davalı sürücünün tam kusurlu olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacılar vekilinin maluliyet raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde; Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/... Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre, 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/... K; 2021/... K sayılı kararları) Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 22.12.2020 olup mahkemesince hükme esas alınan 08.05.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 22.12.2020 tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film- grafileri ile tedavi evrakları incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, davacı ... ...'nın kalıcı maluliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Manevi tazminat miktarı yönünden yapılan istinaf incelemesinde; 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370). TMK'nun 4 üncü maddesine göre kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. Somut olayda; 22.12.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın yaya olan davacılara çarpması sonucunda davacıların yaralandığı, kalıcı maluliyet oranlarının olmadığı, alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'in kaza sonrasında vücudunda kırıklarının oluştuğu, 3 kez ameliyat geçirdiği, anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıdaki yaralanmanın boyutu, yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı Yılmaz Necati'nin bu yöndeki istinaf talebinin reddine, davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı ... küçük olduğundan geçici iş göremezlik zararı verilmesi hatalı ise de bu yönlü istinaf bulunmadığından buna yönelik ilk derece mahkemesi hükmü aynen korunmuştur. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görülmekle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.04.2024 tarih ve 2021/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davacı ... ...'nın maddi tazminat talebinin kabulü ile; -22.882,23 TL tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/12/2022 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise 29/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile; -Davacı ... ... için 50.000,00 TL, davacı ... ... için 30.000,00 TL ve davacı ... ... için 20.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 22/12/2022 tarihinden itibaren davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, 5-a-)Maddi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan alınması gereken 1.563,09 TL karar harcından, peşin ve ıslah olarak yatırılan toplam 486,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.076,19 TL harcın davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, b-)Manevi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca davalı ...'dan alınması gereken 6.831,00 TL karar harcından, peşin olarak yatırılan 285,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.545,33 TL harcın bu davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, c-)İlk derece mahkemesince 16.04.2024 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, d-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine, 6-Davacılar tarafından dava açarken yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 344,97 TL peşin harç ve 427,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 831,87 TL'nin davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7-Davacılar tarafından yapılan 949,45 TL posta/tebligat, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.328,00 TL adli tıp rapor gideri olmak üzere toplam 5.277,45 TL'nin davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 8-Davalı ... tarafından yatırılan 102,00 TL posta ve tebligat giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Maddi tazminat davası yönünden, davacı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri nazara alınarak hesaplanan 17,900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'ya verilmesine, 10-Manevi tazminat davası yönünden, davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri nazara alınarak davacı ... ... için hesaplanan 45.000,00 TL, davacı ... ... için 30.000,00 TL vekalet ücretinin, davacı ... ... için hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak belirtilen miktarlarda davacılara ödenmesine,, 11-6325 sayılı Kanun'un 18/A-14 maddesi gereğince arabulucuya ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak Hazineye irad kaydına, 12-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, İstinaf giderleri açısından; 13-a-)Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, b-)Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 3.304,99 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 826,25 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.478,74 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 14-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 15-Davacılar tarafından yapılan 70,00 TL istinaf yargılama ücretinin davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 16-Davalı ... tarafından yapılan 394,00 TL istinaf posta ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalılar yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN; davacılar yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy çokluğu ile karar verildi.06/04/2026 Kürşat KÖYLÜ Elif ÇAĞLAR Tuğba TÜRKER ŞENLİLER Eylül TARLABELEN Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır KARŞI OY ŞERHİ Her ne kadar sayın çoğunluk tarafından davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, TBK 56/2 maddesinde yer alan manevi tazminat bilindiği üzere yansıma yoluyla manevi tazminat olarak değerlendirilmekte olup kanunda açık hüküm bulunması halinde yansıma yoluyla manevi tazminat talep etme imkanı bulunmaktadır. Kanun koyucu yansıma yoluyla manevi tazminat talep etme hakkını sınırlı olarak belirlemiştir. Kanunda belirtilen haller haricinde yansıma yoluyla manevi tazminat talep etme hakkı bulunmamaktadır. TBK 56/2 maddesinde açık bir şekilde zarar görenlerin yakınlarının manevi tazminat talep edebilmeleri için zarar gören kişinin ağır bedensel zararının olması gerekmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre ağır bedensel zarardan anlaşılması gereken kişide kalıcı bir maluliyetin bulunması ve söz konusu maluliyet oranının her olayın özelliğine göre ve fakat yüksek oranda olması gerekmektedir. Eldeki dosyaya baktığımızda zarar gören davacılar ... ... ve ... ...'nın yaralanması nedeniyle davacı ... manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, eldeki dosyada davacılar ... ve ...'in kalıcı maluliyetinin bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılamamıştır. Şu halde zarar gören davacılar ... ve ... ...'nın söz konusu yaralanması nedeniyle dosyamız davalısından TBK 56/1 maddesi uyarınca manevi tazminat talep etmesinde ve bu yönde kabul kararı verilmesinde hiç bir yanlışlık olmamasına rağmen zarar gören davacıların yakını olan diğer davacı ...'ın söz konusu yaralanma nedeniyle dosyamız davalısından manevi tazminat talep etme hakları bulunmamaktır. Zira zarar gören davacıların işbu kaza nedeniyle kalıcı iş göremezlik oluşacak şekilde yaralandığına dair hiç bir tespit bulunmamaktadır. Davacılardan ... ...'nın yaralanması nedeniyle sadece 9 ay geçici iş göremezliğinin bulunduğu, diğer davacı ...'nin ise bu yaralanması nedeniyle geçici iş göremezliğinin dahi olmadığı, sadece trafik kazası nedeniyle yaralanmasına ilişkin bilgi bulunduğu, ancak bu yaralanmasının ne oranda olduğuna ilişkin olarak diğer bir ifade ile kemik kırığı veya başka bir yaralanmasının olup olmadığına ilişkin hiçbir tetkik ve bilginin dosya kapsamında bulunmadığı bu yönde davacılar ... ve ... ...'nın yakını olan ...'ın manevi tazminat talep etme hakkının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle mahkemesince bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde davalı Yılmaz'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması hatalıdır. Bu davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davacı ... yönünden manevi tazminatın reddine karar verilmesi gerektiği halde davacı lehine TBK 56/2 maddesi gereğince manevi tazminat kararı verilmiş olmasının hatalı olduğu düşünüldüğünden dairemizin kararının bu kısmına karşı oy kullanmaktayım. Başkan ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.