19. Hukuk Dairesi 2016/8594 E. , 2017/6545 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirketin 1997 yılı içerisinde parçalar halinde her biri bir yıl vadeli akreditif/döviz kredileri kullandığ…
**19. Hukuk Dairesi 2016/8594 E. , 2017/6545 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirketin 1997 yılı içerisinde parçalar halinde her biri bir yıl vadeli akreditif/döviz kredileri kullandığını, kredinin vadesi geldiğinde bir kısmının ödenmediğini, 1998 yılında her bir kredinin vadesinde kredi kullanılarak yenilendiğini, alacakların güvencesi olarak müvekkili adına kayıtlı taşınmazın ipotek verildiğini, 2005 yılında ipotekli taşınmazın dava dışı ... Ltd.Şti.'ne devir edildiğini, 2001 yılında tüm borçlarının ödendiğini, bankanın alacaklarını tamamen tahsil etmesine rağmen ipoteği fek etmediğini, davalı bankanın 1997 yılında kullandırılan döviz kredilerinin belgesiz ihracatın finansmanında vergi, resim ve harç vb. istisnalarla kullandırıldığını yeteri kadar ihracat gerçekleştirildiğine dair gümrük beyannamelerinin kendilerine ulaşmadığından doğacak vergi, resim, harç sorumluluklarının devam ettiğini, ödenene kadar ipoteği fek etmeyeceklerini bildirdiğini, yeteri kadar ihracat yaptığını, gümrük beyannamelerini zamanında bankaya ibraz ettiğini, bankaca ödenen vergi, resim, harçların davalı bankaya ödeneceğine dair yazılı taahüdünün olmadığını ileri sürerek, davalı banka tarafından başlatılan ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2011/5069 esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıya yabancı para cinsinden ihracaat kredisi kullandırıldığını, kredinin türü itibariyle davacının taahhüt etttiği miktarda dövizi bankalar üzerinden yurt içine getirmediği için taahhüt açığı oluştuğunu, taahhüt açığından bankanın sorumlu olması nedeniyle 6111 sayılı Yasadan yararlanıp taahhüt açığından kaynaklanan vergi cezası ve eklerini ödediklerini, ödedikleri miktarın tahsili için ipotek verirken taşınmazı devralan dava dışı şirket ve davacı hakkında icra takibi yaptıklarını, dava dışı şirket tarafından bir miktar ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin davacı tarafından talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.