T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/152 KARAR NO : 2025/1467 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/511 KARAR NO : 2021/451 DAVA TARİHİ: 22/03/2013 KARAR TARİHİ: 05/07/2021 DAVA: Kayıt Kabul KARAR TARİHİ: 17/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/152 KARAR NO : 2025/1467 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/511 KARAR NO : 2021/451 DAVA TARİHİ: 22/03/2013 KARAR TARİHİ: 05/07/2021 DAVA: Kayıt Kabul KARAR TARİHİ: 17/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili banka arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden davalının kredi kullandığını, diğer davalılar ... ve ...'un davalı şirketin müşteri sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredilerin ödenmemesi üzerine borçlulara kredi hesaplarının kat'ı ile borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, keşide edilen bu ihtara rağmen borçların ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını ve genel haciz yoluyla İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/41 E. sayılı dosyasındaki iflasın ertelenmesi davasında müvekkili şirket aleyhindeki takiplerin durdurulması ve yeni takip yapılmaması yönünde tedbir kararı verildiğini, bu nedenle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, bu karar gereğince dava konusu İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ... E. numaralı icra takibinin de durduğunu, davacı tarafça sunulan Genel Kredi Sözleşmesi hükümlerinin taraflarca karşılıklı olarak tartışılıp müzakere edilerek belirlendiğini, sözleşmenin davacı tarafça matbu kitapçık olarak hazırlanmış olduğunu ve genel işlem şartları içerdiğini, davacı kayıtlarının münhasır delil sayılacağına ilişkin hükümler de bunlardan birisi olduğunu savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyasının mahkememizin ... E.sayılı dosyasında tefrik edilerek yukarıdaki esasa kaydedildiğini, işbu dosyanın tefrik edildiği dosyada açılan davanın İİK'nın 67. maddesi gereğince itirazın iptali davası olup, dava konusu İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 6.955.731,92-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davalılardan ... ... ... A.Ş. dava sürecinde iflas etmiş olup, dava bu davalı yönünden kayıt kabul davasına dönüştüğünden ve itirazın iptali davası yazılı yargılama usulüne tabi olup, kayıt kabul davası basit yargılama usulüne tabi olduğu için, yargılama usulü farklı olan davaların ayrılması gerektiğinden davalı ... ... ... A.Ş. yönünden devam eden kayıt kabul davasının tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine ve dava dilekçesinde davalılardan olan müflis ... ... ... A.Ş. yönünden yargılamaya ayrı bir dosya üzerinden devam olunmasına karar verilmiş ve tefrik sonrası işbu dosya oluşturulduğu, Bandırma 1. İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2015/1 iflas sayılı dosyadan mahkememize gönderilen 21/01/2021 tarihli cevabi yazıda yapılan incelemede davacı ... ... Bankası tarafından 5.934.951,12 TL için alacak kayıt talebinde bulunulduğu ve bu miktar üzerinden 4. sırada kayıt talebinin kabul edildiği ancak henüz 4. sıra alacaklılara ödeme sırası gelmediğinden herhangi bir ödeme yapılmadığına dair beyanlarda bulunulduğu ve ekinde ilgili belgelerin sunulduğu, davanın (mahkememizin ... esas ayılı dosyasından tefrik edildiği ve davaya kayıt kabul davası olarak devam edildiği de gözetilerek, bu dosyadaki karar doğrultusunda tahsilde tekerrür olmamak üzere) kabulü ile, 10/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda iflas tarihi itibari ile toplam alacak olarak tespit edilen 6.174.510,14 TL ile iflas masasına kaydedilen 5.934.951,12 TL arasındaki fark olan 239.559,02 TL'nin davalı müflis ... ... ve Yem Sanayi Ticaret AŞ iflas masasına kayıt kabulüne, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itiraza rağmen, yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğun, dava tarihi itibari ile mevcut itiraz olduğundan ve davalının itirazının haklı olmadığı ve davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşıldığından, davalı aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmolunması gerektiği gerekçesiyle Davanın (mahkememizin ... esas ayılı dosyasından tefrik edildiği ve davaya kayıt kabul davası olarak devam edildiği de gözetilerek, bu dosyadaki karar doğrultusunda tahsilde tekerrür olmamak üzere) kabulü ile, 10/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda iflas tarihi itibari ile toplam alacak olarak tespit edilen 6.174.510,14 TL ile iflas masasına kaydedilen 5.934.951,12 TL arasındaki fark olan 239.559,02 TL'nin davalı müflis ... ... ve Yem Sanayi Ticaret A.Ş. iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 6.955.731,92 TL üzerinden yapılan icra takibinin 2.000.000,00 TL'lik gayri nakdi kısmına tekabül eden 4 adet teminat mektubunun tamamının iade edilmiş olduğu 10.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda ve Mahkemenin gerekçeli kararında belirtilmiş ise de hüküm tesis edilirken yapılan hesaplamada dikkate alınmadığını, icra takibine konu 6.955.731,92 TL'nin faiziyle beraber güncel değeri ile, yargılama sonucu toplam alacak değeri olarak tespit edilen 6.174.510,14 TL arasındaki farkın reddedilmesi gerekirken bu hususta bir hüküm kurulmamasının açıkça eksik hüküm kurulduğunu gösterdiğini, yargılamada 5.934.951,12 TL'nin iflas masasına kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş olup söz konusu tutar bakımından davanın konusuz kalması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekeceğini, işbu tutarların reddedildiğinin belirtilmesi gerekirken bu hususlarda hüküm kurulmadığı için lehlerine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesi kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olarak açılmış iken, davalı şirketin yargılama sırasında iflas etmesi nedeniyle kayıt kabul istemine dönüşmüştür. Davaya konu İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... ... Bankası A.Ş., borçlularının ise ... ... ve Yem Sanayi Ticaret A.Ş., ... ve ... olduğu, 4.923.248,57 TL asıl alacak, 31.500.00 TL teminat mektubu komisyonundan kaynaklanan alacak, 670,30 TL masraf, 248,00 TL ihtiyati haciz avukatlık ücreti, 68,05 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 4.955.734,92 TL ve deposu gereken teminat mektubu bedeli 2.000.000,00 TL üzerinden 25.01.2013 tarihinde başlatılan icra takibinde "Genel Kredi Sözleşmeleri, Hesap Kat İhtar, Banka Defter ve Kayıtları v.s diğer belgeler" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusu şirkete 01.02.2013 tarihinde tebliğ edildiği, 04.02.2013 tarihinde yetkiye ve borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin 21.03.2013 tarihinde alacaklı vekiline tebliğ edildiği, 22.03.2013 tarihinde 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Davacı banka ile davalı şirket arasındaki genel kredi sözleşmesinin 36.2 maddesi uyarınca İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesi yapılması ile yetkili icra dairesi ilişkin İİK'nın 50. maddesinin yollamasıyla HMK'nın 17. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisine yapılan itiraza itibar edilmemiştir.Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2013/41 E. sayılı dosyasından ... ... ve Yem Sanayi Ticaret A.Ş.'nin 06/02/2015 günü saat 14:25 itibariyle iflasına dair karar verilmiştir. Davalı tarafın yargılamanın devamı sırasında iflası nedeniyle, davacı vekilinin 5.934.951,12 TL alacağın kaydı için masaya 1514 kayıt numarası ile başvurduğu ve talebin tamamının kabulü ile üzerinden kabulü ile 4. sıraya kaydına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından sunulan 13.05.2016 tarihli dilekçede, masaya yaptıkları 5.934.951,12 TL için alacak kaydı başvurularının nizasız olarak kabul edildiği, gayri nakdi depo taleplerine konu teminat mektuplarının iade edildiği bildirilerek davanın tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesi istenilmiştir. Bu aşamada davacı vekilinin davanın konusuz kaldığında yönelik açık bir beyanı veya talebi bulunmamakta ise de, bu husus Mahkemece resen dikkate alınarak gözetilecek ve varılacak neticeye göre hüküm tesis edilecektir. Davacı vekilinin mahkemenin bağlayıcı ve zorunlu ara kararı olmadan iflas masasına başvurarak kaydını talep ettiği miktarın nakdi alacaklara ilişkin itirazın iptaline yönelik açılan davadaki dava değeri olan 4.955.734,92 TL'den fazla miktardaki 5.934.951,12 TL üzerinden yapıldığı, bu miktarın nizasız olarak masaca kabulüne karar verildiği tespit edilmiştir. Ayrıca davacının takipte gayri nakdi depo talebine konu ettiği 2.000.000,00 TL'ye konu teminat mektuplarının iade edildiği davacı vekili beyanı ile de sabittir. Bu aşamada davacının iflasın açılması ile birlikte takip tarihinden iflas tarihine kadar asıl alacağa yönelik faiz, bsmv vb. feriler yönünden de talep hakkı olup itirazın iptali davasındaki dava değeri olan takip çıkış miktarını arttırıcı mahiyette taleplerde bulunabilir. Bu nedenle de davacı vekili de nakdi alacaklara yönelik takip çıkış miktarından fazla bir tutar üzerinden iflas masasına kayıt kabul talebinde bulunmuştur. Davacının fazla miktardaki talebinin kabul edildiği dikkate alınarak davacı yönünden tekrar tamamı kabul edilen masaya kayıt talebinden daha fazla tutarda alacağı bulunup bulunmadığı bilirkişi raporu aldırılıp neticesine göre davanın kabulüne karar verilmesi HMK'nın 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesine aykırılık oluşturması nedeniyle mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varılmıştır. HMK'da yer alan yargılamaya hakim olan ilkelere aykırı yargılama yapılarak hüküm tesis edilmesi de kamu düzenine aykırılık neticesi doğuracaktır. Davacının nakdi alacak yönünden 5.934.951,12 TL için alacak kaydı başvurusunun iflas idaresince nizasız kabul edilerek sıraya kaydedilmesi ve gayri nakdi alacak yönünden toplam 2.000.000,00 TL miktarındaki teminat mektuplarının iade edildiğinin davacı vekilince açıkça beyan dilekçesi ile bildirilmiş olması nedenleriyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmektedir.6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder."Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde; "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." hükümleri yer almaktadır. Yargıtay 6. HD 2023/211 E. 2024/205 K. sayılı içtihadı: "...kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir." şeklindedir.Somut olayda, davacı dava tarihinde davalıdan alacaklı bulunmaktadır. Müflis, borcunu ödemediğinden aleyhine takip yapılmasına sebep olmuştur. Ayrıca takibe itiraz ederek, takibin durmasına sebep olmuştur. Dava itirazın iptali şeklinde açılmış, yargılama aşamasında kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Bu durumda davacı dava açmakta haklı olup, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle verilen kararda, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline ayrıca kendini vekille temsil eden davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve ayrıca İİK'nın 193. maddesi uyarınca takip düşmüş olacağından icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi gerekmektedir. Açıklanan sebeplerle; kamu düzeni dikkate alınarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca KABULÜNE, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/511 Esas, 2021/451 Karar sayılı ve 05/07/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak; 2-Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 1.500,00 TL ve tebligat ile posta gideri 87,00 TL olmak üzere toplam 1.587,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ç-Davacı vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. maddesi gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıranlara iadesine, 3-İstinaf İncelemesi Yönünden; a-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harcının hazineye gelir kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, c-Davalı tarafça yapılan 162,10 TL istinaf başvurma harcı, 59,30 TL istinaf karar harcı ve 44,00 TL istinaf posta masrafı olmak üzere toplam 265,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilemesine, ç-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, d-Yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine, e-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, f-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/12/2025