6. Ceza Dairesi 2011/1922 E. , 2013/19779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanık hakkında mala zarar verme ile yakınan ...’a yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla ki
**6. Ceza Dairesi 2011/1922 E. , 2013/19779 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanık hakkında mala zarar verme ile yakınan ...’a yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, sanığın, adli sicil kaydında yazılı mahkumiyetlerinin içinde en ağırının İnegöl Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/638-780 esas ve karar sayılı hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası olduğu, bu hükmün mükerrirliğe esas alınması gerektiği halde yazılı şekilde daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezaların infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılıp, yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-) Hırsızlık ile yakınan ...’a yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Olay yeri inceleme raporları ve yakınanların anlatımlarına göre, kapıları zorlanıp kilit dili kırılarak açılmak suretiyle işyerlerine girildiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun anahtarla ya da diğer bir aleti anahtar gibi kullanarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıt bulunmadığı ve eylemlerin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, hırsızlık suçundan yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-) Suça konu 30 TL paranın ele geçmediğinin anlaşılması karşısında; yakınan ...’a yönelik hırsızlık eyleminin tamamlandığı düşünülmeden, kalkışma aşamasında kaldığının kabul edilmesi, 3-) İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun gece işlendiğine ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 116/4. maddesiyle uygulama yapılması, 4-) İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlediğinin anlaşılmasına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, 5-) Sanığın, adli sicil kaydında yazılı mahkumiyetlerinin içinde en ağırının İnegöl Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/638-780 esas ve karar sayılı hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası olduğu, bu hükmün mükerrirliğe esas alınması gerektiği halde yazılı şekilde daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.