7. Hukuk Dairesi 2012/5708 E. , 2012/8805 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 106 ada 33 parsel sayılı 3655,39 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Durmuş oğlu ... adına tespit edilmiş, yapılan tespit ise 21.01.1997 gününde kesinleşmiştir. Davacı ... 10.06.2004 günü adına tesci
**7. Hukuk Dairesi 2012/5708 E. , 2012/8805 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 106 ada 33 parsel sayılı 3655,39 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Durmuş oğlu ... adına tespit edilmiş, yapılan tespit ise 21.01.1997 gününde kesinleşmiştir. Davacı ... 10.06.2004 günü adına tescil edilen 106 ada 115 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün dava konusu 106 ada 33 parsel sayılı taşınmazda kaldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı tarafın dava dilekçesi içeriği ile davalıların savunması karşısında davanın müdahalenin önlenmesi davası olduğu ve bu halde davacının açtığı tapu iptal ve tescil davasının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma yetersizdir. Şöyle ki, davacı dava dilekçesinde dava konusu ettiği 106 ada 33 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün tapusunun iptali ile adına tescil isteminde bulunmuş, 16.06.2005 tarihli celsede de davasının tapu iptal ve tescil davası olduğunu yinelemiştir. Dosyaya getirtilen bilgi ve belgelere göre davalıların dava tarihi olan 2004 yılı itibariyle tapu kayıt malikleri olduğu, davacı adına tescil edilen 106 ada 115 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu 106 ada 33 parsel sayılı taşınmazın birbirlerine sınır komşusu oldukları anlaşılmıştır. O halde davacının dava dilekçesindeki açık niteleme ve duruşmada bu nitelemeye uygun olarak tekrar ettiği beyanı gözetildiğinde davacının davasının müdahalenin meni davası olmadığı, davacının davasının dava konusu 106 ada 33 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün tapusunun iptali ve adına tescili ile ilgili tapu iptal ve tescil davası olduğundan kuşku duymamak gerekir. Nitekim bu tür davalarda davanın taraflarının delillerinin toplanması, akabinde tarafların delillerinin taşınmaz başında keşif yapılmak suretiyle değerlendirilmesi, bundan sonra davacının iddia ettiği taşınmaz ya da taşınmaz bölümünün davacı tarafa ait olup olmadığının saptanması zorunludur. Hal böyle iken mahkemece dava konusu taşınmaz başında keşif yapılmamış, tarafların bildirdiği ya da bildireceği deliller taşınmaz başında değerlendirilmemiş, dosya kapsamı ile uyuşmayacak şekilde davacının iddiasının müdahalenin önlenmesine yönelik olduğu şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulmuştur. O halde mahkemece taraflardan delilleri sorulup saptanmalı, toplanan veya toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ...'a iadesine, 04.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.