T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1137 KARAR NO : 2026/217 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 05/12/2025 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında, 12/11/2025 tarihli duruşmasında verilen 2 nolu ara kararda; ------ sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde----- Şirketi'nin sicilden terkin …
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1137 KARAR NO : 2026/217 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 05/12/2025 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında, 12/11/2025 tarihli duruşmasında verilen 2 nolu ara kararda; ------ sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde----- Şirketi'nin sicilden terkin edildiği anlaşıldığından taraflarına 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 547. Maddesi gereği davalı olan şirketin ihyasını sağlamak amacıyla yetki verildiğini, TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi: "(D) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü içerdiğini, şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona erdiğini, ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerektiğini, tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlem olduğunu, bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmadığını, eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olduğunu, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün Ticaret Sicili No: -----, Üye Sicili No: ---- numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ----Şirketi'nin tasfiye olduğu anlaşıldığından işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle Tasfiye Halinde ------ Şirketi'nin ihyası ile tasfiye memuru tayin edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili olan müdürlüğe ve tüzel kişiliği bulunmayan terkin edilmiş şirkete yönelttiğini oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulması önemli olduğunu, huzurdaki davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde Tasfiye Halinde ---- ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin müvekkilinin Müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava, Dava dışı Tasfiye Halinde-----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası için ihyası talebidir.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir.Davacı vekilinin 17/02/2026 tarihli dilekçesi ile dava konusu şirket hakkında dosya kapsamında sunulu hizmet dökümünde davalı alt işverenlerden ------ nezdindeki çalışmaların 01.03.2016- 31.12.2016 ve 01.01.2017 - 28.02.2017 tarihleri arasında gerçekleştiği görülmektedir. Anılan çalışma dönemlerinin 11.09.2014-15.10.2019 tarih aralığında kaldığından bu dönemlere ilişkin kıdem tazminatı 4857 sayılı İş Kanunu Geçici 12. Madde kapsamında olduğunu, ve rücuen talep edilmesinin mümkün olmadığını bu sebeple dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasını, taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı itibariyle, davacı vekilinin beyanları doğrultusunda 4857 sayılı İş Kanunu Geçici 12. Madde kapsamında olduğunu, ve rücuen talep edilmesinin mümkün olmadığını bu sebeple dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiş olmakla bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan Dava Hakkında Konusuz Kalması Nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00 TL harçtan başlangıçta yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, taraflar lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesineİlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.