T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1668 - 2026/111 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1668 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/111 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/752 E 2023/819 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11/02/2026 …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1668 - 2026/111 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1668 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/111 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/752 E 2023/819 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile dava dışı ... Makina Uluslararası Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi arasında 01/04/2021 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu kapsamda 01/04/2021 düzenleme tarihli ve 1.223.000,00 TL tutarlı senedin teminat senedi olarak davalı şirket tarafından müvekkil şirkete verildiğini, davacı şirketin sözleşmenin 2. maddesi uyarınca 150.000 USD avans ödemesi yapacağını, davalı şirketin ise sözleşmenin 3. maddesi uyarınca 5,56X 45mm M193 marka 1.000.000 adet mermiyi temin edeceğini taahhüt ettiğini, müvekkil şirketin 125.000 USD'sini bankadan davalıya Transfer etmek, kalan 25.000 USD'yi de ödemek suretiyle sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin edimini gerçekleştirmediğini, mermi teslimatlarının davalı şirket tarafından yapılmaması üzerine ödenen 150.000 USD avansın iadesi amacıyla dava dışı şirket tarafından Ankara 59. Noterliği’nin 06/09/2021 tarih ve 24298 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak davalı şirketin teslimatı yine yapmadığını, bu nedenle alacağın tahsili için davalı borçlu hakkında Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2021/33130 Esas sayılı dosyası ile 1.223.000,00 TL tutarında teminat senedi ile ilgili olarak icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı yanın söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin şirket müdürü aleyhine başlatıldığını ve davanın şirket müdürü adına açıldığını, dava ve takipte limited şirketin taraf olarak gösterilmediğini, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkil şirkete gönderilen ihtarnamenin 06/09/2021 tarihli olduğunu, bu tarihte dava dışı şirketin yetkili temsilcisinin ... olarak göründüğünü, ancak ...'nin 26/10/2021 tarihinde dava dışı şirketi temsil ile yetkilendirildiğini, buna göre dava dışı şirket ile müvekkil şirket arasında imzalanan sözleşme tarihinin 01/04/2021 olduğu dikkate alındığında, bahsi geçen bu tarih itibariyle her ne kadar sözleşme davacı yanca imzalansa da, ilgili tarih itibariyle şirket yetkilisi ile imzaya yetkili kişinin davacı taraf olmadığını, bununla birlikte icra takibine konu sededin teminat senedi niteliğinde bulunmadığını, kaldı ki senedin Arkasında "1 Nisan 2021 tarihli 04/11 kontrat numaralı sözleşmeye teminat olarak düzenlenme" ibaresi bulunmasına karşın, yazılı bu açıklamanın, sözleşmenin kimler arasında akdedildiği, işin ne olduğu, neyin teminatı olduğu, ciro edilip edilemeyeceği gibi bilgileri içermediğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, senet lehtarının sözleşmeyi feri müdahil şirket adına imzalayan kişi olduğu, sözleşme numarasının ve tarihinin senedin arka yüzünde açıkça belirtildiği gözetilerek, takibe konu edilen senedin teminat senedi olduğu ve davalı şirket ile feri müdahil şirket arasında akdedilen 01/04/2021 tarihli sözleşmenin teminatı olarak verildiğinin kabulünün gerektiği, bu kapsamda edimlerin yerine getirilip getirilmediğinin tespiti yönünden sözleşmenin tarafı olan şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde zorunluluk bulunduğu ve bu yönde ara karar kurulduğu, ancak davacı tarafından, feri müdahil olan şirketin ticari defter ve kayıtlarının verilen kesin süre içerisinde sunulmadığı, ayrıca kayıtların yer aldığı adresin de bildirilmediği, bu sebeple yalnızca davalı şirket kayıtlarının incelenebildiği, söz konusu kayıtlardan ve dosyaya kazandırılan BA/BS formlarından uyuşmazlığın çözümüne yarar herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, sözleşmeye göre feri müdahilin sözleşme bedeli olan 344.000,00 USD'nin yarısını peşin vermesi, davalı şirketin de bir (1) ay içerisinde sözleşmeye konu malların teslimini gerçekleştirmesi gerektiği, peşin ödenmesi gereken ve feri müdahile düşen yükümlülük tutarının 172.000,00 USD olduğu, ancak mevcut bilgi ve belgelerden yalnızca 125.000,00 USD gönderime ilişkin dekont sunulduğu, davacı yanın 150.000,00 USD gönderildiği yönünde iddiası bulunmakla birlikte, bu tutara ilişkin yazılı herhangi bir delilin de ibraz edilmediği, kaldı ki ilgili tutar gönderilmiş olsa bile yine ödenmesi gereken asıl miktardan eksik olacağı, o halde feri müdahil şirketin sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla sözleşmedeki edimini yerine getirmeyen feri müdahilin ve bu doğrultuda senet alacaklısı davacının alacak talebinin yerinde bulunmadığı, bunun yanı sıra davacının kötüniyetli şekilde takip başlattığının sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin yargılama sırasında ihtilaf ve itiraz konusu yapılmayan hususları gerekçe gösterdiğini, davalı şirketin watsapp yazışmalarında bakiye avans talebinin olmadığını, yargılama süresince takip borçlusu davalı şirketin takibe dayanak sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiğine ilişkin bir belge sunamadığını, davalı şirketin sözleşme konusu mermilerin teslimini gerçekleştiremediğini, bu nedenle mahkemece istenilen belgelerin müvekkil şirket tarafından ibraz edilemediğini, davalı şirketin alım satım sözleşmesine ve teminat senedine bir itirazda bulunmadığını, davalı yanın 150.000,00 USD avansın iade edileceğine dair beyanının borç ikrarı niteliğinde olduğunu, dosyada mevcut watsapp yazışmaları ile tercüman bilirkişisince hazırlanan rapor incelenmeksizin hüküm kurulduğunu, tarafların sözleşme sonrası ödenecek avans tutarı üzerinde şifaen anlaşmaya vardıklarını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesi ile 1.321.216,95 TL toplam takip tutarı üzerinden başlatılan icra takibinin devamını istemesine karşın dava değerini 1.000,00 TL göstermek suretiyle eldeki davayı açtığını, ancak davaya esas değer üzerinden harcı yatırmadığını, söz konusu harcın tamamlatılmasının zorunluluk arz ettiğini, ayrıca bu eksikliğin giderilmesinden sonra davaya esas değer üzerinden müvekkil şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini bildirerek, mahkeme kararının usul yönünden harç ve vekalet ücreti için kaldırılmasına, esas yönünden ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, takibe konu senet nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan avans alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2021/33130 Esas sayılı dosyası ile; 01/11/2021 tarihinde davacı ... tarafından, davalı ... Havacılık Savunma Anonim Şirketi hakkında, borcun sebebi olarak "1.223.000,00 TL miktarlı 01/04/2021 tanzim tarihli, 10/05/2021 vade tarihli senet"in gösterildiği, 1.223.000,00 TL asıl alacak ve 98.216,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.321.216,95 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Eldeki dosyada, davacının istemi açık olup, dava dilekçesinin "Sonuç ve İstem" kısmında da belirtildiği üzere, talebin, Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2021/33130 Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve "1.321.216,95 TL toplam takip turarı olmak üzere tüm alacaklar ve feriler yönünden" takibin kaldığı yerden devamına ilişkin hususları içerdiği, bu hali ile, senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde, söz konusu takip tutarının tamamının dava konusu yapıldığı tespit edilmiştir. Ancak, davalı yan aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2021/33130 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinde yer alan "Ödeme Emri"nde takip tutarı toplamı 1.321.216,95 TL ve davacı şirketin dava dilekçesinde takibin devamını istediği tutar 1.321.216,95 TL olmasına karşın, davacı tarafından, dava değeri 1.000,00 TL gösterilmek suretiyle, bu tutar üzerinden harcın yatırıldığı ve yargılamanın da bu miktar harç ile tamamlandığı görülmüştür. Diğer bir anlatımla, mahkemece, davacı tarafından 1.000,00 TL tutar üzerinden yatırılan harç dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı ve eksik harç ile hüküm tesis edildiği belirlenmiştir. Bilindiği üzere, davanın açılması nedeniyle alınacak yargı harçlarının türü, ödeme yeri, zamanı ve usulü 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27 ve devamı maddeleri ile bağlı tarifede gösterilmiştir. Öte yandan, harcın eksik yatırılması halinde yapılacak işlemler ve izlenecek yol ile harcın yatırılmaması ve yaptırımı aynı Kanun'un 27. ve 32. maddelerinde belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27. maddesinin son fıkrası hükmüne göre harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise müteakip işlemlere ancak harç ödendikten sonra devam olunacağı vurgulanmış ve 30. maddede de yargılama sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o oturum için yargılamaya devam olunacağı, takip eden oturum gününe kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı, HUMK'nun 409. maddesinde (6100 sayılı HMK'nın md. 150) gösterilen süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının eksik harcın ödenmesine bağlı olduğu açıklanmıştır. Bu hükümlerle eksik harcın tamamlatılmasına ilişkin özel bir düzenleme getirilmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece, anılan yasal düzenlemeler gözetilerek, davacı yanca ödeme emrinde yer alan tutar üzerinden eksik harcın tamamlatılmaması halinde, HMK'nın 150. maddesi hükmü uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılması, bu maddede öngörülen süre içerisinde harcı yatırılmak suretiyle dava dosyasının yenilenmesi halinde davaya kaldığı yerden devam edilmesi, üç aylık süre içerisinde harç yatırılmak suretiyle dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ilk derece mahkemesi tarafından yargı harçları ikmal edilmeden hüküm kurulması hali, HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle resen incelenerek Aynı Kanunun 353/1. fıkra (a-4) maddesinde yer alan "diğer dava şartlarına aykırılık bulunması" şeklindeki düzenleme gereğince, yargı harçlarının ikmali için ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının AYRI AYRI KABULÜ ile; Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/752 Esas 2023/819 Karar sayılı 18/07/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA 2-HMK'nın 353/1-a-4. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 11/02/2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."