11. Hukuk Dairesi 2023/5904 E. , 2024/4211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/238 Esas, 2023/193Karar HÜKÜM : Asıl Davanın kısmen kabulüne-birleşen davanın reddine BİRLEŞEN DAVA : Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin engellenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili- birleşen maddi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın
**11. Hukuk Dairesi 2023/5904 E. , 2024/4211 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/238 Esas, 2023/193Karar HÜKÜM : Asıl Davanın kısmen kabulüne-birleşen davanın reddine BİRLEŞEN DAVA : Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin engellenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili- birleşen maddi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili adına başta 8 ve 21. sınıf züccaciye ürünlerinde tescilli "TAÇ" esas unsurlu markaların bulunduğunu, davalının www.tac.com.tr alan adını müvekkili markaları ile iltibas oluşturacak şekilde kullandığını, arama motorlarına taç çatal, taç tencere gibi kelimeler yazıldığında ilk sıralarda davalının kullanımındaki www.tac.com.tr internet sitesinin çıktığını, bu halde "TAÇ" markasının davalıya ait sanıldığını, davalının, müvekkiline ait markayı internet ortamında ticari etki oluşturacak şekilde kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz fiilini işlediğini, davalının tencere emtiasında "TAÇ" kelimesiyle aynı anlama gelen "CROWN" ibaresini kullandığını, davalının bu eylemleri ile müvekkilinin ticari itibarını zedeleyip markasına büyük zarar verdiğini, eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının, müvekkiline ait "TAÇ" unsurlu markalarına tecavüz ettiğinin, haksız rekabetinin tespitini, bu tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesini, "CROWN" ibaresini davalının mal ve hizmetleri ve tanıtım vasıtaları üzerinde markasal kullanmasının yasaklanmasını, engellenmesini, davalıya ait www.tac.com.tr web sayfasına erişimin engellenmesini, şimdilik 10.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini, kararın ilanını talep etmiş, 23.10.2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 28.079,14 TL olarak ıslah etmiş, 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dosyadaki aynı dönem ve aynı olaya ilişkin olarak saklı tuttukları fazlaya dair maddi tazminat yönünden ek dava açtıklarını, 20.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından, tac.com.tr internet sitesi üzerinden 01.12.2013-02.06.2015 tarihleri arasında, mutfak ürünleri satışından, toplam 58.708,03 TL muhtemel faaliyet kârı elde ettiği hesap edildiğinin belirtildiğini, asıl dosyada daha önce ıslah hakları kullanılmış olması ve gerek dava dilekçelerinde gerekse ıslah dilekçelerinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutulması nedeni ile 58.708,03 TL’den, bakiye kalan 30.628,89 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin tescilli ve tanınmış "TAÇ" unsurlu markalarının bulunduğunu, tescilli markanın kullanılmasının engellenemeyeceğini, müvekkilinin bu markayı alan adı, anahtar sözcük ve yönlendirici kod olarak kullanabileceğini, müvekkilinin anahtar sözcük olarak "taç çatal, taç tabak, taç tencere" gibi bir kullanımının bulunmadığını, kullandığı anahtar kelimelerin tescil kapsamındaki ürünlere ilişkin olduğunu, arama motorlarına tırnak içinde "taç çatal", "taç tencere" gibi kelimeler yazıldığında ilk sıralarda müvekkilinin ürünlerinin çıkmadığını, 35. sınıftaki mağazacılık hizmetleri tesciline bağlı olarak www.tac.com.tr web sitesinde farklı markalara ait tabak, çanak, tencere gibi bir çok ürünün satışının gerçekleştirildiğini, CROWN ibaresinin esas marka olarak değil bir ürün gamını tanımlamak için kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, anılan işaretlerin internet ortamında yönlendirici kod olarak kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, maddi tazminat yönünden davacı yanın 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında talepte bulunduğu, davalının doğrudan davacı markasını taşıyan herhangi bir ürün satışının olmadığı, davalının dava tarihi olan 02.06.2015 tarihinden geriye doğru üç yıllık dönemde 2012, 2013 ve 2014 yıllarında tac.com.tr üzerinden kendi markaları olan "...", "..." ve "..." markalarıyla mutfak ürünleri satışından elde ettiği brüt kazancının 28.079,34 TL olduğu, ancak davalı markalarının da tanınmış marka olduğu, bozma ilamında belirtildiği şekilde "tencere setleri", "çatal bıçak seti", "yemek takımı", "tencere grubu" gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanılması olgusunun bu satışlara ve kazanca etkisinin tam olarak tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davalının www.tac.com.tr web sitesinde davacı şirketin "TAÇ" ibareli marka tescilleri kapsamında yer alan "tencere setleri" , "çatal, bıçak seti", "yemek takımı", " tencere grubu " gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte ancak değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu şekildeki kullanımın durdurulmasına, önlenmesine ve tecavüzün bu şekilde giderilmesine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan karşılanarak hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan trajı en yüksek üç gazetenin birinde ilanına, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50-51 maddeleri gereği ihlalin niteliği, süresi, markaların kazanca etkisi gözetilerek davacı yararına 15.000,00 TL maddi tazminat, davalının yukarıda değinilen eylemi, aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumları ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 5.000,00 TL manevi tazminata, davacının fazlaya dair taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 06.04.2022 tarih, 2021/1023 E., 2022/2852 K. sayılı kararıyla; "1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin 3 numaralı bent, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin engellenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamına müteakip, maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi amacıyla 05.09.2020 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve davalının 2012, 2013 ve 2014 tarihi itibariyle tespit olunan tecavüz eylemi nedeniyle elde ettiği kazanç hesaplaması yapılmış, her ne kadar bilirkişi tarafından tecavüz olgusunun bu satışlara ve kazanca etkisinin tam olarak tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiş ise de mahkemece takdiren tazminat miktarı belirlenerek hüküm kurulmuştur. Ancak, anılan raporda, dava tarihinden itibaren geriye doğru üç yıl için hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de 2014 yılı sonundan dava tarihine karar olan sürece ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı gibi bu dönemde satış yapılıp yapılmadığına ilişkin bir belirleme de hüküm içerisinde yer almamıştır. Bu durumda, davalının 2015 yılı kayıtları üzerinde de anılan inceleme yapılarak dava tarihine kadarki ihlal eylemleri neticesinde elde ettiği kazancın belirlenmesi ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm verilmesi doğru olmamıştır. 3- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile asıl dosya yönünden yapılan değerlendirmede; bilirkişi raporu ile davalıya ait web sitesinde, davacı şirketin "TAÇ" ibareli marka tescilleri kapsamında yer alan "tencere setleri", "çatal bıçak seti", "yemek takımı", "tencere grubu" gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresiyle birlikte ancak değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanıldığının belirlendiği, dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan işaretlerin internet ortamında yönlendirici kod olarak kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın bu yönden kısmen kabulüne, dava konusu edilen CROWN ibaresinin davacı taraf adına tescilli marka olmadığı, davalı tarafın ürün markası olarak mutfak eşyalarında ""...", "..." ve "..." ibaresinin kullanıldığı, "CROWN" ibaresinin markasal ve haksız rekabet anlamında bir kullanım olmadığı, bu kısma ilişkin verilen ilk kararın Yargıtay tarafından bozma sebebi yapılmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddine, maddi tazminat yönünden dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında talepte bulunduğu, davalının doğrudan davacı markasını taşıyan herhangi bir ürün satışının olmadığı, davalının dava tarihi olan 02.06.2015 tarihinden geriye doğru üç yıllık dönemde tac.com.tr üzerinden kendi markaları olan "...", "..." ve "..." markalarıyla mutfak ürünleri satışından elde ettiği kazancının 58.708,03 TL olduğu, ancak davalı markalarının da tanınmış marka olduğu, Yargıtay ilamında belirtildiği şekilde "tencere setleri", "çatal bıçak seti", "yemek takımı", "tencere grubu" gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanılması olgusunun bu satışlara ve kazanca etkisinin tam olarak tespitinin mümkün olmadığının anlaşıldığı, davacının yoksun kalınan kazancının hesaplanmasında 556 sayılı KHK'ya göre değerlendirme yapılması gerektiği, bu kapsamda tecavüz edenin elde ettiği kazanç hesaplanırken, ürünün satışa etki eden tüm faktörlerinin müşterinin bu ürünü tercihindeki oranı ile salt markanın müşteri üzerindeki etki oranının tespiti önem taşıdığı, talep edilecek olan maddi tazminatın, tecavüz eyleminin gerçekleştiği dönem ile sınırlı olarak davalının yalnızca tecavüz nedeniyle oluşan ve oluşacak kârı olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta bilirkişi raporu ve bozmadan sonra alınan ek raporlarda da işaret edildiği üzere davalının dava tarihi olan 02.06.2015 tarihinden geriye doğru üç yıllık dönemde tac.com.tr internet sitesi üzerinden kendi markaları olan "...", "..." ve "..." markalarıyla mutfak ürünleri satışından elde ettiği kazancının 58.708,03 TL olduğu, ancak davalı markalarının da tanınmış marka olduğu, Yargıtay ilamında belirtildiği şekilde "tencere setleri", "çatal bıçak seti", "yemek takımı", "tencere grubu" gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanılması olgusunun bu satışlara ve kazanca etkisinin tam olarak ve yüzde/oransal olarak tespiti mümkün olmadığından zorunlu olarak 6098 sayılı Kanun'un 50-51. maddeleri gereği ihlalin niteliği, süresi, markaların kazanca etkisi gözetilerek davacı yararına 15.000,00 TL maddi tazminat taktir edildiği, davalının eyleminin aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumları ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 5.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; asıl dosyaya yönelik yapılan değerlendirmede belirtildiği üzere, davalının tecavüz teşkil eden eyleminin elde ettiği kazanca etkisinin tam ve oransal olarak tespiti mümkün olmayıp, mahkemece takdir edilen tazminat tutarı davacının esas dosyada arttırdığı maddi tazminat tutarından az olup, fazlaya dair talep edilebilecek bir tazminat tutarı kalmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat taleplerinin kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda TAÇ ibaresinin kullanılmasının ürün satışlarına ne kadar katkısı olduğunun tartışmasız olduğunu, diğer taraftan taç tencere, taç bıçak, taç çatal gibi bir ibare ile arama yapıldığında ve davalı sitesine tüketici yönlendirildiğinde davacının müşteri kaybı yaşayacağının da tartışmasız olduğunu, davalının 08 ve 21. sınıflara özgülenmiş emtialarda TAÇ ibaresini kullanamayacağının Mahkeme kararı ile belirlendiğini, davalının bu ibareyi züccaciye ürünleri ile kullanmamasının gerektiğini, ancak mevcut davalara rağmen davalı kullanımının devam ettiğini bu nedenle züccaciye ürününden elde ettiği gelirin tümünün haksız olduğunu, davalı kullanımlarının TAÇ markalı ürünler olduğu imajı yaratılmaya çalışıldığını, davalının maruf hale gelen davacı markasını kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, bu nedenle Mahkemece takdiri indirim uygulanarak maddi tazminat taleplerinin kısmen reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, takdir hakkı kullanılarak verilen tazminat kararlarında reddedilen tutar açısından davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek öncelikle asıl ve birleşen dava yönünden kararın bozulmasına, aksi kabul edilecek olsa dahi vekâlet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ileri sürülen beyanları tekrar etmiş, müvekkilinin sanal mağazasında ...,... markaları sattığını ve bu durumun tüketici tarafından bilindiğini, tüketicinin bu markalı ürünleri almak için sanal mağazaya geldiğini, yönlendirme söz konusu olmadığını, TAÇ ibaresinin ve www.tac.com.tr. alan adının hukuka uygun şekilde kullanıldığını, somut olayda tazminata hükmedilemeyeceğini, davalı şirketin davaya konu kullanımının bilirkişilerce tespit edilen satışlara bir etkisinin olmadığı gibi aralarında herhangi bir bağlantı da bulunmadığından davacının tazminat taleplerinin mesnetsiz olduğunu, maddi tazminat tutarının elde edilen karın %5'ini geçmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin engellenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.