6. Ceza Dairesi 2023/19695 E. , 2024/10569 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/146 E., 2023/21 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma I.Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sa…
**6. Ceza Dairesi 2023/19695 E. , 2024/10569 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/146 E., 2023/21 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma I.Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanık hakkında kurulan hükümde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2023 tarihli, 2021/146 Esas ve 2023/21 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, II.Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya içeriğine göre; olay günü sanıkların hırsızlık amacıyla katılan ...'un ikametinin giriş kapısının kilidini kırarak ikametine girdikleri ve ziynet eşyalarını aldıkları, olay tarihinde apartman görevlisi olan katılan ...'ın ekmek dağıtımı sırasında kapının kilidinin kırık ve kapının açık olduğunu fark etmesi üzerine zile bastığı, sanıkların panikleyerek hızlıca ikameti terk ettikleri sırada sanık ...'ın katılan ...'ın iteklediği, katılan ...'ın sanıkların peşinden giderek onları yakalamaya çalıştığı, diğer sanıkların kaçtıkları ancak sanık ...'ın kaçamadığı, kaçamayacağını anlayan sanık ...'ın üzerindeki bıçağı çekerek katılan ...'a "Peşimi bırak yoksa seni vururum" diyerek tehdit ettiği olayda, katılan ...'ın beyanında sanık ...'ın kendisine bıçak çektiğinde diğer sanıkların olay yerinde olmadığını, kaçtıklarını beyan ettiği, bu durumda silah nitelikli halinin diğer sanık ... hakkında uygulanması imkanının bulunmadığı, zira sanık ...'in silahla yağma suçuna iştirakini gösterir her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin bir delilin bulunmadığı anlaşılmış ise de, sanıkların katılanın ikametinden çıktıkları sırada sanık ...'ın katılan ...'ı iteklemesi suretiyle hırsızlık suçunun yağma suçuna dönüştüğü, bu nedenle sanık ...'in yalnızca 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2023 tarihli, 2021/146 Esas ve 2023/21 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, III. Sanıklar Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Sanıkların hırsızlık amacıyla katılanın ikametinin kapısına zarar vererek ikametine girerek ziynet eşyasını almak suretiyle sanıklar ... ve ...'un mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda; Sanıklar hakkında katılana yönelik konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 151 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 15.09.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz istekleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar ... ve ... hakkında katılana yönelik konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.