16. Ceza Dairesi 2017/1046 E. , 2017/4805 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2017 tarih 2017/12004 sayılı talep yazısıyla; Dosya kapsamına göre, katılan müdafiinin 03.08.2016 havale tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesine istinaden sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK’nın 299. maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturduğu, bu suçun k…
**16. Ceza Dairesi 2017/1046 E. , 2017/4805 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2017 tarih 2017/12004 sayılı talep yazısıyla; Dosya kapsamına göre, katılan müdafiinin 03.08.2016 havale tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesine istinaden sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK’nın 299. maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturduğu, bu suçun kovuşturulmasının ise maddenin 3. fıkrası gereğince Adalet Bakanının iznine tabi olduğu, bahse konu suçla ilgili olarak şikayet veya başkaca bir soruşturma veya kovuşturma şartının aranmadığı, Adalet Bakanlığının 07.03.2016 tarihli “Olur”u ile de sanığın twitter isimli sosyal paylaşım sitesinde 14.10.2015 tarihinde paylaştığı karikatüre ilişkin eylemi Cumhurbaşkanına hakaret eylemi olarak değerlendirilerek TCK’nın 299/3. maddesi uyarınca kovuşturma izni verildiği anlaşılmakla, takibi şikayete bağlı olmayan suç bakımından yazılı gerekçeyle davanın düşürülmesine karar verilmesinde bir isabet görülmediğinden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.02.2017 gün ve 94660652-105-06-14825-2016-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunmuştur. I-OLAY: Sanık ...’in Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2016 tarihli ve 2016/276 esas, 2016/726 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanunun 299/1, 53/1 maddeleri kapsamındaki Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılanmakta iken Cumhurbaşkanı vekilinin şikayetten vazgeçmeye dair 03.08.2016 tarihli dilekçesine istinaden davanın düşürülmesine karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, temyiz edilmeksizin kesinleşen bu karara karşı CMK 309. maddesi uyarınca Kanun Yararına Bozma yoluna başvurulmuştur. II-KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNE İLİŞKİN UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI: 5237 sayılı Kanunun 299/1 maddesi kapsamındaki Cumhurbaşkanına hakaret suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilemeyeceğine dairdir. III-HUKUKSAL DEĞERLENDİRME: T.C. Anayasasının 104/1 maddesine göre, Cumhurbaşkanı devletin başıdır ve bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder. Bu nedenledir ki Cumhurbaşkanına hakaret suçu, kişilere ve şerefe karşı suçlar içerisinde değil Devlete karşı işlenmiş suçlar bölümünde düzenlenerek Devleti temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığının korunması amaçlanmıştır. Devlete karşı işlenen suçlardan bir kısmının gerçek mağdurunun makamı temsil eden gerçek kişi olmakla birlikte, devlete ilişkin hukuki yararın korunması, kişiye nazaran daha üstün tutulmuştur. Suç doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı olan kişiye karşı işlenmekte ise de, suçla korunan ve bu nedenle ihlal edilen hukuki değer devletin siyasal iktidar yapısıdır (Özek, Siyasi İktidar Düzeni ve Fonksiyonları Aleyhine Cürümler, İst. 1967 s. 10).