T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1160 KARAR NO : 2025/1650 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/04/2025 NUMARASI : 2025/86 Esas - 2025/303 Karar DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1160 KARAR NO : 2025/1650 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/04/2025 NUMARASI : 2025/86 Esas - 2025/303 Karar DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... Makine San. Tic. ve Ltd. Şti. arasında satış sözleşmesinde, satıcının teslim ettiği ayıplı malların değiştirilmesi için düzenlenen protokole uyulmadığını, alacağın tahsili amacıyla İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın iptali için Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, yargılama sırasında ... Makine San. Tic ve Ltd Şti'nin 24.12.2021 tarihinde tasfiye edilerek kaydının silindiğinin öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicilinde kayıtlı ... Makine San. Tic ve Ltd Şti'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin, TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddebine göre işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurlarının eksik tasfiye yapması halinde memurların sorumlu olacağını, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ayrılması gerektiğini, müvekkilince tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapıldığını, yasal hasım olan müvekkilinin giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..., savunmasında özetle; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımından sonra açıldığını, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak yapıldığını, alacaklılara çağrı ilanlarının yapılmasına rağmen davacının başvuru yapmadığını, ihyası istenen şirketin davacı şirkete muaccel bir borcu bulunmadığını, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, üzerinden zaman geçtikten sonra ihya davası açan davacının kötü niyetli olduğunu, ihya kararı verilecekse derdest dosya ile sınırlı olacak şekilde verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/187 Esas sayılı dava dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin menfi tespit istemine ilişkin olduğu, davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davanın derdest olduğu, bu haliyle derdest davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.Her ne kadar davalı tasfiye memuru tarafından söz konusu davanın hak düşürücü sürede açılmadığı ve zamanaşımına uğradığı iddia edilmiş ise de; 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesi kapsamında açılacak olan davalara ilişkin olarak zamanaşımı veya hak düşürücü süre düzenlenmediğinden, davalının bu yöndeki itiraz sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.11.2024 Tarih ve 2024/5954 E. - 2024/8250 K. sayılı ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi' nin 13.02.2025 Tarih ve 2025/35 E. - 2025/220 K. sayılı ilamı. )6102 sayılı TTK. 547/2 maddesinde; 'Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin yetkilisi ... (TCKN: ...)'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı)6100 sayılı HMK.' nın 326/1. maddesi; 'Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.' şeklindedir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmiş ise de, terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış dava bulunduğu, davanın tasfiye memuru ...'ın bilgisinde bulunduğu, dava sona ermedikçe tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı, hatta tasfiye kararının davadan evvel alınmasının dahi sonuca etkisi bulunmadığı; bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memuru ...'dan tahsiline..." gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı tasfiye halinde ... Makine Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 Esas sayılı dava dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, önceki tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İhya şartlarının gerçekleşmediğini, davacı şirketin kendi kusur ile alacağını bildirmemesi nedeniyle ek tasfiye zorunluluğunun doğmadığını, ihya kararının hukuka aykırı olduğunu, TTK 547. maddesinin öngördüğü ihya kararlarının istisnai olduğunu, gerçek bir tasfiye eksikliği olmadıkça uygulanamayacağını, sadece bir davanın görülmesi amacıyla şirketin ihyasına karar verilemeyeceğini, şirketin sicil kaydının 2021'de silindiğini, menfi tespit davasının yıllar önce açılmasına karşın ihyanın 2025 yılında istenmesinin hukuki güvenlik ilkesini zedelediğini, hukuki menfaatin zamanında korunmadığını, tüm tasfiye işlemlerinin usule uygun olduğunu, müvekkilinin dava açılmasına neden olacak bir eylemi olmadığını, mahkemece yapılmış kusur tespiti bulunmamasına rağmen müvekkiline harç, gider ve vekalet ücreti yüklenmesinin adil ve hukuki olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547.maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirketin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhyası istenen ... Makine San. Tic. ve Ltd. Şti'nin tasfiyesinin sona erip 24.12.2021 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.İhyası istenen ... Makine San. Tic. ve Ltd. Şti. aleyhine davacı tarafça Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/187 Esas dosyası ile menfi tespit davası açıldığı, dava derdestken ihyası istenen şirketin tasfiye ile sicilden terkin edilmesi sebebiyle şirket hakkında yargılamaya devam edilemediği, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki ihya davasının açıldığı görülmektedir. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesi getirilmiş olup bu düzenleme ile ticaret sicilinden tasfiye sürecine girerek tasfiye sonunda sicilden terkin edilen şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Ancak dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinde; davacı şirket ile ihyası istenen şirket arasında görülen menfi tespit davası derdest olmasına rağmen şirketin tasfiye edilmiş olması eksik bir tasfiye niteliğindedir. Tasfiyeyi yürüten memurun, şirket leh ve aleyhine açılan davalardan haberdar olmasına rağmen, tasfiyenin sonuçlandırılması karşısında, ilan üzerine tasfiye memuruna başvurulmamış olmasının ihya davasına bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı tasfiye memuru vekilinin, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılmış olduğu, ihya için gerekli koşulların bulunmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde değildir.Ticaret sicili müdürlükleri ihya davalarında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. sayılı emsal nitelikli kararında da Ticaret Sicili Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar ve 04.04.2016 tarihli kararı da bu doğrultudadır. Davalı ... Sicil Memurluğu bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Ancak davalı tasfiye memuru yargılama giderlerinden sorumludur. Bu nedenle davalı tasfiye memuru vekilinin, müvekkilinin tasfiye işlemlerinde kusurlu bulunmaması nedeniyle verilen ihya kararı kapsamında yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu görülemeyeceği yönündeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan inceleme ve verilen hüküm yerinde olup, şirketin sicil kaydının Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/187 Esas sayılı dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olarak ihya edilmesi yerinde olduğundan, davalı tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tasfiye memurunca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, karar kesinleştiğinde, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair,HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.